16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... ESAS - ... KARAR SAYILI DOSYASI
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
E. Sayılı dosyası ile ...
... Bankası A.Ş. .../... şubesine ait ... seri no'lu 25.000,00-TL'lik 30/11/2019 keşide tarihli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı yan takibe dayalı olarak ... ATM'nin 2019/... D.iş - 2019/... karar sayılı ihtiyati haciz kararı ile hacze geldiğini ve dosya borcu 34.750,00-TL bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, ayrıca 1.997,00-TL fazla ödeme yapıldığını ve iadesinin alındığını, takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını cebri icra baskısı altında haciz mahallinde bulunan dava dışı ...'nın müvekkili namına ödeme yaptığını belirterek davalıya ödenen 32.753,00-TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının istirdat davası açabilmesi için borcu kendisi tarafından ödenmesinin gerektiğini, davacı 3. kişinin yaptığı ödemeyi sanki kendisi yapmış gibi istirdat davasına konu etmesi usulen ve hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosyada davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine, ... İcra Müdürlüğü'nden 2020/... E. sayılı dosya kapsamında ... ... Bankası A.Ş. .../... şubesine ait ... seri no'lu 25.000,00TL'lık 30.01.2020 keşide tarihli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, Ardından davalı- alacaklı tarafından takibe dayalı olarak ..12. Asliye Ticaret Mah. 2020/... D.İş Esaslı - 2020/... sayılı ihtiyati haciz kararı ile hacze gelinmiş ve üçüncü kişilerce haciz mahallinde müvekkil namına icra dosya miktarı olan 36.750,00.TL bedel ödenmek zorunda bırakıldığını, müvekkil şirket haczin yapıldığı adreste şube olarak faaliyette bulunan iş yerini ticari faaliyet çerçevesinde ve sektöriyel iktisadi darboğaz nedeniyle kapattığını, müvekkilin şubeyi kapatmasından sonra aynı adreste ticari faaliyete başlayan müvekkil şirketin yetkilisinin kardeşi olan ...'nın işletmesine haciz işlemi uygulandığını, yapılan işlem kanuna aykırı olduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin kardeşi olan ve hacze gelindiği sırada orada bulunan ... haciz işleminin yapılacağı korkusuyla, olayın mahiyetini bilmeden müvekkil namına parayı ödemeyi kabul ettiğini, davalı- alacaklının ihtiyati hacze konu yaptığı çekin arkasına ilgili banka tarafından keşidecinin imzasının olmadığına dair şerh düşüldüğünü, takibe konu çek üzerindeki imza müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla İhtiyati haciz sonucunda davalıya haricen ödenen 36.750,00 TL'nin tahsiline, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, faiz, masraf ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İcra dosya borcu takip dışı ... tarafından haciz baskısı nedeniyle malların haczinin ve muhafazasının önlenmesi amacıyla kendi namına yatırıldığından ve kendi namına dosya borcunu ödemeyen davacının ödemediği bir paranın istirdatını talep etmesi İİK.md.72 gereğince mümkün olmadığını, davada aktif husumet yokluğu olduğunu beyanla davacının aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına ve dosyanın İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas dosyası ile arasında bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 21/09/2020 tarihli ilamı ile dosyanın mahkememizin dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
KALDIRMA: Mahkememizin 03/03/2021 Tarih ...Esas 2021/... Karar sayılı dosyası ile davada mahkememizin davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 23/09/2021 tarih 2021/.. Esas 2021/... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olup, Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas 2021/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; ''davacı adına ödemeyi dava dışı ... isimli kişinin yaptığı, davacının icra dosyasının tarafı olduğu ve takibe konu çeklerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin "dava dışı üçüncü şahıs tarafından ödenen dosya borcu nedeniyle takip borçlusu davacı tarafından istirdat davasının açılamayacağı" yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığı,
İİK 72.maddesi uyarınca davacının bu davayı açma hakkının bulunduğu, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek toplanacak delillerin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği'' şeklinde karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.01.2023 tarihli raporda özetle; Fatura Tarihi /No:14.06.2019 ... Faturayı Düzenleyen: ... Gıda İnş. Nak. İhr. İth. Ltd Şti , Fatura Bedeli: 27.140,00 TL , ... Gıda Ltd Şti ile davalı Faktoring şirketi ile 13.05.2019 tarihinde müşterinin alacaklarını peşinen ve toptan faktora devrine ilişkin hizmete yönelik sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında dava konusu çekin faktoring şirketine devredildiği görülmüştür. Dava dışı ... Ltd Şti’nin davacı adına düzenlemiş olduğu fatura şöyledir; Fatura Tarihi / No: 30.10.2019 ... Faturayı Düzenleyen: ... San. Tic. Ltd Şti, Fatura Bedeli: 25.960,00 TL , ... Ltd Şti ile davalı Faktoring şirketi ile 09.10.2019 tarihinde müşterinin alacaklarını peşinen ve toptan faktora devrine ilişkin hizmete yönelik sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında dava konusu çekin faktoring şirketine devredildiği görülmüştür. Dava konusu çeklere ilişkin Faktoring şirketi tarafından Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu düzenlendiği, söz konusu belgede tarih