9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/13631 E. , 2024/1177 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/179 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanunun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükme takdiri indirim maddesinin eklenmesi ile hükmün üç numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine ''Sanığın adli sicil kaydına göre daha önce suç işlemediği ve verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri sanık lehine takdiri indirim sebebi kabul edildiğinden 5237 Sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 16 YIL 8 AY CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2022/135 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanın temyizi üzerine Dairemizin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/10160 Esas, 2022/8321 Karar sayılı kararı ile " ilk derece mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekline ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak söz konusu maddenin tatbikinin gerekip gerekmediği hususunda karar verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğundan bahisle anılan maddenin tatbiki suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi," nedeniyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin iki ile dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/1738 Esas, 2023/265 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmına uyularak sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılanın istinaf başvurularının kabulüyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle, Mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sunulan delillerin kararda tartışılmadığına ve mahkumiyet hükmünün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Özetle, takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, daha da üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, suç vasfının tayininde hata yapıldığına ve sanık hakkındaki hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/1738 Esas, 2023/265 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi. ...