10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/14696 E. , 2023/10911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile bir kısım sigortalılık süresinin fiili olmaması nedeniyle iptali ve buna göre giderek yaşlılık aylığının kesilmesi va borç tahakkukunun iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların iadesi ile kuruma borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılardan Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... sicil sayılı iş yeri dosyasında işlem gören ...'a ait bina inşaat iş yerinden 03.10.2007-02.12.2007 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının fiili olmadığından bahisle iptali üzerine Kurumca emekli aylığınında iptal edildiğini, yaşlılık aylığının iptal edilmesi nedeniyle müvekkiline toplam 56,112,34-TL borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından söz konusu borca karşılık olarak ödemeler yapıldığını, Kurum işleminin hukuka ve yasalara aykırı olduğunu beyanla; müvekkilinin 03.10.2007 - 02.12.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olduğunun tespitine, müvekkilinin sigortalılık hizmetlerinin ve emekli aylığının iptaline ilişkin Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 26.01.2016 tarihli ve 1.529.833 sayılı Kurum işleminin iptaline, aylığın iptali sebebiyle yersiz ödeme adı altında tahakkuk ettirilen (19.02.2016 tarihi itibarıyla) 56.112,34-TL borç sebebiyle müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespitine, aylığın kesildiği tarih ile yeniden bağlandığı 2016 yılı Nisan ayı arasında ödenmeyen aylıklarının ayrı ayrı ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline, müvekkilinin borca karşılık olarak ödemiş olduğu 6.300,00-TL ile müvekkilinin aylıklarından her ay yapılan kesintilerin ve dava tarihinden sonra yapılacak ödemelerin ayrı ayrı ödeme ve kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddi gerektiğini, davacı tarafın yersiz ödemeden kaynaklı kurum alacağı sebebiyle menfi tespit ve istirdat talebinde bulunduğunu, bu taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının kuruma olan borcunu kurumla anlaşarak yapılandırdığını, dolayısıyla istirdat talebinin yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davacının talebinin yasal hükümler gereği zamanaşımına uğradığını, Kurumun işlemlerinin 5510 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum müfettişinin 25.12.2015 tarihli durum tespit raporunda; dahili davalı ...'un ifadesinde, 1997 yılında belediyeden alınan ruhsata istinaden binanın bodrum kat mesken ve bodrum kat müştemilat kısımlarını yaptığını, bodrum kat- mesken (58 m2) kısmı için ilişiksizlik belgesi aldığını, sonrasında binanın kalan kısımlarını yapmak için belediyeden 2002 yılı içerisinde yenileme ruhsatı aldığını ve binayı tespit edilen haliyle 2002 yılının Kasım ayından itibaren 3 aylık çalışma ile bitirdiğini, 2007 ve 2008 yıllarında binada herhangi bir inşaat faaliyeti gerçekleştirmediğini beyan ettiği, dahili davalının beyan etmiş olduğu bu hususların haricinde ne yapılan yazışmalardan ne alınan ifadelerden ne de yapılan durum tespitinden herhangi bir başkaca tespitte bulunulamadığından ve bina için 2002 yılından sonra alınmış olan başkaca bir ruhsata da ilgili Belediye arşivlerinde rastlanılmadığının, belediyenin yazısından anlaşılmasından dolayı, binanın yapımına belediyeden alınan 12.09.1997 tarihli ruhsata istinaden başlandığı, yine bu ruhsata istinaden binanın bodrum kat-mesken (58,80 m2) ve bodrum kat müştemilat kısımlarının ruhsata uygun olarak 30.11.1998 tarihinde bitirildiği, bu kısmın ilişiksizliğinin ve yapı kullanma izin belgesinin alındığı, sonrasında binanın kalan kısımlarının yapımına devam edebilmek için belediyeden 25.09.2002 tarihinde yenileme ruhsatı alındığı, bu ruhsata istinaden binanın kalan kısımlarının yapımına 01.11.2002 yılında başlandığı ve bu şekilde sürekli olarak 3 işçi çalıştırılarak binanın bodrum kat-mesken 125,50 m2 (İlk ruhsattaki müştemilat kısım mesken kısma dahil edilerek meskene çevriliyor ve fazladan yine
12.15 m2 mesken kısım yapılıyor), bodrum kat-müştemilat 33,30 m2, zemin kat-mesken 158,80 m2 olacak şekilde yeni yapı ve yenileme ruhsatlarına aykırı olarak inşaa edildiği ve yapımının tespit edilen şekli ile %64 oranında tamamlandığı, 31.01-2003 tarihinden sonra binada herhangi bir inşaat faaliyeti gerçekleştirilmediği, yenileme ruhsatından sonra binanın tespit edilen büyüklüğü ile %46 oranında yapıldığı belirtilmiştir.
