4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili , davacı bankanın Antalya ...İcra Dairesi'nin ... esas numaralı dosyada borçluya ait ... plakalı ... araca haciz koyduğundan, davalının ise Antalya ...İcra Dairesinin ... esas numaralı dosyasında aynı araca haciz koyduğundan ve gizlice satışa çıkardığından, ... de bu aracın davalıya ihale edildiğinden, ihalenin kesinleştirilerek davalı adına tescil de yapıldığından, ancak davacının ihalenin feshi için Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtığından ve ihalenin de fesh olduğundan, ihale fesh olmakla aracın davalı adına oluşan tescilinin yolsuz hale geldiğinden, davalının bu aracı da elden çıkardığından, böylece sebepsizce zenginleştiğinden söz ederek davalı adına oluşan araç tescil kaydının iptaline, aracın takip borçlusu adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşme kurallarına göre, fazla hakları saklı kalmak kaydı ile 12.000-TL nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; davalı vekili İİK.'da öngörülen prosedürlere göre ihaleye iştirak edilerek aracın alındığından söz ederek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, ilk önce, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... esasına açılmış olup, mahkemece ... tarihli, ... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Hüküm, 16/11/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili, 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. Talep süresindedir ve usuli bir sorun yoktur. Dava, fesh edilen ihale ile alınan aracın borçlu adına tescili ya da bedelinin tazmini istemidir.
Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s.
303.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,
TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren sözleşmeler, her ne kadar TTK m. 19/2 uyarınca diğer taraf için de ticari sayılırsa da, bu durum TTK m. 4/1'e göre davanın, nispi ticari dava sayılmasını gerektirmez.(ARKAN, SABİH., Ticari İşletme Hukuku, 25. Baskı, Ankara 2019, s.115) Yani, TTK m. 19/2 hükmüne dayanarak, davaya ticari dava nitelemesi yapılamaz.
Somut dosyaya bakıldığında; Asliye Hukuk mahkemesince; "..Hem davacı bankanın hem de davalı ticaret şirketinin tacir sıfatına haiz oldukları duraksamadan uzaktır. Banka ticari faaliyeti nedeni ile alacağını tahsil etmek için takibe girişmiş, davalı da yine ticari faaliyeti çerçevesinde ihaleye iştirak etmiştir. Yani uyuşmazlık, her iki yanın da ticari işletmesi ile ilgilidir. 6102 sayılı TTK.'nun 4/1 madde ve fıkrasına göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır ve ticaret mahkemelerinde görülmeleri gerekir...." şeklindeki gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir. Taraflar tacirdir ancak uyuşmazlık her iki tarafın birbirleriyle olan bir ticari ilişkisi nedeniyle gerçekleşmemiştir. Tarafların birbirleri ile bağı yoktur. Taraflar, ayrı ayrı alacaklı oldukları farklı icra dosyaları nedeniyle yaptıkları takiplerde, borçlu adına kayıtlı .. plakalı aracın haczi sonunda ortaya çıkan durumlar nedeni ile iş bu dava taraflar arasında görülmektedir. Davacının, davalı ile bankacılık faaliyeti nedeniyle bir uyuşmazlık içinde olmadığı da anlaşılmaktadır. Tarafların tacir olduğundan bahisle, görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir. Ticari işletmeleri ile ilgili farklı icra dosyalarına dayanak işlemler var ise de ticaret mahkemesinde görülmesi için taraflar arasında ticari ilişkinin de mevcut olması gerekir. Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkememizin görevsiz olduğu, Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/ Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1.Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2.Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına
3.Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4.Mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleşir ise olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından dosyanın re'sen Antalya Bölge Adliye Mahkemesine yargı yeri belirlenmesi için gönderilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)