8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/16837 E. , 2024/1702 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddine gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.10.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli kararıyla sanığın eyleminin yalnızca basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu oluşturduğundan bahisle 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3.Kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulmasının ve seçenek yaptırımların uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1.Dava konusu olay; sanığın başkalarının erişimine açık olup 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen "basın yayın yolu" olarak kabul edilen "Tiktok" isimli sosyal paylaşım uygulamasında "ulan şu benim videoma yorum yapan faşist kö**kler o kadar delikanlısınız ki ancak delikanlılığınızı klavyede gösterirsizin, tamam mı oğlum biz kürdüz, ne biz türk olduk ne de siz mutlu olacaksınız, inadına kürdün inadına .... liyim ve de inadına .... lıyım zoruna gidenin b**** gi**** tamam mı semtim de belli İstanbul Bağcılar ssıkıntısı olan gelir ha kaşınıyorsanız elbette bulurum sizi" şeklinde paşlaşım yapmak suretiyle atılı halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Sanık savunmasında; kendisine hakaret edenlere sinirlenerek videoyu kendisinin paylaştığını kabul etmiştir.
3.Mahkemesince sanığın eylemi basın yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyeten ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı Kanunun 216 ncı maddesinin birinci fıkrası "Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üc yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Sanığın "olay ve olgular" bölümünde alıntılanan paylaşımının bir çok kullanıcı tarafından da paylaşıldığı ve paylaşımın içeriği incelendiğinde "sıkıntısı olan gelir ha kaşınıyorsanız elbette bulurum sizi, tamam mı oğlum biz kürdüz, ne biz türk olduk ne de siz mutlu olacaksınız." şeklindeki sözlerle Kürt ırkından olmayanların tahrik edildiği; söz konusu paylaşım nedeniyle hakaret içerikli çokça paylaşıma neden olunduğu ve sanığa sanal ortamda çok sayıda kişi tarafından cevaplar verildiği cihetle sanığın eylemiyle açık ve yakın tehlike unsurunun da oluştuğu anlaşıldığından; sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanık müdafiinin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının ve seçenek yaptırımların uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın atılı suçu terörle mücadelenin yoğun olduğu dönemde işlemesi, adli sicil kaydında benzer suçlardan mahkumiyetlerinin bulunması ve terör örgütü propagandası suçu nedeniyle mükerrir olması hususları birlikte gözetildiğinde, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininde isabetsizlik görülmemiştir. Hükmolunan cezanın 2 yılın üzerinde olması ve sanığın mükerir olması yasal engel oluşturduğundan seçenek yaptırımlarının uygulanmamasında da isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarihli kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.