Esas No
E. 2022/3801
Karar No
K. 2024/1747
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2022/3801 E.  ,  2024/1747 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1837 E., 2021/811 K.
SUÇ: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafi ve katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası, kasten yaralama suçundan 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

3.Sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin aynı anda işlediği mağdura karşı cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu anlaşıldığından, açılan bu dava yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına kesin olarak; sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz istemi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden delillerin değerlendirilmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, gerekçe gösterilmeksizin karar verildiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz istemi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen cezanın yetersiz olduğuna, bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın eşi olan mağduru eve gitmek istemesine rağmen rızası dışında gitmek istemediği yere götürerek araçtan ayrılmasına izin vermediği, araç içerisinde iken yumrukla darp ettiği, sanığın üzerine atılı suçu bu haliyle işlediği iddiasına ilişkindir.

2.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

3.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kurulan hükümde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2019/1837 Esas, 2021/811 Karar sayılı kararında sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog