7. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile işveren müvekkil şirket arasında ilimizde bulunan ... Park Alışveriş Merkezinin yapımı sürecinde alışveriş merkezinde bulunan sinemaya ait elektromekanik tesisat ve mekanik tesisat imalat malzemelerinin temini, yerinde montajının yapılması ve devreye alma işlemlerinin yapılması amacıyla .... tarihli Taşeron Sözleşmesi düzenlendiğini, ... Park isimli alışveriş merkezinin iç kısmında yapılan çalışma esnasında sinema salonunun üst kısmının havalandırma bölümünde, taşeron davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... ... tarihinde yaklaşık 8 m. yüksekliğinde kurulan iskeleden düşüp yaralandığını, davalı şirket işçisi ... geçirdiği bu iş kazası sonucunda .... Yaşargil Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınmıştır. Bu olay nedeniyle sigortalı işçiye dava dışı SGK Başkanlığı tarafından ... TL tedavi gideri harcaması yapılmış ve ... TL PSD’Lİ gelir bağlanmıştır. Bu sürecin sonucunda ise ... tarihinde SGK Başkanlığı tarafından müvekkil şirkete ve davalı taşeron şirkete Diyarbakır 4. İş Mahkemesinde .... E. numaralı rücuen tazminat davası açıldığını, açılan davanın kabulüne karar verildiği, İşbu karara yönelik istinaf başvurusu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin .... tarih, ....
E. Ve....
K. Sayılı reddedilmiş akabinde yapılan temyiz başvurusu ise Yargıtay 10.
Hukuk Dairesinin ....Tarih, ... E. ve ....
K. Sayılı kararıyla reddedilmiş ve bahsi geçen dava böylece onanıp kesinleşmiştir.
Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin... E. ve .... K. sayılı kararı çerçevesinde davacı ve alacaklı SGK Başkanlığı tarafından müvekkil şirket aleyhine de başlatılan icra takibi sebebiyle müvekkil şirket tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .... E. sayılı icra dosyasına .... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödenmiştir. İcra dosyasına fazla ödenen ... TL'nin müvekkil şirkete iadesinden sonra ... TL'nin alacaklıya ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından, alacaklı SGK'ya ödenmek zorunda kalınan işbu meblağın davalıdan rücusu gerektiğini, müvekkili şirketin davalı taşeron şirket işçisinin uğradığı iş kazası sebebiyle SGK Başkanlığına ödemek zorunda kaldığı ... TL tazminatın ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava Konusu Olay İle Bire Bir Aynı Olması Sebebiyle Diyarbakır 5. İş Mahkemesi’nin ...
E. Sayılı Dosyasının Bekletici Mesele Yapılmasını, SGK Başkanlığı tarafından müvekkili şirket ve davacı şirkete rücuen tazminat davası açıldığını, açılan işbu dava sonucunda alınan bilirkişi raporunda %60 davacı şirket %40 müvekkili davalı şirket kusurlu bulunduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda müvekkili şirkete izafe edilecek kusur bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince; müvekkili şirket iskeleyi kurmadığını, müvekkilinin böyle bir sorumluluğu sözleşme gereği olmadığını, müvekkili şirketin işçileri ,davacı şirketin kurduğu iskele üzerinde çalışmaya başladığını, iş kazası geçiren işçi, iskele üzerinde çalışırken iskelenin hatalı ve özensiz kurulumundan dolayı düştüğünü, kendi ihmal ve kusuruyla da gerekli koruma ekipmanlarını kullanmadığından yaralandığını, dolayısıyla işçinin yaralanmasında davacı şirket sorumlu olduğunu, haksız, hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Eldeki dava, rücuen tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının Diyarbakır 4.