21. Hukuk Dairesi
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/296 Esas 2024/309 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/296
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2018
NUMARASI : 2018/494 Esas 2020/571 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan ticari banka kredisi kullandığını, davalının müvekkilinden tahsil edilen aylık kredi taksiti ödemelerinin hatalı ve fazla olduğunu, bu nedenle kredinin kapatılması sırasında tahsil edilen ana para borcu, taksit faiz ödemesi, taksit faiz BSMV tahsilatı ve erken kapama komisyonu/masraf tahsilatı tutarlarını hatalı olduğunu davalı tarafından kalan bakiye ana para borcunun %1'i tutarında erken kapama komisyonu ve masraf tahsil edilmesi gerekirken müvekkilinden %1'den fazla erken kapama komisyonu/ masraf tahsil edildiğini belirterek şimdilik 200.000,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; basiretli tacir olan davacının Türkiye'de faaliyet gösteren yaklaşık 52 banka arasında müvekkilini tercih ederek kredi kullandığını, ahde vefa ilkesi gereğince basiretli tacir olarak imzaladığı sözleşmelerle bağlı olduğunu, erken kapama maliyetinin müşteriye yansıtılması ve kredi kapama esnasında tahsil edilen faiz, ana para borcu, BSMV'nin mevcut yasal düzenlemelere, sözleşmelere, bankacılık teamüllerine uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bilirkişi ek raporunda erken kapama komisyonu yönünden sözleşmenin 12.1. maddesinde yer alan hesaplama yöntemi uyarınca yapılan hesaplamaya göre bankanın faiz kaybının 68.854,07 TL olmasına rağmen bankanın 56.437,84 TL tahsil etmesi nedeniyle faizin yerinde olduğu, erken kapama komisyonunun taraflar arasında kararlaştırılan düzenleme uyarınca kredinin kalan ortalama bakiyesi üzerinden kredi vadesi sonuna kadar olan süre için yıllık %1 olacağı, buna göre 653.333,33 TL talep edilebilecekken, davalının bankanın daha düşük olan 355.753,65 TL erken kapama komisyonu tahsil ettiği, Bankalarca Ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca erken ödeme halinde bankaya erken ödenen tutarın kalan vadesi yirmi dört ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi yirmi dört ayı aşan kredilerde ise yüzde ikisini geçemeyeceğine ilişkin düzenlemenin de davalı tarafından yapılan hesaplama ile uyumlu olduğu, dava konusu sözleşme, erken kapama taahhütnamesi ve diğer belgelerde oranlar mevcut olup, basiretli bir tacirin seçenek özgürlüğü içinde kendisine en uygun kredi şartlarını sağlayan banka ile sözleşme yapmasının gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının dava konusu talepler yönünden fazladan tahsilat yapmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aylık kredi taksit ödemelerinin hatalı ve fazla tahsil edildiği iddialarının dikkate alınmadığını, davalı banka tarafından, müvekkili şirketten tahsil edilen aylık kredi taksit ödemelerinin hatalı ve fazla tahsil edilmiş olduğundan kredinin kapatılması sırasında tahsil edilen ana para borcu, taksit faiz ödemesi, taksit faiz bsmv tahsilatı ve erken kapama komisyonu/masraf tahsilatı tutarlarının hatalı, dolayısıyla haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının aylık kredi taksit ödemelerini müvekkilinden haksız olarak fazla tahsil ettiğini, nitekim davalının dava dosyasına sunduğu belgelerden (kredi kullandırım talimatı ve kredi ödeme tablosu bilgileri) görüleceği üzere, kredi faizi:1M TRlibor+%6, faiz oranı ise yıllık 15,55 olarak belirtildiğini, ancak dava dilekçesi ekinde sunulan aylık kredi ödeme tablosuna bakıldığında müvekkili şirketten belirtilen faiz oranının üstünde ve değişen tutarlarda aylık kredi taksiti ödemesi tahsil edildiğinin görüldüğünü, öncelikle tahsil edilen taksit tutarları fazla ve haksız olup, hesaplamada bunun dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinden alınan kredi taksitlerinin hatalı/fazla olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, bu hususun gözetilmeksizin yapılan hesaplama ve verilen hükmün hatalı ve hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili şirketten %1'den fazla erken kapama komisyonu/masrafı tahsil edildiğini, yargılamada fazla tahsil edilen aylık kredi taksit ödemeleri dikkate alınmadığından, hesaplamada hatalı bakiye anapara borcu üzerinden