Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/1760
Karar No
K. 2018/1760
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/1760 Esas - 2019/1055

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

ESAS NO: 2018/1760
KARAR NO: 2019/1055
DAVACI: ... - T.C. N: ....
Geçit Mah. 7.Güzel Sok. No: 23/1 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ: Av. .... - Kıbrıs Şehitleri Cd. Er Sk. No: 3 Kardeşler İş Mrk. K:3 D:18 Osmangazi/ BURSA
DAVALILAR: 1- ... - T.C. N:...
Gençali Mah. 531 Nolu Sk. No: 49 İç Kapı No:2 Gemlik/ BURSA
VEKİLİ: Av. .........

2.... OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.

Küçük Sanayi Sitesi Satış Bloğu 1 N: 2/18 Nilüfer/Bursa
VEKİLİ: Av. ...

3.... ... - ...

Kültür Mah. 1.Arda(200) Sk. No: 41 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA

4.... - ...

Kültür Mah. 1.Arda(200) Sk. No: 41 İç Kapı No:1 Nilüfer/ BURSA
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 06/04/2017
KARAR TARİHİ: 09/10/2019

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2017 tarih ve 2017/485 esas 2017 1093 sayılı karar, Bursa BAM 5. Hukuk Dairesi 21/11/2018 tarih ve 2018/666 - 2018/1071 E/K sayılı bozma ilamı gereğince bozulmakla Mahkememizin 2018/1760 Esasına kaydedilmiş ve muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında;

DAVACININ TALEBİ: Davacı Vekili dava dilekçesinde; davalı ... Otomotiv Ltd. Şti. İle dava dışı T.Halk Bankası A.Ş. Küçük Sanayi Şubesi arasında 4 adet genel kredi sözleşmesi yapıldığı ve diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeleri imzaladıklarını, ancak davalı şirket tarafından kredi ödemeleri aksatılması üzerine hesaplar kat edilerek davalı borçlulara ihtarnamelerin tebliğ edildiğini, davacının 22/02/2017 tarihinde dava dışı T.Halk Bankası A.Ş. KÜçük Sanayi Sİtesi Şubesinden alacağı temlik aldığını, davalıların kredi sözleşmelerinden doğan borcu ödememeleri nedeniyle Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ CEVABI: Davalı... vekili cevap dilekçesinde davada Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğundan öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davacının eşinin temyiz kudretini haiz olmadığını, bu nedenle sözleşmedeki eş muvafakatinin de geçersiz olduğunu, eş muvafakati bulunmamasının kefalet sözleşmesini de geçersiz kılacağını ileri sürmüştür. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 18.10.2017 gün ve 2017/485-1093 E. K. sayılı ilamla, oy çokluğu ile görevsizlik kararı verilmişse de, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2018/666 - 1071 E. K. sayılı kararıyla, ihtilafın temelinin bankacılık ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu bildirerek görevsizlik kararını kaldırmıştır. Bunun üzerine yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.

Görevsizlik kararının kaldırılmasından sonra yapılan duruşmaya katılan ve daha önce davaya cevap vermeyen davalılar vekili de davanın reddini istemiş,

TBK 83 maddesi gereğince borçlunun şahsına güvenerek kredi kullandıran bankanın borcun ifasını da asıl borçludan istemesi gerektiğini, üçüncü kişinin yaptığı ödeme üzerine alacağın temlikinin doğru olmadığını, kefalet beyanlarının kefillerin el yazısı ile yapılmadığını ifade etmiştir.

Derdest dava kefalet akdine dayalı olarak açılmış ise de kefalete dayanak olan alacak bankacılık kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kredi sözleşmesi davalılardan ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı T. Halk Bankası arasında akdedilmiştir. Davacı bu sözleşmenin tarafı değildir. Ancak diğer davalılar sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer almışlardır. Kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kredi kullandırılmış ancak süreç içinde sözleşmeye aykırılık iddiası ile kredi hesabı kat edilmiştir. Gerek asıl borçluya, gerekse müteselsil kefillere ihtar tebliğ edilmiş, kredi borcunun tahsili için takip başlatılmadan önce davacı tarafından 971.412.TL ödeme yapılarak alacak temlik alınmıştır. Temlik sözleşmesi ile banka tüm alacağını tahsil ettiğini, borçlu ve kefillere yönelik başkaca bir talepte bulunmayacağını, davacı da ödediği miktarın üzerinde talepte bulunmayacağını taahhüt etmiştir. Bu temlik sözleşmesi tüm şekil şartlarını taşıdığından hukuken geçerlidir.

Temelde bir bankacılık sözleşmesi bulunduğundan temlik anında borcun gerçek miktarının ne kadar olduğunu belirlemek amacıyla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmiştir. Öte yandan davalılardan...’in ileri sürdüğü “eşin temyiz kudretine sahip olmadığı ve verdiği eş rızasının geçersiz olduğu” iddialarının araştırılması açısından ...’in tedavi kayıtları da getirtilmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, kefalet beyanlarının kefillerin el yazısı ile yapılmadığını düşündüklerini ifade etmişse de net bir imza inkarında bulunmamıştır. Esasen davaya cevap süresi içinde cevap verilmediğinden bu ifade savunmanın genişletilmesi anlamına gelse de davalıya bu beyanını netleştirmesi için süre verilmiştir.