İş Mahkemesinin ... Esas, .... Karar sayılı kararı kapsamında dava dışı SGK'ya Diyarbakır İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücu istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında .... tarihinde taşeron sözleşmesi imzalanılmış olduğu anlaşılmaktadır. İmza altına alınan Taşeron Sözleşmesinin 15. maddesinde; işin yapımı esnasında çıkabilecek her türlü kazadan ve zarardan, işyerinde meydana gelebilecek iş kazası vb. durumlardan doğabilecek her türlü tazminat ve masraflardan taşeron sıfatıyla davalı şirketin doğrudan sorumlu olacağı, bu sözleşmeye ek olarak taraflarca düzenlenen "İş Sağlığı ve Güvenliği Ek Protokolü"nün 1. maddesinde iş güvenliği ve ilgili mevzuata davalı şirketin uymakla yükümlü olduğu, bu mevzuata aykırılık sebebiyle oluşan iş kazası gibi her türlü durumdan ve bu sebeple oluşabilecek her türlü zarardan davalı şirketin doğrudan doğruya tek başına sorumlu olduğu, ilgili mevzuata aykırılık sebebiyle doğan her türlü cezai sorumluluğun, hukuki sorumluluğun ve tazminat sorumluluğun doğrudan doğruya davalı şirkete ait olduğu, meydana gelebilecek her türlü kaza ve tazminatlardan dolayı davalı şirketin kendi personeline, üçüncü şahıslara ve resmi dairelere karşı doğrudan doğruya sorumlu olduğu, bu nedenlerle davacı şirket aleyhine dava açıldığı veya resmi dairelerce müvekkil şirket aleyhine doğrudan tazminat veya sair isimler altında borç tahakkuk ettirildiği takdirde ve davacı şirketin maddi ve manevi tazminat ödemek zorunda kalması hallerinde bunu davalı şirketten isteyebileceği ve davalı şirkete karşı rücu hakkını kullanabileceği, sözleşme gereği taahhüt edilen işle ilgili olarak her türlü cezai, mali ve hukuki sorumluluğun müstakilen ve münhasıran sadece taşeron sıfatıyla davalı şirketin sorumluluğunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Bunun dışında bu Ek Protokolün 7. ve 17. maddelerinde de iş kazası sebebiyle doğabilecek her türlü sorumluluğun yine taşeron sıfatıyla doğrudan doğruya davalı şirkete ait olacağı hüküm altına alınmıştır. Asıl sözleşmeye ek olarak düzenlenen "SGK Ek Protokolü"nün 7. maddesinde de aynı yönde düzenlemelere yer verilmiş ve davacı şirketin iş kazası vb. haller sebebiyle ödemek zorunda kaldığı tazminatlar sebebiyle rücu hakkına sahip olduğu taraflarca kararlaştırılmıştır.
Diyarbakır 4. İş mahkemesinin .... E., .... k. Sayılı kararı ile dava dışı SGK Başkanlığı tarafından işbu dava davacı ve davalı şirkete karşı rücuen tazminat davası açılmış olduğu; açılan bu dava ile taşeron davalı şirketin işçisi olarak çalışan ... ... tarihinde yaklaşık 8 m. yüksekliğinde kurulan iskeleden düşmüş ve yaralanmasına bağlı olarak sigortalı işçiye dava dışı SGK Başkanlığı tarafından ... TL tedavi gideri harcaması yapılmış ve ... TL PSD’Lİ gelir bağlanmış olup bunun rücuen tazmini talep edilmiştir. Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin ... E. ve ... K. sayılı kararıyla açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara yönelik istinaf başvurusu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin .... tarih, ....
E. Ve ...K.
Sayılı reddedilmiş akabinde yapılan temyiz başvurusu ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin .. Tarih, .... E. ve ...
K. Sayılı kararıyla reddedilmiş ve bahsi geçen dava böylece onanıp kesinleşmiştir.
Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin .... E. ve .... K. sayılı kararı çerçevesinde davacı ve alacaklı SGK Başkanlığı tarafından davacı şirket aleyhine de başlatılan icra takibi sebebiyle davacı şirket tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .... E. sayılı icra dosyasına ... tarihinde .. TL, ... tarihinde .. TL ve .. tarihinde ... TL olmak üzere toplam .. TL ödenmiş olup, icra dosyasına fazla ödenen .. TL'nin davacı şirkete iadesinden sonra .. TL'nin icra dosyasındaki alacaklıya ödemesinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacının (alt işveren) sorumluluğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinden kaynaklanmaktadır. Şöyle ki; “...Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundar sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmünü haizdir.
