4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/9961
- Karar No
- 2010/6303
- Karar Tarihi
- 27.05.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2009/9961 E. , 2010/6303 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne izafeten Maliye Hazinesi aleyhine 04/02/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 24/06/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/02/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Öteki temyiz itirazına gelince; dava, kaçakçılıkta kullanıldığı gerekçesiyle el konulan araçlarda meydana gelen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı idare tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, kaçakçılık suçunda kullanıldığı gerekçesiyle el konulan araçlarının davalıya ait sundurmaya çekildiğini, ceza mahkemesinde yargılanan ilgili kişilerin beraet ettiğini ve araçların geri verilmesine karar verildiğini; ancak, araçların kullanılamaz durumda olduğunu belirterek, uğradıkları maddi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise; olaya, davacıların kaçakçılık kuşkusu oluşturacak eylemleri ile yol açtıklarını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, araçlarda yakalanan motorinin TSE ölçüm değerlerine (standartlarına) uygun olması nedeniyle davacıların olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, hak ve adalete uygun bir indirim yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre; bir ihbar üzerine davacılara ait araçlarda yüklü bulunan mazotun fatura ve gönderme belgesi (irsaliye) gibi belgelerinin bulunmaması nedeniyle araçlara ve mazota jandarma tarafından el konularak araçlar davalıya ait sundurmaya konulmuş; ilgili kişilerin yargılandığı ceza mahkemesince mazotun TSE'ye uygun olduğu belirlenerek beraat kararı verilmiş; kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nce zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına, kaçak olmadığı anlaşılan mazot ile taşındığı araçların geri verilmesine karar verilmiştir.
Araçlarında yüklü bulunan mazotun kaçak olmadığına ilişkin fatura, gönderme belgesi ve benzeri belgeleri bulundurup jandarma görevlilerine sunmayan davacılar, araçlarına el konulmasında bölüşük kusurlu olup yerel mahkemenin davacıların kusuru olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir.
Yerel mahkemece, davacıların bölüşük kusuru gözetilerek, hesaplanan 37.341,31 TL ve 9.250,00 TL maddi tazminattan davalı yararına uygun bir tutarda indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 25.000,00 TL ve 6.000,00 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.