hesaplama yapıldığını, dolayısıyla öncelikle alınması gereken ve fazla alınan aylık kredi taksitlerinin tespit edilerek kalan bakiye ana para borcunun hesaplanması gerekmekte iken bu husus dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, erken kapama komisyonu ve doğabilecek vergi, masraf, kkdf vd. mali yükümlülüklerin, kalan bakiye anapara borcunun %1’i üzerinden hesaplanması gerekirken, müvekkili şirketten %1’den fazla erken kapama komisyonu/masraf vd. tutarlar tahsil edildiğini, tahsilatların nasıl hesaplandığı ile dayanaklarının bildirilmesi ve diğer bilgi ve belge taleplerinin karşılanmadığını, müvekkilinin alacağının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın müvekkilin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılması gerektiğini, dosyada mevcut kök raporda dahi davalının erken kapama aşamasında müvekkili şirketten 179.383,27 TL fazla tahsilat yaptığı sonucuna ulaşılarak iddiaları yönünde davalı banka tarafından ticari kredi borcunun kapatılması için müvekkili şirketten ana para, taksit faiz ödemesi, taksit faiz BSMV tahsilatı ve erken kapama komisyonu/masraf bedellerinin fazla tahsil edildiğini, mahkemece kök rapora itibar edilmeyerek ek rapordan hareketle ve ek rapora itirazları dikkate almayarak davanın reddedildiğini, gerekçeli karara dayanak alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığı gibi, aynı bilirkişiden alınan ve birbirinin tamamen zıttı yönünde çelişkili iki rapor mevcut iken, çelişki giderilmeksizin hükme varılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının cevap ve delil sunma süresi geçtikten sonra gerek beyan olarak gerekse rapora itiraz aşamasında sunduğu hesaplama yöntemine ilişkin delillere muvaffakatinin bulunmadığını, davalının sonradan sunduğu muvaffakatleri olmayan cevap dilekçesini ihya eder nitelikteki iddia ve deliller dayanak alınarak düzenlenen ek raporun hükme esas alınmasının adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, hükme esas alınan ek raporun tek tarafın iddialarına dayalı, farazi ve soyut değerlendirmeler içeren, hatalı incelemeye dayalı bir rapor olup, hükme esas alınmaya elverişli bulunmadığını, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hesaplama, doğrudan davalının tasarrufuna bırakıldığını, davalının hesaplama yöntemi ve iddialarının peşinen kabul edilerek yapılan hesaplamanın taraflarınca hiçbir şekilde kabulü mümkün olmadığı gibi, yargılamanın hesaplama yöntemine ve hesaplamanın doğruluğuna ilişkin hiçbir irdeleme yapılmaksızın davalının öne sürdüğü hesaplama esas alınarak sonuçlandırılmasının hak arama hürriyetinin engellendiğinin ve adil yargılama yapılmadığının açık kanıtı olduğunu, bilirkişinin doğrudan davalının iddialarına itibar etmiş ve ortada yeni ve somut olarak denetlenebilir bir neden yok iken kök raporundan tamamıyla döndüğünü, bilirkişinin beyanlarından davalı bankanın hesaplama yönteminin ve yapılan hesaplamanın doğru olup olmadığının irdeleneceği düşünülürken, bilirkişi kök raporuna yapılan itiraz üzerine uzmanlığı çerçevesinde yapması beklenen hiçbir somut irdeleme yapmaksızın, farazi değerlendirme ve tahminlere göre kök raporundan dönüş yaparak tamamıyla davalının itirazları doğrultusunda aleyhe rapor tanzim ettiğini, bilirkişi ek raporunda hesaplamanın nasıl yapılması gerektiği hususunda somut bilgi ve dayanak sunmak yerine, şifahi edindiği bilgilere göre bir sonuca vardığını, bilirkişinin şifahi bilgilere göre bankanın hesaplaması doğrudur inancıyla hazırladığını alenen ikrar ettiği bu durumun öncelikle bilirkişinin rapor tanzim etmek bakımından yeterli uzmanlığa sahip olup olmadığı ve hazırlanan ek raporun objektiflikten uzak olduğu noktasında şüphe uyandırdığını, ticari kredi borcunun kapatılması için müvekkili şirketten tahsil edilen ana para, taksit faiz ödemesi, taksit faiz bsmv tahsilatı ve erken kapama komisyonu/masraf bedellerinin hesaplanabilmesi için öncelikle davalı bankanın aylık kredi taksit ödemelerini müvekkilden haksız olarak fazla tahsil ettiği iddiasının irdelenmesi gerektiğini, nitekim davalının dava dosyasına sunduğu belgelerden görüleceği üzere kredi faizinin 1M TRlibor+%6, faiz oranı ise yıllık 15,55 olarak belirtildiğini, ancak dava dilekçesi ekinde sunulan aylık kredi ödeme tablosuna bakıldığında müvekkilinden belirtilen faiz oranının üstünde ve değişen tutarlarda aylık kredi taksiti ödemesi tahsil edildiğinin görüldüğünü, davalı bankanın aylık kredi taksit ödemelerini haksız olarak fazla tahsil ettiğinden, kredinin kapatılması sırasında tahsil edilen ana para borcu, taksit faiz ödemesi, taksit faiz BSMV tahsilatı ve erken kapama komisyonu/masraf tutarları da hatalı ve fazla tahsil edildiğini, dolayısıyla aylık fazla tahsil edilen taksit ödemeleri ortaya konulmaksızın erken kapamaya ilişkin yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, müvekkilinden %1’den fazla erken kapama komisyonu/masraf vd. tutarlarının tahsil edildiğini, mevcut ticari erken kapama taahhütnamesinde her yıl için komisyon oranı alınacağına ilişkin bir düzenleme olmadığını, taahhütnamedeki düzenlemenin kredi vadesi ne kadar olursa olsun kalan bakiye anapara borcu üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere %1 komisyon alınabileceğine ilişkin olduğunu, dolayısıyla hesaplamanın kök raporda olduğu gibi sadece kalan anapara borcu üzerinden %1 komisyon oranına göre yapılması gerekirken, hesaplamada kalan 4 yıl vadenin dikkate alınması ve hatta davalının iddialarını dahi aşar nitelikte kredi kapatma komisyonu hesaplanmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, raporun kendi içerisinde dahi çelişkili bulunduğunu, davalının iddiasına göre kredi vadesi sonuna kadar 4 yıl olduğu dikkate alınarak her bir yıl için %1 komisyon oranı uygulanacak ise, kalan anapara borcunun her yıl için azaldığı dikkate alınarak her yıl için kalan (azalan) anapara borcu üzerinden ayrı ayrı komisyon hesaplanmasının gerektiğini, davalı bankanın iddiaları, bankanın hesaplaması ve buna göre tanzim edilen ek raporun kendi içerisinde dahi çelişkili ve hatalı olduğunu, mahkemece bilirkişiye taraf itirazlarına göre seçenekli olarak rapor tanzim etmesi görevi verilmiş iken, düzenlenen raporda tarafların iddialarına yönelik bir seçeneğe yer verilmemiş olması ve bu rapor dayanak alınarak hüküm kurulması da, yargılamada silahların eşitliği prensibine uyulmadığını ortaya koyduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki var ise bu çelişkinin yeni rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, bu çelişki giderilmeksizin hükme varılamayacağını, müvekkilinden fazla tahsil edilen kredi taksit ödemelerinin ve dolayısıyla %1’den fazla tahsil edilen erken kapama komisyonu/masraf vd. tutarların hesaplanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve yapılacak inceleme sonucunda hazırlanacak raporun fazlaya ve faize ilişkin dava ve talep hakları ile itiraz haklarını kullanabilmeleri için taraflarına tebliğini talep ettiklerini, mahkemenin hükme esas alınması mümkün olmayan mevzuata göre karar verdiğini, bankalarca ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğe atıf yapılmış ise de söz konusu tebliğin 10.02.2020 ve 31035 sayılı resmi gazetede yayımlanmış olup, yürürlük tarihi 01.03.2020 olduğunu, işbu dava konusu kredinin müvekkili tarafından 2017 tarihinde erken ödeme ile kapatıldığını, yürürlükte olmayan bir mevzuat hükmünün mahkemece gerekçe olarak sunulmasının alenen hukuka ve mevzuata aykırı olup, bozma nedeni olduğunu, banka tarafından %1 komisyon alınacağına dair ticari kredi erken kapama taahhütnamesi mevcut iken, söz konusu tebliğ hükmünün gerekçe gösterilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredinin taksitlerinin hatalı hesaplanarak fazla tahsil edilmesi ve bunun sonucunda banka tarafından fazla tahsil edilen erken kapama komisyon alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 28/11/2019 tarihli ön, 23/07/2020 tarihli kök, 06/10/2020 tarihli ek rapor, genel kredi sözleşmesi, erken kapama komisyonunun tahsil edildiğine ilişkin banka dekontları, ticari kredi erken kapama taahhütnamesi, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalının cevabi ihtarnamesi, davacının davalı bankaya gönderdiği erken kapama talebi, kredi kullandırım talimatı, kredi ödeme tablosu, işlem dekontları, davacı banka hesap hareketleri, davacı şirketin ünvan değişikliğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Taraflar arasında 04/08/2016 tarihli 30.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedilmiştir.
Anılan genel kredi sözleşmesinin eki olan 05/08/2016 tarihli ticari kredi erken kapama taahhütnamesinde davacının imzası yer almakta olup, taahhütnamede erken kapama halinde kalan kredi bakiyesi üzerinden kredi vadesi sonuna kadar olan süre için yıllık %1 üzerinden hesaplanacak erken kapama komisyonu ile doğabilecek masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri bankanın ilk talebinde nakden ve defaten bankaya ödeneceğinin davacı tarafından kabul ve taahhüt edilmiştir.
Davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 05/08/2016 tarihli kredi kullandırım talimatıyla 60 ay vadeli 20.000.000,00 TL eşit taksitli kredi kullandırılması talep edilmiş, talepte kredi komisyonu %1, kredi faizi 1M TRlibor+6% olarak belirtilmiştir.
Anılan talep üzerine tarafların imzası yer alan davalı tarafından davacıya kullandırılan 20.000.000,00 TL krediye ilişkin kredi ödeme tablosu hazırlanmış olup, yıllık faiz oranı 15,55, endeks türü TRlibor 1 aylık, kullandırım tarihi 05/08/2016, ilk faiz ödeme tarihi 05/09/2016 olarak gösterildiği gibi, 05/09/2016 ödeme tarihli taksitte ödemesi gereken ana paranın 333.333,33 TL, faizin 276.430,22 TL, BSMV'nin 13.821,51 TL, toplam ödeme tutarının 623.585,06 TL olduğu belirtilmiş, diğer 58 adet taksit ödemelerine ilişkin ödemesi gereken anapara miktarları 333.333,33 TL, 60. taksit ödemesine ilişkin ödemesi gereken ana para miktarı 333.333,53 TL olarak belirtildiği halde ödemesi gereken faiz, BSMV miktarlarına yer verilmemiştir. Ödeme planının altında müşterinin bu ödeme planının Türkiye Bankalar Birliği tarafından açıklanan güncel 1 aylık TRlibor oranı ile hesaplandığı, sadece 05/09/2016 dönemine ait faiz ödeme tutarını içerdiği, kredi şartları gereği vade sonuna kadar 1 aylık TRlibor libor faizi uygulanarak ödeme planının tekrar hesaplanarak güncelleneceği, müşterinin tarafına bildirilecek bu tutar üzerinden geri ödemelerin yapılacağını kabul ve beyan ettiği belirtilmiştir.
Davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 13/07/2017 tarihli talep yazısı ile vadesinden önce kredi kapamasının yapılması talep edilmiştir.