Belirtilen tespitler karşısında, davacının iptal edilen sigortalılık hizmet bildirimlerinin yapıldığı anlaşılan 03.10.2007-02.12.2007 tarihleri arasında dahili davalıya ait binada davacının çalışmasını gerektirecek bir çalışmanın bulunduğu tespit edilememiştir. Buna göre davacının iptal edilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığı hiçbir şüpheye ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilememiştir. Buradan hareketle davacının iptal edilen sigortalılık hizmetleri olmaksızın tahsis talep tarihi itibarıyla veya devamında yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını sağlayıp sağlamadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Davacının yaşlılık aylığının iptali üzerine sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetlerinin tüm sigorta kollarına tabi hizmetlere dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca dosyaya sunulan mukteza tablolarının arasında çelişki olduğu saptanmakla bu hususa ilişkin olarak Kurumdan bilgi istenmesi üzerine Kurum tarafından yapılan çalışma sonrasında davacının kayıtlı bulunan hizmetleri ile söz konusu kayıtlara dayanak oluşturan belgeler karşılaştırılmak üzere kayıtlı hizmetleri kesin olarak tespit edilmiştir. Buna göre 25.05.1960 doğum tarihli olan davacı erkek sigortalının 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılık hizmetlerinin başladığı 01.06.1987 tarihinden, askerlik borçlanma süresi olan 600 gün süreyle geriye gidildiğinde tespit edilen 01.10.1985 tarihinden itibaren işlemeye başlamış olan sigortalılık süresinin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 81 inci maddesinin B bendinde öngörülen 23.05.2002 tarihi itibarıyla 16 yıl 8 ay 22 gün olduğu göz önüne alındığında söz konusu sürenin 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olması sebebiyle anılan Yasa maddesinin (f) bendi gereğince davacının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için 25 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurması ve en az 5300 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunması şarttır. Buradan hareketle davacının tahsis talep tarihi olan 20.10.2011 tarihi itibarıyla 26 yıl sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurduğu anlaşılmakta ise de prim ödeme gün sayısı toplamının 5286 olduğu göz önüne alındığında tahsis talep tarihi itibarıyla prim ödeme gün sayısı koşulu oluşmamıştır. Bu itibarla davacının başlangıç tarihi itibarıyla aylığının iptaline ilişkin kurum işleminde bir hata yoktur. Buna göre, davanın kısmen kabulü ile, davacının, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün ... sıra numaralı dosyasında işlem gören dahili davalı ...'a ait "bina inşaatı" işyerinden bildirilen 03.10.2007-02.12.2007 tarihleri arasındaki sigortalılık hizmetlerinin fiili olduğunun tespiti talebinin reddine, davacının sigortalılık hizmetlerinin ve 20.10.2011 tarihli tahsis talebine dayanılarak 2/5650297 tahsis numarasıyla 01.11.2011 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 26.01.2016 tarihli ve 1.529.833 sayılı yazısıyla tesis edilen kurum işleminin iptali talebinin reddine, davacının, yaşlılık aylığının iptal edilmesi sebebiyle tahakkuk ettirilen ve kendisine ödenen aylıklardan oluşan 47.284,16-TL borç aslı ve 8.828,18-TL faizi (19.02.2016 tarihi itibarıyla) olmak üzere toplam 56.112,34-TL yersiz ödeme borcu sebebiyle davalı SGK'ya borçlu olmadığının tespitine, davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasının gerektiği tespit edilen 01/01/2013 tarihinden yaşlılık aylığının yeniden bağlandığı 01.03.2016 tarihine kadar geçen sürede hak kazandığı aylıklarının, her bir aylık yönünden aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalı SGK tarafından davacının sigortalılık hizmetlerinin iptali sebebiyle, aylık bağlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptali üzerine, aylıklarının ve sağlık harcamalarının yersiz olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen borca karşılık olarak yapılan tahsilatın, aylık ödemelerinden oluşan borca karşılık fazla tahsil edilen 49.182,59-TL ve sağlık harcamalarından oluşan borca karşılık fazla tahsil edilen 341,01-TL olmak üzere toplam 49.523,60-TL'sinin dava tarihi olan 24.06.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile birlikte davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iddialarının yargılama aşamasında kanıtlandığını, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu, davanın kısmen kabul kararının kabul edilemeyeceğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, Kurumca iptal edilen hizmet akdine tabi zorunlu sigortalılık hizmet bildirimlerinin fiili çalışmaya dayandığının tespiti, hizmetlerin ve aylık bağlama koşulları oluşmadığından bahisle yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, aylık ödemelerinin yersiz olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen borç sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti, birikmiş aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi ve borca karşılık olarak yapılan ödemeler ile aylıklardan yapılan kesintilerin işletilecek faizleriyle birlikte geri ödenmesi taleplerine ilişkindir.