Davalılar vekili tarihsiz beyanında kefalet sözleşmesindeki yazıların davalılar ... ve ...’e ait olmadığını, aynı kişi tarafından yazılmış sahte yazılar olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı tarafın yazılara ilişkin inkarı samimi ve araştırmaya değer bulunmamıştır. Zira Sevim ve ...şirketin ortaklarıdır. Kredi olarak çekilen parayı bizzat tasarruf eden ve bundan yararlanan kişilerdir. Kefalet imzaları bulunmasa kredi alamayacaklarını bilecek durumdadırlar. Keza kendi el yazıları olmasa bile sözleşmelerdeki imzalarını inkar etmemiş olduklarından bu savunmaları hakkın kötüye kullanılması kapsamındadır.

Keza...’in “eş rızasına” ilişkin savunması da hakkın kötüye kullanılması kapsamında telakki edilmiştir. Getirtilen tedavi kayıtlarına göre eş ...’in hastalığı 2012 yılında başlamıştır. Kredi sözleşmeleri ise 2013 tarihlidir. Demek ki... eşinin durumunu bile bile bankaya getirip sözleşmeye imza attırmış ve durumu banka görevlilerinden gizlemiştir. Şimdi bu savunmaya sığınması dürüstlük kuralına aykırıdır. Üstelik ... yakın zamana kadar da vesayet altına alınmış değildir. Yani kredi sözleşmesi ve kredi kullandırılması aşamasında kısıtlanmamıştır. Temyiz kudretini engelleyen bir durum varsa ve bu durum ilk bakışta anlaşılamıyorsa, durumun karşı tarafa izah edilip uyarılması beklenir. Alzheimer hastalığı yavaş gelişen bir hastalıktır. Kredi sözleşmesi imzalanırken ne seviyede olduğunu eşinin bilmesi gerekir.

Bankacı bilirkişi banka kayıtlarını da inceledikten sonra hazırladığı 29.04.2019 tarihli raporunda kredi sözleşmeleri ve buna bağlı olarak alınan ipoteğe ilişkin bilgi verdikten sonra şirkete kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığını, ayrıca çek yaprakları için gayri nakdi kredi kullandırıldığını açıklamıştır. Kredi hesabı 22.11.2016 tarihli ihtarla kat edilmiş, tebliğler tamamlandığı için 26.11.2016 tarihi tüm borçlular için temerrüt tarihi olarak belirlenmiştir. Raporda müteselsil kefillerin sorumluluk sınırı da gösterilmiş, her bir kredi için ayrı ayrı hesaplama yapılmıştır. ...’in kefalet sorumluluğu 750.000.TL ile sınırlıdır. Üstelik çek garanti bedellerinden sorumlu olmamalıdır. Diğer kefillerin kefalet sınırı 2.350.000.TL olup borcun altında kaldığından bakiye borcun tamamından sorumlu olacaklardır. Bilirkişi hesabına göre hesap kat tarihi itibariyle ... Otomotiv Ltd. Şti, ...ve ...’ün 968.466,99.TL asıl alacak, 1.470.TL çek garanti bedeli, 140.403,41.TL işlemiş faiz ve 7.020,16.TL BSMV olmak üzere toplam 1.117.360,56.TL borcu bulunmaktadır. Bu miktar davacının talebinden fazladır. O halde temlik tarihi itibariyle temlik miktarı hukuka uygundur. ...’in kefalet sınırı 750.000.TL olduğundan asıl alacak miktarı bu sınırı aşamayacağından toplam borç 897.423,57.TL olur. O halde... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ancak bu durum davacının temlik aldığı ipotekten kaynaklanan sorumluluğu sınırlandırmaz. Yukarıdaki izahat çerçevesinde dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Davanın... yönünden kısmen, diğer davalılar yönünden taleple bağlı kalınarak kabulü ile Bursa 6.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı takip dosyasına davalı-borçlular ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., ...ve ... tarafından yapılan itirazın tamamen, ...tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, Takibin davalılar ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., ...ve ... yönünden takipteki miktarlar üzerinden devamına, Bu borçlular yönünden borcun 49.797,20 TL lik kısmı için %28,8 oranında bakiye kısmı için %72 temerrüt faizi uygulanmasına, Takibin Davalı... yönünden 750.000 TL asıl alacak , 141.403,41 TL işlemiş faiz , 7.020,16 BSMV olmak üzere toplam 897.423,57 TL üzerinden devamına, Bu borçlu yönünden borcun 49.797,20 TL lik kısmı için %28,8 oranında bakiye kısmı için %72 temerrüt faizi uygulanmasına, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu ve alacağın belirlenebilir bulunduğu nazara alınarak gerekçeli kararda detayları gösterileceği üzere davalı borçluların hüküm altına alınan asıl alacakların %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine Alınması gereken 8.61.303-TL harçtan peşin yatırılan 12.122,78-TL ve icra takibi sırasında yatırılan 5.018,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.066,40-TL harcın davalıya tamamlattırılmasına,

Davacı tarafça yapılan 928,60-TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 830,25-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekili lehine kabul edilen miktar üzerinden takdir olunan 49.846-TL ücret-i vekaletin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden davalı vekili lehine takdir olunan 11.256TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 12.122,78-TL harç ile icra takibinde yatırılan 5.018,75-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı. 09/10/2019 İş bu kararın gerekçesi 09/10/2019 tarihinde yazılmıştır. Başkan ....

(e-imzalıdır)

Üye .....

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ..

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.83
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.