görülemediğinden çeklerin hangi tarihte faktöringe verildiği tespiti yapılamamıştır. Davacı şirket vekili, telefon ile aranarak ticari defterlerin incelenmesi gerektiği yönünde bilgilendirmeler yapılmış olmasına rağmen davacı yan tarafından bu zamana kadar ticari defterlerin hazır olduğu ile ilgili tarafımıza bilgi verilmediğinden davacı yana ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamamış ayrıca davacı şirkete de ulaşılamamıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Diğer yandan HMK. 219/1,2 maddesi gereği davacı taraf dava konusu olan defterlerin ilgili sayfalarının onaylı örneklerini dilekçe ile dava dosyasına sunması halinde incelemenin bu boyutta da yapılabileceği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. HMK’nun ilgili bölümü aşağıdadır. “HMK.219/1,2 Tarafların Ticari defterlerinin onaylı suretlerini sunabilmesi; “Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu, MADDE 219. (1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. (2) Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.)” Yukarıda zikrettiğimiz HMK 219/1,2. Maddesi gereğince davacı yanın sunabileceği defterlerin onaylı suretleri (Noter veya şirketin YMM, SMMM aslının aynıdır onayı) ve belgelerin aşağıda dökümü yapılmıştır. 1) 2019 -2020 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış sayfalarının onaylı fotokopileri, 2) Dava dışı ... ... Ltd Şti , ... Ltd Şti ile ilgili olan 2019-2020 yıllarına ait onaylı Cari Hesap dökümü ya da aşağıdaki faturalara ilişkin ve dava konusu çeklere ilişkin yevmiye kayıtları İlgili belgelerin dosyaya ibraz edilmesinden sonra Mali yönden incelemenin yapılabileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 01.07.2023 tarihli raporda özetle; Esas dava ve birleşen dava açısından dava konusu çeklerden; ... Bankası A.Ş. ... ... şubesine ait ... seri nolu 25.000,00 TL lık 30.11.2019 keşide tarihli çekin, 2019 yılı ticari defterleri ibraz edilemediğinden kayıtlarda olup olmadığının tespit edilemediği; Birleşen Dava’ya konu olan ... seri numaralı 25.000,00 TL lık 30/01/2020 keşide tarihli çekin 2020 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı;
Esas dava ve birleşen dava açısından faktöring şirketinin kredi kullandırdığı ... ... LTD ŞTİ ve ... LTD ŞTİ’nin davacı ... TEKSTİL LTD ŞTİ ‘nden taraflar arasındaki faktöring sözleşme tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, ... Gıda Ltd Şti ve ... Ltd Şti’nin davacı şirket adına düzenlemiş olduğu faturaların 2019 yılına ait olduğu, 2019 yılı ticari defterleri ibraz edilemediğinden inceleme yapılamadığı, Dava dışı şirketler tarafından davacı şirkete düzenlenen faturaların ait olduğu dönemlere ait davacı şirket BA formlarının incelenmesi ile, 2019 Haziran ve Ekim dönemi BA formlarında ... Gıda ve ... firmalarına ait bir fatura beyanı bulunmadığı; İncelenen 2020 yılı ticari defterlerinde gerek açılış fişinde (2019 devir) gerekse 2020 yılında ... Gıda Ltd Şti ve şirket ortağı ... ile ticari ilişkisine rastlanılmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememize açılan iş bu dava istirdat davasıdır.
Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalar yönünden söz konusu çeklerin rızası hilafına davacı elinden çıkıp çıkmadığı, yapılan ihtiyati haczin haksız olup olmadığı, bedel istirdadı gerekip gerekmediği konularında toplandığı görülmüştür. Delil listesinde bildirilen ve dosyaya etki edecek olan İcra dosyaları ile çek asılları ve imza örnekleri dosyaya celp edilmiştir
Çek keşidecisi olarak gözüken davacı şirketin defter ve belgeleri üzerinde dava dışı üçüncü kişi ile fatura ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti için davacı defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya el verişli ve denetime uygun olduğu görülmüşütür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava faktoring şirketi aleyhine açılmış olan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Bilindiği gibi faktoring şirketleri kredi kullandırdığı kambiyo evrakının alt ilişkisini bir başka anlatımla müşterisinin üçüncü kişiye düzenlediği faturayı çekle birlikte müşterisinden istemek zorundadır. Davalı faktoring şirketi müşterisi olan üçüncü kişiden çekle birlikte faturayı da dosyaya sunduğu görülmüş mahkeme faturanın davacı şirket defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi oluşturmuş ancak davacı dava konusu edilen faturanın düzenlendiği yıllara ilişkin defterleri ibrazdan kaçındığı görülmüştür. Diğer taraftan çekler üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi hususunda bilirkişi ara kararı kurulmasına rağmen davacı süresinde delil avansını yatırmamış böylelikle davasını ispat edemediği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Asıl dava yönünden
1.Davanın REDDİNE
2.Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3.427,60 -TL karar harcının peşin alınan 420,73-TL den düşümü ile kalan 6,87-TL bakiye ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davalı tarafından yapılan 1.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı Birleşen davası yönünden
1.Davanın REDDİNE
2.Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3.427,60-TL karar harcının peşin alınan 627,60-TL den düşümü ile kalan 200,00-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair ; davacı vekilin yüzüne karşı davalı vekilin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.17/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)