Davalı tarafından davacının erken kapama talebinin kabul edilmesi üzerine davacı tarafından 13/07/2017 tarihinde davalı bankaya 16.333.333,37 TL anapara, 56.437,84 TL faiz, 2.821,89 TL BSMV ve 355.753,65 TL komisyon/masraf tahsilatı bulunduğu dosya içerisinde yer alan banka dekontlarıyla sabittir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 24/07/2017 tarihli ihtarla tahsil edilen tutarların hatalı olduğunu, fazla tahsil edilen miktarın tahsil tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesi gerektiğini belirterek hesaplama ve dayanak belgelerin verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 31/07/2017 tarihli cevabi ihtarnameyle, hesaplamanın 05/08/2016 tarihli ticari kredi erken kapama taahhütnamesinde yer alan yöntemle yapıldığı bildirilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, davalı banka erken kapama tarihi olan 13/07/2017 tarihinde 16.333.333,37 TL kalan ana para, 67.910,87 TL faiz, 2.821,89 TL BSMV, 355.753,65 TL komisyon olmak üzere toplam 16.748.346,75 TL tahsilat sağladığı, davalı bankanın sehven faiz hesabını yanlış faiz oranıyla hesaplayarak eksik faiz ve BSMV tahsilatı yaptığı, kalan bakiyenin %1'i tutarının komisyon ödemesi taahhüdüne istinaden 192.420,32 TL fazla komisyon tahsil ettiği, davacının toplam 16.568.963,48 TL tahsil etmesi gerekirken, 16.748.346,75 TL tahsil ettiği, fazla tahsilatın 179.383,27 TL olduğu tespit edilmiştir.
İtiraz üzerine alınan bilirkişi ek raporunda ise, erken kapama taahhütnamesinde kalan süre için yıllık %1 komisyon oranı uygulanacağının belirtildiği, işbu davada komisyon oranının kalan vade için her yıl %1 olarak belirtildiği, yapılan araştırma sonucu erken kapama komisyon oranının dava dışı ...'ta kalan anaparanın komisyon oranı olan %1'in vade ile çarpılması sonucu bulunan bir oran kullanıldığı bir sistemin çalıştırıldığı, komisyon hesaplamalarının sistemsel hesaplandığı, hata payının düşük olduğunun öğrenildiği, davalı banka ile benzer yöntem kullandığı bilgisine ulaşıldığı, davalının 653.333,33 TL erken kapama komisyonu alabilecekken 355.753,65 TL komisyon tahsil ettiği davacıdan yapılan tahsilatın yasa ve yönetmeliğe uygun olup, davacıya iadesi gerekmediği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı bankadan kredi kullandığını, kredi taksitlerinin hatalı hesaplandığını, kendisinden fazla taksit ödemesi tahsil edildiğini, fazla erken kapama komisyonu tahsil edildiğini iddia etmiş, davalı yan ise yapılan işlemlerin mevzuata ve bankacılık uygulamasına uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı şirket ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde ticari kredi erken kapama taahhütnamesi imzalandığı, davacının davalı bankadan kredi kullandığı, kredinin erken kapatılması üzerine davalının davacıdan toplam 355.753,65 TL erken kapama komisyonu tahsil ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalının davacıdan fazla kredi taksiti ve erken kapama komisyonu tahsil edip etmediği, etmiş ise davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında 04/08/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile anılan sözleşmenin eki niteliğinde olduğu açıkça belirtilen 05/08/2016 tarihli ticari kredi erken kapama taahhütnamesi imzalanmış olup, davacı tarafından kullanılan kredinin 11. taksiti ödendikten 5 gün sonra, 13/07/2017 tarihinde erken ödeme yapılmak suretiyle kredi borcu kapatılmış, davalı tarafından davacıdan 355.753,65 TL erken ödeme komisyonu tahsil edilmiştir.
Genel kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki ticari kredi erken kapama taahhütnamesinde davacı tarafından erken kapama halinde kalan kredi bakiyesi üzerinden kredi vadesi sonuna kadar olan süre için yıllık %1 üzerinden hesaplanacak erken kapama komisyonu ile doğabilecek masraf, vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri bankanın ilk talebinde nakden ve defaten bankaya ödeneceği taahhüt edilmiştir. Davacının işbu davadaki iddiası kendisinden tahsil edilen taksit miktarlarının fazla hesaplanarak tahsil edildiği, fazla erken kapama komisyonu tahsil edildiğine yönelik olup, davacının davalının erken kapama komisyonu tahsil edemeyeceğine yönelik bir iddiası bulunmamaktadır. Anılan iddia kapsamında öncelikle davacıdan tahsil edilen taksit miktarlarının fazla hesaplanarak tahsil edildiği iddiası üzerinde durulması gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere tarafların imzasının yer aldığı kredi ödeme tablosunda faiz oranı yıllık %15,55, endeks türü TRlibor 1 aylık belirtildikten sonra sadece birinci taksite ilişkin olarak ana para, faiz, BSMV miktarları açıkça gösterilmiş, kalan 59 taksite ilişkin ise sadece ana para miktarlarının gösterilmesiyle yetinilmiştir. Ödeme tablosunun altında müşterinin bu ödeme planının Türkiye Bankalar Birliği tarafından açıklanan güncel 1 aylık TRlibor oranı ile hesaplandığı, sadece 05/09/2016 dönemine ait faiz ödeme tutarını içerdiği, kredi şartları gereği vade sonuna kadar 1 aylık TRlibor libor faizi uygulanarak ödeme planının tekrar hesaplanarak güncelleneceği, müşterinin tarafına bildirilecek bu tutar üzerinden geri ödemeleri yapacağı belirtilmiştir.
