Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 27/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ... tarihinde ...TL bedelle satın alınan ...marka ...Model çekicinin satın alındıktan kısa bir süre sonra arıza yaptığını ve aracın tamir amacıyla servise götürüldüğünü, aracın tamir süresince müvekkilinin ticari amaçlı aldığı çekici cinsi aracın ...gün kullanamadığını, aracın ...gün çalışması halinde günlük yaklaşık olarak ...TL gelir elde edecek iken, araçta bulunan mevcut ayıp nedeniyle müvekkilinin bu gelirden mahrum kaldığına ve maddi zarara uğradığını, zararın davalılar tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek ve harca esas değeri ...TL göstererek müvekkili tarafından satın alınan ticari nitelikteki aracın ...gün boyunca çalışmadığı/gelir elde edemediği göz önüne alınarak yoksun kalınan kazancın ve bu araç için çalıştırılan şöfor/işçi için ödenen ve harcanan bedellerin bilirkişi aracılığı ile hesaplanarak aracın servise götürülme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde, dava şartı arabuluculuğa başvuru yapılmadan dava açıldığını beyan ederek usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Davanın ilk olarak ...tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemelerine hitaben açıldığı, Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve ... E.-...K. Sayılı ilamı ile, aracın ticari amaçlı satın alındığından bahisle uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkememize görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin süresinde gönderme talebine üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. Dava, davacı tarafından satın alınan ve çekici amaçlı kullanıldığı iddia edilen aracın ayıplı olduğundan bahisle aracın onarım için serviste kaldığı süre boyunca yoksun kalınan kar ile aracın şöforü için ödenen ücret ve yapılan diğer masrafların davalılardan tahsili istemine ilişkindir. ...tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmesinin zorunlu olduğu, son tutanak eklenmediği takdirde 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın mahkemeye sunulmasının istenilebileceği, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür.

Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin m. 7(2) hükmünde, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nispi) avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlendiğinden, dava değerinin ...TL olduğu da gözetilerek ...TL maktu vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ...TL harcın, başlangıçta yatırılan ...TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan ...TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirmesi ve red sebeninin ortak olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalılara verilmesine,

5.Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı tarafın yokluğunda, davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.