4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2024/1267 E. , 2024/1613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 05.12.2023 tarihli ve 2021/22173 Esas, 2023/25121 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2024 tarihli ve KD 18-2016/249790 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 28.01.2013 tarihli ve 2012/395 Esas, 2013/30 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2015 tarihli ve 2015/299 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine Yerel Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2015/475 Esas, 2015/652 Karar sayılı kararıyla hüküm aynen açıklanmıştır.
2.Sanığın, Yerel Mahkemenin kararını temyiz etmesi üzerine Dairemizin 05.12.2023 tarihli ve 2021/22173 Esas, 2023/25121 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanması kararı verilmiştir.
3.Dairemizin kararının kaldırılmasına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz istemi, Dairemiz ilamının "GEREKÇE" başlıklı bölümünde hükmün açıklanması kararının gerekçe içermediği ve sanığın usulüne uygun olmayan tebligat ile duruşmaya çağrılıp yokluğunda karar verilmek suretiyle Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'a muhalefet edildiği belirtilerek Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesine rağmen, "KARAR" kısmında Yerel Mahkeme kararında sanık müdafiinin temyiz istemi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün onanmasına dair karar verilmesi suretiyle ilamda çelişki oluşturulduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
İtiraz yazısında belirtildiği üzere, ilamın "GEREKÇE" ve "KARAR" başlıklı bölümlerinde çelişki olduğunun anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre;
1.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı tebligat ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, meşruhat içermeyen ve son bildirilen adres dışındaki başka bir adrese gönderilen usulsüz tebligata rağmen duruşmaya devamla, sanığın savunması alınmadan 5271 sayılı Kanun'un 147 nci, 176 ncı, 177 nci ve 191 inci maddelerine muhalefet edilerek hükmün açıklanması,
2.Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü, 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 05.12.2023 tarihli ve 2021/22173 Esas, 2023/25121 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönler incelenmeksizin HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.