Kredi ödeme tablosu altında yer alan anılan açıklama karşısında kredi geri ödemesine ilişkin 2 ve devam eden taksitlerin 1 aylık TRlibor libor faizi uygulanarak hesaplanması gerekecektir.
Her ne kadar davacı tarafından davalı bankaya gönderilen kredi kullandırım talimatında kredi faizi 1M TRlibor+6% olarak yer almakta ise de, bu talimattan sonra kullandırılan kredi üzerine taraflarca imzalanan kredi ödeme tablosunda 1 aylık TRlibor libor faizi uygulanarak taksitlerin belirleneceği belirtildiğinden tarafların iradelerinin ikinci ve devam eden taksitler için 1 aylık TRlibor libor faizi üzerinde uyuştuğu, kredi kullandırım talimatında yer alan aylık TRlibor libor faiz oranına 6 puan eklenerek uygulanması gereken libor faiz oranının uygulanamayacağının kabulü gerekmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece tarafların iradelerinin ikinci ve devamı kredi taksitlerine ilişkin uygulanması gereken libor faiz oranının aylık TRlibor üzerinde uyuştuğu, kredi ödeme tablosu altında bu durumun açıkça belirtildiği, ikinci ve devamı kredi taksitlerinde anılan orana 6 puan eklenemeyeceği, ikinci ve devamı aylık kredi taksitlerinin aylık TRlibor faiz oranı uygulanmak suretiyle tespit edilmesi gerektiği, bu oran üzerinden hesaplama yapılarak davacıdan ikinci ve devamında tahsil edilen aylık kredi taksitlerinin fazla tahsil edilip edilmediği, fazla tahsilat var ise bu miktarın ana paradan mahsup edilmek suretiyle erken kapama tarihindeki ana para miktarının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden aylık TRlibor+6% libor faiz oranı üzerinden hesaplama yapılan bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporunda aylık TRlibor libor faiz oranları belirtilerek bu oranlara 6 puan eklenmek suretiyle uygulanması gereken faiz oranı, bankanın uyguladığı faiz oranıyla karşılaştırılarak hesaplama yapılmıştır. Raporda kredi taksit tarihlerindeki TRlibor libor faiz oranları liste halinde belirtilmiştir. Davacının 05/09/2016 ile 05/07/2017 tarihleri arasında ödediği 11 adet kredi taksit miktarlarına ilişkin banka dekontları da dosya içerisinde yer almaktadır.
Açıklanan bu husus karşısında, bilirkişi ek raporunda yer alan aylık TRlibor libor faiz oranları üzerinden ikinci ve devamı kredi taksit tarihlerinde ödenmesi gereken faiz ve BSMV oranları, kalan kredi miktarına ilişkin yapılacak hesaplama basit, matematiksel bir hesaplama gerektirdiğinden bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmeyerek Dairemizce hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamada kredi ödeme tablosunda birinci taksit tarihinden sonraki aylara ilişkin kalan anapara miktarları, 333.333,33 TL anapara taksit miktarları düşülmek suretiyle tabloda yer aldığı gibi, hükme esas alınan ve davalı vekilince itiraz edilmeyerek bilirkişi raporunun uyuşmazlığı aydınlatmaya yeter olduğunu bildirdiği raporda da hesaplama yapılırken kalan anapara miktarları doğrudan kredi miktarlarından aylık anapara miktarları mahsup edilmek suretiyle tespit edildiğinden bu hesap yöntemi çerçevesinde anapara miktarları doğrudan kalan kredi tutarlarından mahsup edildiği gibi, davalı tarafından fazla tahsil edilen BSMV ve faiz miktarları da kalan kredi tutarından mahsup edilmiştir. Buna göre; -05/09/2016 olan 1. taksit tarihindeki ana para, faiz, BSMV miktarları kredi ödeme tablosunda açıkça miktar olarak yer aldığından ve tarafların ödeme planı altında imzaları bulunduğundan 1. taksite ilişkin yeniden hesaplama yapılması yoluna gidilmemiştir.
