3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/12/2023
NUMARASI: 2023/510 E - 2023/1015 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; taraflar arasında 26.11.2020 sözleşme tarihli, 01.01.2021 tedarik başlangıç tarihli 24 aylık Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, davalı abone tarafından sözleşmenin yeni dönemde yenilenmeyeceğinin Bakırköy ... Noterliği'nin 09 Aralık 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, ancak sözleşmenin 01.01.2023 tarihinde bitecek olup anılan tarihten 3 ay öncesine kadar yenilememe bildiriminin yapılması gerektiğini, bunun üzerine Bakırköy ... Noterliği'nin 27 Aralık 2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tahliye bildiriminde bulunulduğunu ancak davalı abonenin sözleşmede 6.6 maddedeki sürelere riayet etmeksizin derhal aboneliğini tahliye ettiğini, bu şekilde davalı abone tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, yani dağıtım şirketi üzerinden abonelik kapatılarak tahliye işlemi gerçekleştirildiğini, davalı abonenin 28.12.2022 tarihinde müvekkil şirketin portföyünden çıktığını, davalının bu eyleminin madde 7.1'in ihlali anlamına geldiğini, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere son on iki dönem faturalarının en yükseği olan ... sıra numaralı 29- 12- 2022 fatura tarihli 69.045,17TL bedelli faturanın 2 katı alınarak; 138.090,34 TL bedelli 03.03.2023 vade tarihli ... nolu 24.02.2023 tarihli ceza faturasının keşide edildiğini, anılan faturadan davalının müvekkili uhdesinde bulunan teminatı düşülmüş/takas mahsup hakkının kullanıldığını, buna göre faturanın 90.403,74 TL bakiye bedelinin takibe konu edildiğini, bahsi geçen faturanın ... Sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, belirtilen takibe icra cezai şartın da uygulandığını, 138.090,34 TL bedelli 03.03.2023 vade tarihli ... nolu 24.02.2023 Tarihli ceza faturasının bakiye 90.403,74 TL bedelinin %12'si hesaplanarak 10.848,44 TL icra cezai şartın takibe eklendiğini, ödeme yükümlülüğü bulunan davalının söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyasında 24.05.2023 tarihinde son toplantı yapıldığını, fakat uzlaşma sağlanamayarak sürecin anlaşamama hali ile sonuçlandığını, ticari davalar için dava şartının yerine yerine getirildiğini beyan ederek Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/161730 E. Sayılı dosyasına edilen itirazın iptalini, takibin devamını ve %40'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ;davacı taraf tacir ise de Vergi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabından davalının dava tarihinde tacir kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, salt sözleşmeye konu yerin ticarethane olarak kullanılmasının eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olarak nitelendirilmesini mümkün kılmayacağı, mahkememizin mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan işbu davaya bakmakla görevli olmadığı, bu durumda tüketici sıfatını da haiz olmayan davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle , "Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı,davacı vekil istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili son kullanıcı olduğundan uyuşmazlığın ana nedeni de göz önünde bulundurulduğunda İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu,bu sebeple kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler,
HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir. Davaya konu abonelik sözleşmesinin işyeri (konfeksiyon) için yapıldığı ,bu sebeple davalının tüketici sıfatını haiz olmadığı açıktır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı'nın 17/11/2023 tarihli yazısında; Başkanlıklarınca 15/11/2023 tarihi itibariyle yapılan araştırmada, ... T.C. Kimlik numaralı ...'un 23/12/2022 tarihinde işi bıraktığı, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığı,en son verdiği 2022 yılı beyannamesine göre bilanço esasına göre defter tutmakta olduğu bildirilmiştir. Ayrıca ,Dairemizce yapılan İTO sorgulamasında ,davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunduğu (sicil no:...,Oda Sicil no: ... ) anlaşılmıştır. Böylece ,davalının da TTK uyarınca tacir olduğu ,böylece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının tacir olması ve her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması koşulunun somut olayda gerçekleştiği,böylece davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve mahkemenin davada görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı vermesinin usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla,davacı istinafının kabulü ile ,kararın HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın,
HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/03/2024