Denetim raporu içeriği, Kurum kayıtları, Merkezefendi Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü yazı cevabı, davacının çalıştığı iddia edilen binada tesis edilen abonelik işlemlerinin başlangıç tarihleri ve alınan kamu tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının iptal edilen sigortalılık hizmet bildirimlerinin yapıldığı anlaşılan 03.10.2007 - 02.12.2007 tarihleri arasında dahili davalıya ait binada davacının çalışmasını gerektirecek bir çalışmanın bulunmadığı açıktır. Bu nedenle, davacının iptal edilen sigortalılığına ilişkin Kurum işlemleri mevzuata uygundur.
Davacının Kurumca iptal edilen sigortalılık hizmetleri olmaksızın tahsis talep tarihi itibariyle veya devamında yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını sağlayıp sağlamadığına ilişkin yapılan değerlendirmede; davacının 2011 yılı sonrasına rastlayan 04.12.2012- 17.12.2012 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanunun 4/1-a bendine tabi sigortalılık hizmetleri de eklendiğinde davacının, 17.12.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığından yararlanmaya hak kazanmış olduğu, belirtilen tarihi takip eden aybaşı olan 01.01.2013 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlanması gerekeceği açıktır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir hata görülmemiştir. Davacıya geri ödenmesi gereken fazla ödemelerin tutarı doğru olarak tespit edilmiştir.
Tüm tespit ve değerlendirmeler karşısında; davacının davalı Kurumca tahakkuk ettirilen yersiz ödeme borcu sebebiyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacıya 01.03.2016 tarihinden başlayarak tekrar yaşlılık aylığı bağlandığı gözetilmek suretiyle aylık bağlanmasına hak kazandığı tespit edilen 01.01.2013 tarihinden yeniden aylık bağlanan 01.03.2016 tarihine kadar geçen sürede hak kazandığı aylıklarının her bir aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin birikmiş aylık talebinin reddine, bilirkişi raporunda tespit edilen fazla ödeme tutarlarının davalı Kurum yönünden temerrüt olgusunun gerçekleştiği dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının sigortalılık hizmetlerinin fiili olduğunun tespiti ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali taleplerinin ise reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı yerindedir.
Açıklamalar itibariyle; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili ile birlikte davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle, davasındaki taleplerinin tam olarak karşılanmadığını, buna göre kısmen kabule dair verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, davacının 04.07.2014 tarihinde geçirdiğini iddia ettiği kazaya ilişkin olarak, belirtilen tarihte sigortalı hizmetinin bulunmaması sebebiyle, Kurum Denetmenlerince yapılan tahkikat neticesi düzenlenen 27.04.2015 tarih, YD/2015-54 sayılı raporu düzenlenmiş ve İş yerindeki çalışmalarını ispat edecek herhangi bir resmi bilgi ve belgenin bulunmaması sebebiyle işlem yapılamadığını, davacının iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında bir kısım sigortalılık süresinin fiili olmaması nedeniyle iptali ve buna göre giderek yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç tahakkukunun iptali, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların iadesi ile kuruma borçlu olunmayan tutarın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 96 ncı maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.6100 sayılı HMK’nın 26 ncı maddesi uyarınca; "Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Hükmü mevcut olup aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
2.Eldeki dava ise davacının isteminin Denizli Sosyal Güvenlik Kurumu il Müdürlüğü'nün ... sicil sayılı dosyasında işlem gören ...'a ait bina inşaatı işyerinden 03.10.2007-02.12.2007 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının fiili olduğunun tespiti, Müvekkilin ... sicil sayılı işyerinden bildirilen hizmetlerini ve dolayısiyle emekli aylığını iptal eden 26.01.2016 tarih 1528833 sayılı kurum işleminin iptali yaşlılık aylığının iptal edilmesi nedeniyle adına yersiz ödeme olarak tahakkuk ettirilen toplam 56.112,34.-TL (19.02.2016 tarihine kadar hesaplanmış faizi ile birlikte ) den dolayı davalı kuruma borcu bulunmadığının tespiti, yaşlılık aylığının kesildiği tarih ile yeniden bağlandığı 2016 yılı Nisan ayı arasındaki ödenmeyen aylıklarının aylık ödeme tarihlerinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ve davacının peşin ödemiş olduğu 6.300,00.-TLnin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına yöneldiği dikkate alınmalı ve davacının tüm istemleri bakımından yapılacak irdeleme ile sadece istem konuları ile ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken talebin dışına çıkılarak infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.