1.taksit ile yapılan 623.585,06 TL ödeme nedeniyle kalan ana para miktarı 19.666.666,67 TL, -05/10/2016 olan 2. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 8,9498 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 487.344,47 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 146.677,28 TL, BSMV 7.333,86 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 2. taksit tutarının 590.594,47 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 103.250,00 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 103.250,00 TL (98.333,33 TL faiz, 4.916,67 TL BSMV miktarı) toplamı olan 436.583,33 TL'nin bakiye 19.666.666,67 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 19.230.083,34 TL kaldığı, -07/11/2016 olan 3. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 8,7498 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 480.560,28 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 140.216,15 TL, BSMV 7.010,80 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 3. taksit tutarının 607.802,52 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 127.242,24 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 127.242,24 TL (121.183,08 TL faiz, 6.059,16 TL BSMV miktarı) toplamı olan 460.575,57 TL'nin bakiye 19.230.083,34 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 18.769.507,77 TL kaldığı, -05/12/2016 olan 4. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 8,8688 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 478.988,47 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 138.719,18 TL, BSMV 6.935,96 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 4. taksit tutarının 564.047,54 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 85.059,07 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 85.059,07 TL (81.008,64 TL faiz, 4.050,43 TL BSMV miktarı) toplamı olan 418.392,40 TL'nin bakiye 18.769.507,77 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 18.351.115,37 TL kaldığı, -05/01/2017 olan 5. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 9,1915 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 480.923,32 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 140.561,90 TL, BSMV 7.028,09 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 5. taksit tutarının 589.732,09 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 108.808,77 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 108.808,77 TL (103.627,40 TL faiz, 5.181,37 TL BSMV miktarı) toplamı olan 442.142,10 TL'nin bakiye 18.351.115,37 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 17.908.973,27 TL kaldığı, -06/02/2017 olan 6. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 9,5484 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 482.960,11 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 142.501,70 TL, BSMV 7.125,08 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 6. taksit tutarının 599.383,73 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 116.423,62 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 116.423,62 TL (110.879,63 TL faiz, 5.543,99 TL BSMV miktarı) toplamı olan 449.756,95 TL'nin bakiye 17.908.973,27 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 17.459.216,32 TL kaldığı, -06/03/2017 olan 7. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 11,2814 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 505.677,18 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 164.137,00 TL, BSMV 8.206,85 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 7. taksit tutarının 587.369,91 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 81.692,73 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 81.692,73 TL (77.802,60 TL faiz, 3.890,13 TL BSMV miktarı) toplamı olan 415.026,06 TL'nin bakiye 17.459.216,32 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 17.044.190,26 TL kaldığı, -05/04/2017 olan 8. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 11,2814 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 501.580,36 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 164.137,00 TL, BSMV 8.011,76 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 8. taksit tutarının 600.474,97 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 98.894,61 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 98.894,61 TL (94.185,34 TL faiz, 4.709,27 TL BSMV miktarı) toplamı olan 432.227,94 TL'nin bakiye 17.044.190,26 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 16.611.962,32 TL kaldığı, -05/05/2017 olan 9. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 12,3333 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 512.603,60 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 170.733,59 TL, BSMV 8.536,68 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 9. taksit tutarının 611.388,38 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 98.784,78 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 98.784,78 TL (94.080,74 TL faiz, 4.704,04 TL BSMV miktarı) toplamı olan 432.118,11 TL'nin bakiye 16.611.962,32 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 16.179.844,21 TL kaldığı, -05/06/2017 olan 10. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 12,5976 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 511.682,13 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 169.856,00 TL, BSMV 8.492,80 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 10. taksit tutarının 619.193,94 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 107.511,81 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 107.511,81 TL (102.392,20 TL faiz, 5.119,61 TL BSMV miktarı) toplamı olan 440.845,14 TL'nin bakiye 16.179.844,21 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 15.738.999,07 TL kaldığı, -05/07/2017 olan 11. taksit tarihinde uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 12,9176 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 511.229,66 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 169.425,08 TL, BSMV 8.471,25 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 11. taksit tutarının 608.316,66 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 97.087,00 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 97.087,00 TL (92.463,81 TL faiz, 4.623,19 TL BSMV miktarı) toplamı olan 430.420,33 TL'nin bakiye 15.738.999,07 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 15.308.578,74 TL kaldığı, -Davacı tarafından 13/07/2017 tarihinde erken kapama ile birlikte tahsil edilen 12. taksit miktarı anılan tarihte uygulanacak TRlibor aylık libor faiz oranı olan 12,9710 üzerinden yapılan hesaplamayla; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutarın 379.031,07 TL (anapara 333.333,33 TL, faiz 43.521,66 TL, BSMV 2.176,08 TL) olmasına rağmen davacının ödediği 12. taksit tutarının 631.376,75 TL olduğu gözetildiğinde davacıdan 252.245,68 TL fazla tahsilat yapıldığı anlaşılmakla anapara miktarı 333.333,33 TL, banka tarafından fazla tahsil edilen 252.345,68 TL (240.329,22 TL faiz, 12.016,46 TL BSMV miktarı) toplamı olan 585.679,01 TL'nin bakiye 15.308.578,74 TL'den mahsubu ile kalan anapara miktarı 14.722.899,73 TL kaldığı, Kredi erken kapama komisyon tutarı kalan anapara borcu ile erken kapama komisyon oranı ve kredinin vadesine kalan yıl sayısının çarpılması yolu ile bulunacaktır. Yukarıda yapılan hesaplamaya göre kalan anapara borcu 14.722.899,73 TL ile akdedilen ticari kredi erken kapama taahhütnamesinde yer alan komisyon oranı %1 ve kalan yıl sayısı olan 4 yıl çarpıldığında davalı bankanın davacıdan tahsil edebileceği erken kapama komisyon miktarı 588.915,99 TL olacaktır.
Davalı tarafından 13/07/2017 tarihinde davacıdan 14.722.899,73 TL anapara ile 588.915,99 TL erken kapama komisyonu tahsil etmesi gerekirken, aylık TRlibor faiz oranlarına +6% ilave etmek suretiyle fazla faiz ve BSMV tahsil ederek davacıdan 16.333.333,33 TL anapara ve 355.753,65 TL erken kapama komisyonu tahsil etmiştir.
Yapılan bu açıklamadan anlaşılacağı üzere davalı davacıdan fazla erken kapama komisyonu tahsil etmemiş ise de aylık faiz oranlarını yüksek belirleyip, faiz ve BSMV miktarlarını yüksek oran üzerinden hesaplamak suretiyle davacı tarafından yapılan aylık ödemelerin anaparadan eksik düşülmek suretiyle davacıdan fazla anapara, faiz ve faizin BSMV'si tahsilatı yapmıştır.
Davacı dava dilekçesinde alacak kalemlerini fazla anapara, taksit faiz ödemesi, taksit faiz BSMV ve erken kapama komisyonu olarak belirlemiştir. Harca esas değeri 200.000,00 TL olarak belirtmiş ise de, alacak kalemlerini tek tek kuruşlandırmamıştır. Gelinen aşamada davacının alacak kalemlerini tek tek kuruşlandırması usul ekonomisine aykırı olacağından Dairemizce davacının fazla anapara, fazla taksit-BSMV ve erken kapama komisyonu olmak üzere 3 kalem olan alacağının harca esas değerin her bir kalem yönünden eşit paylaştırılması yoluna gidilmiştir.
Buna göre davalı davacıdan erken kapama tarihi olan 13/07/2017 tarihinde fazla anapara, fazla taksit-BSMV tahsil ettiğinden davacının her bir alacak kaleminin 66.666,66 TL olduğu anlaşıldığından iki kaleme isabet eden miktar olan 133.333,33 TL üzerinden davanın kabulü gerekmiştir. Anılan miktara ödeme tarihinden itibaren tarafların sıfatı gözetilerek avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2.Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2020 tarih ve 2018/494 Esas 2020/571 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 133.333,33 TL'nin 13/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Alınması gereken 9.107,99 TL karar ilam harcından peşin alınan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.692,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 3.415,50 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 700,00 TL bilirkişi ücreti, 143,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 843,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 562,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 30,50 TL posta ve tebligat giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 10,17 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 21.333,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 90,10 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 310,80 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 207,20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.