4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/9614 E. , 2010/5452 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz ve Yay. AŞ ve diğerleri aleyhine 23/06/2008 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... Gaz ve Yay. AŞ ile ... vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ..., ... ile ... haklarındaki istem husumet nedeniyle reddedilmiş; diğer davalılar ... Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ ile ... haklarındaki istemin ise bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan ... Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ ile ... tarafından temyiz olunmuştur.
Eski Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olan davacı, Bugün gazetesinin 24.06.2008 günlü sayısında “...'den savcıya rüşvet telefonda” başlığı altında; ...'in avukatı ile rüşvet pazarlığının telefona takıldığı biçimindeki gerçek dışı haber yayımlandığını, hakkında açılan davada verilen beraet kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleştiğini belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, emniyet ve adli birimlerden alınan bilgilere göre yaşanan olayların yayımlandığını, bir cumhuriyet savcısı hakkında iddianame düzenlenmesinin haber değeri taşıdığını, haber hukuka uygun olduğundan istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, haberin güncelliğini kaybettiği, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmadığı, davacının ...'den rüşvet almakla suçlanmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu edilen “...'den savcıya rüşvet telefonda” başlığı altında yayımlanan haberde; eski Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olan davacının, ...'in avukatı ile yaptığı rüşvet pazarlığının telefon kayıtları ile belirlenmesi üzerine davacı hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “rüşvet almak” suçundan kamu davası açıldığı, Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından yapılan yargılamada, davacının yaptığı göreve yakışmayacak biçimde davrandığının vurgulandığı ve "Saklanmaya çalışılan menfaatlerden dolayı disiplin suçu ile değerlendirilmesi için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun takdirine sunulması…" karar verildiği ve kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda görüşüleceği belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, eski Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olan davacının cep telefonunun, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçunun sanığı ...'in avukatı Çağatay Özdemir hakkında yürütülen soruşturma sırasında dinlemeye takıldığı, haraç vermediği için dövülen işadamı Yusuf Altay'ın üzerinde baskı kurulabilmesi amacıyla adı geçen avukatın davacı ile bağlantı kurduğu, bazı çıkarlar karşılığı örgütle birlikte hareket ettiği iddiası ile rüşvet almak suçundan Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı tarafından hakkında kamu davası açılan davacının Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nde yargılandığı, yargılama sonunda yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği; ancak, "…bir yargı mensubuna yakışmayacak şekilde bir suç örgütü liderinin avukatı ile telefonda sırf hemşehrim diyerek görevinin gereklerine uygun olarak yaptığı soruşturma sonucunda açacağı dava ile ilgili görüşmesi şüpheye mucip saklanmaya çalışılan menfaatlerden dolayı 2802 sayılı Kanunun 87.maddesi gereğince disiplin suçu yönü ile değerlendirilmesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun takdirlerine sunulması"nın gerekli görüldüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin beraat kararı 14.04.2006 günü verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyizi üzerine karar, temyiz incelemesinin yapıldığı Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 03.07.2007 gününde onanmış olup ceza dosyanın geçirdiği aşamaya göre 24.06.2007 gününde yayımlanan haberin güncel olmadığından söz edilemez.
Yerel mahkemece; kendi kusurlu eylemleri ile hakkında soruşturma açılmasına yol açan davacı hakkındaki haberin görünür gerçekliğe uygun bulunduğu gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.