Davalıların (alt işveren) müteselsil sorumluluğu ise, iş yeri devri kapsamından doğmaktadır. İş yeri devir kurallarına göre, alt işveren kendisinden önceki yükleniciden devraldığı işçilerin iş sözleşmelerini ve o ana kadar doğmuş olan işçilik hakları ile birlikte devralmış sayılmaktadır. İş bu sorumluluk kanundan doğan birlikte sorumluluk halidir.
Davacı taraf, kanundan doğan müteselsil sorumluluğu gereği olarak, alt işveren sıfatıyla dava dışı işçiye, mahkeme ilamında yer alan işçilik alacaklarını ödemiştir. İş hukuku ilkelerine göre işverenler işçiye karşı birlikte sorumluluk esasına göre sorumlu olsalar ve bu sorumluluk kanundan doğan, kamu düzeninden olan bir sorumluluk olsa dahi, bu sorumluluk dış ilişkiyi ilgilendirir bir durumdur. İç ilişkide ise, işverenler sorumluluk esasını, genel olarak kanuna, ahlaka, kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde düzenleyebilirler. Tam bu noktada, işverenler arasında yapılmış sözleşme veya ihale, teknik şartname, tip sözleşme hükümlerine bakmakta yarar olacaktır. Keza uygulamada işverenler (özellikle ihale yoluyla hizmet alımı yapan kuruluşlar) rücu ilişkisini sorumluluk esasını iç ilişkide bu yöntemler ile belirlemektedirler. “İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümlerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmeli: ” (Yargıtay 13. HD., 25.02.2014, E. 2013/23685 ve K. 2014/5067) Dış ilişkide hali yasadan kaynaklandığı halde iç ilişkide sorumluluk hali öncelikle iç ilişkinin tarafları arasındaki sözleşmelere göre belirlenmektedir. "...davalı alt işverenlerin basiretli tüccar gibi davranarak, çalıştırdıkları işçilerin fili işçilik halkları dışında sair tazminat ve haklarından sorumlu olacaklarını ve ihale makamı idare ile imzaladıkları sözleşme içeriği yukarıdaki maddelerde yer alan *ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümlerini - hizmet personelinin her türlü kanuni alacak haklarının eksiksiz yerine getirilmesi” kavramlarını bilecek durumda oldukları göz önüne alındığında davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenmiş olan kıdem tazminatı alacağına ilişkin ödemelerin alt işveren davalı şirketlerden rücu-en talep edebileceği değerlendirilmektedir... ” (YHGK E.2004/11-254 ve K.2004/295)
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan .... tarihli Taşeron Sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek "İş Sağlığı ve Güvenliği Ek Protokolü" ile "SGK Ek Protokolü" hükümleri ile Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin ... E. ve ...
K. Sayılı dava dosyası ile Diyarbakır İcra Dairesinin ...
E. sayılı icra dosyası kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin davalı taşeron şirket işçisinin uğradığı iş kazası sebebiyle SGK Başkanlığına ödemek zorunda kaldığı ... TL tazminatın sözleşme hükümleri uyarınca iç ilişkide davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmış olup, İş mahkemesi ile icra dosyasında davalının taraf olduğu anlaşılmakla ödeme tarihi olan .... tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Öte yandan, davacı ve davalılar tacir olup dava konusu alacak tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğundan dava konusu alacak için ticari (avans) faizine hükmedilmiştir. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/03/2022 tarihli ve 2021/2019 E. 2022/1183 K. sayılı kararı).
1.Davanın kabulü ile ... TL tazminatın .... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile bakiye ... TL peşin harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafın ödediği 269,80 TL başvurma harcı, 2.138,78 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, dosya masrafı 8,50 TL , posta ve tebligat gideri 117,00TL olmak üzere toplam 2.572,48 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.038,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzene karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı..
Katip Hakim