4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/22332 E. , 2024/2496 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, tüm dosya kapsamı uyarınca adli görev olan arama görevini yürüten kamu görevlisi mağdura yönelik olarak sanığın işaret parmağını sallayarak "Sason küçük yerdir, seninle görüşeceğiz, senin başını yakarız." şeklinde beyanda bulunduğunun sabit olması, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre eylemin kamu görevini yaptırmamak için direnme suçunu oluşturması ve bu şekilde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmasına rağmen mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi, kabul ve uygulamaya göre de tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenilmesi gerekirken dinlenilmeksizin karar verilmesi, usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, abisine ait ikamette, eklentilerinde ve araçlarında Sulh Ceza Hakimliği'nin 23.05.2016 tarih ve 2016/86 sayılı kararına istinaden arama yapıldığı esnasında görevli polis memuru mağdura hitaben ''Sason küçük yerdir, bunu senin yanına bırakmayız, sen bizden rüşvet istedin sana rüşvet verdim, sende bunun hesabını vereceksin'' şeklinde tehdit içerikli sözler söylemek suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, abisine ait ikamette, eklentilerinde ve araçlarında arama yapıldığı esnasında görevli polis memuru mağdura hitaben ''Sason küçük yerdir, bunu senin yanına bırakmayız, sen bizden rüşvet istedin sana rüşvet verdim, sende bunun hesabını vereceksin.'' şeklinde tehdit içerikli sözler söylemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, sanığın aşamalardaki savunmasında daha önce yaşadıkları adli olaydaki mağdurun davranışlarına karşı tepki mahiyetinde sözler söylediğine yönelik savunması, olay tutanağı içeriği, mağdur ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturması ve tehdit suçundan da sanık hakkında şikâyet yokluğundan düşme kararı verilmesi karşısında; görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın aynı eylemi nedeniyle beraat hükmü kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.