Esas No
E. 2009/7758
Karar No
K. 2010/5892
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2009/7758 E.  ,  2010/5892 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... tarafından, davalı C. ... Tok aleyhine 15/11/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2.Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; maddi tazminat istemi ise reddedilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı, aynı Üniversite'de danışmanı ve öğretim üyesi olan davalının, kendisine yönelik olarak; “hain”, “ben sana göstereceğim” biçiminde sözler söyleyip tehdit ettiğini belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.

Davalı ise, 20 yıllık çalışma yaşamında kimseye aşağılayıcı ve saygısızca davranmadığını, şimdiye kadar davacı ile birlikte yetiştirdiği 11 lisansüstü öğrenciden hiçbirisi ile davacı ile aralarındaki sorunu yaşamadığını, 2002 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde göreve başladıktan sonra Ege Üniversitesi'nden lisans öğrencisi olan davacının önce yüksek lisansa daha sonra da araştırma görevlisi kadrosuna alınmasını sağladığını, deneyimsiz olup olgunlaşmasını beklediği davacının kişiliğinde birçok olumsuzluk yaşatmasına rağmen devamlı olumlu telkinlerde bulunup yaptığı çalışmalarda ekibin parçası olmasını sağladığını, dava dilekçesinde yöneltilenlerin suç atma niteliğinde olduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, dava dilekçesinde iddia edilen hakaret eylemin tanığının bulunmadığı, yaşanan huzursuzluklarda davacının bir katılımının olmadığı benimsenerek Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince indirim yapılması gerekmediği, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davacı yararına manevi tazminatın takdir edilmiş; maddi tazminat istemi ise, idare mahkemesinde açılan davalar nedeniyle idari yargı kararında geçen giderlerden fazla gider yaptığının belgelenemediği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir.

Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Dava konusu olayda; taraflar arasında öncelikli özen görevinin davacıya ait olması, aralarında karşılıklı saygıya dayalı akademik eğitim ilişkisi bulunması, dava konusu olayın gelişimi, davacıya söylenen sözlerin niteliği ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 3.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 1.500,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…3.000…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…1.500,00…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu benidinin ilk paragrafında yer alan “…67,5…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…13,50…” sayı dizisinin yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.