10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/10035 E. , 2024/1073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tavzih talebi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın tavzih talebinde bulunan davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tavzih talebinde bulunan davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Tavzih talebinde bulunan Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2019 tarihinde davacının davasının kabulü ile davacıya 14.07.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.2017 tarihinden itibaren eşi .....'tan dolayı 5510 sayılı kanunun 32 nci maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına karar verildiğini, hüküm kısmından önce delillerin değerlendirilme ve gerekçe kısmının son paragrafında mahkemece ''her ne kadar davalı Kurum, davacının başvurusunu kısmi aylığın bağlandığı tarihte geçerli koşulların sağlanmamış olduğundan bahisle kabul etmemiş ise de, bu hususu düzenleyen bir yasa hükmü bulunmadığından, kısmi sözleşme aylığının tam aylığa yükseltilmesi talebinin işbu talepte bulunma tarihinde geçerli olan koşullara göre belirlenmesi gerekmektedir...'' şeklinde ifade edildiğini, gerekçe kısmında kısmi sözleşme aylığının tam aylığa yükseltilmesi talebinin işbu talepte bulunma tarihinde geçerli olan koşullara göre belirlenmesi gerektiği belirtildikten sonra hüküm kısmında aylığın tam mı veya kısmi olarak mı bağlanması gerektiği belirtilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin kurumlarınca davacı sigortalı hakkında işlem yapılması için hükmün icrasında tereddüt yarattığını belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı HMK'nın 305/1. maddesi düzenlemesine göre "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." 305/2 maddesinde ise " Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesine yer verilmiş olup, davacının talebi ile ilgili yeterince açık şekilde hüküm kurulduğu, hükmün icrasında tereddüt olmadığı, hükmün birbirine aykırı fıkralar içermediği gerekçesiyle davalı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tavzih talebinde bulunan Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tavzih talebinde bulunan Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31.03.2023 tarihli tavzih dilekçesinin yerel mahkemece reddine karar verildiğini, yerel mahkemece Kanun usule yargıtay içtihatlarına aykırı olarak karar verildiğini, verilen kararın hatalı bulduklarını, ...'a dul aylığının bağlandığını, ...'un 24.11.2017 tarihinde kurumlarına verdiği dilekçe ile 1800 prim borçlanma yaptığını, (borçlanma tutarı 14.07.2017 tarihinde ödendiğini, aylığının tam aylık bağlanabilmesi için 5000 günün gerektiğini 2092 gün ek yurt dışı borçlanması yapılması halinde kısmi aylığının tam aylığa dönüşeceğinin bildirildiğini, ... tarafından Devrek 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/39 Esas sayı ile açılan dava sonucunda Yerel Mahkemece 19.09.2019 tarihinde davacının davasının kabulü ile davacıya 14.07.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.2017 tarihinden itibaren eşi...' tan dolayı 5510 sayılı Kanunun 32 nci maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarih,2022/6419 E. ve 2022/12012 sayılı kararı ile onandığını, yerel mahkemece davacının talebi ile ilgili yeterince açık şekilde hüküm kurulduğunu, hükmün icrasında tereddüt olmadığı, hükmün birbirine aykırı fıkralar içermediği gerekçeleriyle dilekçelerimizin reddine karar verildiğini, Tavzih dilekçelerinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılmasını talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç 6100 sayılı HMK'nın 305/1 inci maddesi düzenlemesine göre "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." 305/2 maddesinde ise " Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesi mevcut olduğu, Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih kararı verilebilir. Asıl hükmü değiştirerek, hüküm sonucunu bertaraf edecek tavzih kararı verilemeyeceği, İlk derece mahkemesi gerekçesinde de 5510 sayılı yasının 32 inci maddesi kapsamında 01.08.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verildiği bu hususun kararda açıklandığı davacı yan talebinin tahsis talep tarihi itibariyle davacının müteveffa eşi...'un toplam 2098 iş günü SGK kayıtlarında sabit olduğundan, bu tarih itibariyle aylığının bağlanmasına ilişkin olduğu ve böylelikle ilk derece mahkemesince açık bir şekilde kararda bu hususun belirtildiği anlaşılmakla tavzih talebinin yerinde olmadığı ve ilk derece mahkemesince tavzih talebinin reddi kararının yerinde olduğu, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Tavzih talebinde bulunan davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 31.03.2023 tarihli tavzih dilekçesinin yerel mahkemece reddine karar verildiğini, yerel mahkemece yasaya usule yargıtay içtihatlarına aykırı olarak karar verildiğini, verilen kararın hatalı bulduklarını, ...'a dul aylığının bağlandığını, ...'un 24.11.2017 tarihinde kurumlarına verdiği dilekçe ile 1800 prim borçlanma yaptığını, (borçlanma tutarı 14.07.2017 tarihinde ödendiğini, aylığının tam aylık bağlanabilmesi için 5000 günün gerektiğini 2092 gün ek yurt dışı borçlanması yapılması halinde kısmi aylığının tam aylığa dönüşeceğinin bildirildiğini, ... tarafından Devrek 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/39 Esas sayı ile açılan dava sonucunda Yerel Mahkemece 19.09.2019 tarihinde davacının davasının kabulü ile davacıya 14.07.2017 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.2017 tarihinden itibaren eşi...' tan dolayı 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarih,2022/6419 E. ve 2022/12012 sayılı kararı ile onandığını, yerel mahkemece davacının talebi ile ilgili yeterince açık şekilde hüküm kurulduğunu, hükmün icrasında tereddüt olmadığı, hükmün birbirine aykırı fıkralar içermediği gerekçeleriyle dilekçelerimizin reddine karar verildiğini, Tavzih dilekçelerinin reddine dair verilen ara kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tavzih talebi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 305 madde hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tavzih talebinde bulunan Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.