Esas No
E. 2023/205
Karar No
K. 2023/205
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
T. C. ANKARA 3.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/205 Esas - 2024/40

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/205
KARAR NO: 2024/40
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2023
KARAR TARİHİ: 01/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/02/2024

TALEP

Davacı vekili 15/04/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle:

Davalı tarafın, müvekkili adına tescilli olan ... sicil numaralı ... markası ile iltibas yaratacak şekilde birebir benzerlik oluşturan ... VE ... ... markalarını kullandığını, davalının bu kullanımlarının müvekkili markalarına tecavüz teşkil ettiğini, bunun üzerine davalı tarafa .... Noterliği kanalı ile 23.09.2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ancak buna rağmen davalı yanın kullanımlarını sürdürdüğünü ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'ini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Müvekkilinin "...." adresli internet sitesinde .... taş blok isimlerinin bulunduğunu, dava dilekçesinde ... kısma değinilmiş olup ... VE ... ... isimlerinin kullanılmasının sebebinin, bu mermerlerin temin edildiği ... ilinde faal ... ... A.Ş. maden ocağından çıkarılan mermer ve traverten 2. kalite bloklara üretici firma tarafından verilmiş olması olduğunu, bu isimlerin tamamen dava dışı firmanın adlandırmasından kaynaklı olduğunu, davacı yanın ... markası ile ... ve ... ... kelimelerinin yazılışı ile okunuşu aynı olmayan bu ibarenin bütünüyle ... olan ve yazıldığı gibi okunan kelimelerle mermer sektöründe karıştırılma ihtimali olmadığını, dava dışı firmanın 2018 yılından beri bu isimle ürün üreterek sattığını, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik olmadığını, davacının iddialarını ispatlar deliller sunmadığını, dava dışı ...

... A.Ş.'nin kendi ürünlerine koyduğu isimlerle bu blok taşları satmasının herhangi bir iltibas ve ihlal oluşturmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Davanın, tescilli marka hakkına dayalı tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinden ibaret olduğu anlaşıldı.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, tasarım konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının tescilli marka hakkına tecavüzün tespit edilmesine, önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri şu şekildedir: Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları Madde 7 (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Davacıya ait ... sayılı "..." ibareli markanın 19, 35, 37 sınıflardaki; "19.sınıf: Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları.

35.sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergive fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)

37.sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri." mal ve hizmetleri bakımından 28/06/2022 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.

Davalı yan eylemlerinin, davacı adına tescilli marka kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği hususunun tespiti gerekmektedir.

Davalı tarafın “...” ve “... ...” adı altında tanıtım ve satışını yaptığı ürünler mermer taşlarına ilişkin olup bu mal grubunun davacı yan tescilli markalarında 19. Sınıfta yer alan mallar ve bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıfta tescilli satış hizmetleri ile aynı ya da benzer nitelikte oldukları anlaşılmıştır.

Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Kural bu olmakla birlikte tüketici kitlesinin niteliğinin her somut olayda ayrıca ele alınması gerekmekte olup tüketicinin dikkat ve özen düzeyi de her mal ve hizmet grubu bakımından farklılaşmaktadır. Bu çerçevede benzerliği tespit olunan söz konusu mermer malları yönünden ilgili tüketici grubunun genel olarak inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren kişiler olarak değerlendirilebilecekleri, bununla birlikte herhangi bir son kullanıcının da yine tür mallardan özellikle ev veya işyerlerinin restorasyonu aşamasında kimi zaman doğrudan kendi araştırmaları kimi zaman da yine sektördeki aktörlerin yönlendirmeleri sonucunda satın alabileceği, ancak bu durumda da yine asgari bir bilgilendirme ile tercihlerini somutlaştırdığı, dolayısıyla ilgili tüketici grubunun alelade bir tüketici dikkatiyle hareket eden kimseler olarak değerlendirilemeyecekleri görüş ve kanaatlerine varılmıştır.

Davacı adına tescilli marka "..." şeklinde sözcük markası olup, ... bir kelime olmadığı gibi bilinen somut bir anlamı da tespit edilememiştir. Anılan kelimenin yazımına en uygun şekilde “...” şeklinde telaffuzu öncelikli olacağı gibi kelimenin “...” şeklinde de telaffuz edilmesi ... bir sözcük gibi algılanması halinde ihtimal dahilindedir. Ancak ortalama bir tüketicinin, anlamını yerleşik olarak bilmediği yabancı kelimeler yönünden kelimeleri yazımından farklı bir şekilde telaffuz etme eğilimi genel olarak yoktur. Zira yabancı dile aşinalığı olmayan tüketici yazımından farklı okunan harflerin hangisi olduğunu ve ne şekilde telaffuzunu değişeceği konusunda bilgi sahibi olmaz. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda “...” kelimesinin ... yazımının da esasen “...” şeklinde olduğu, bu yazımında dava konusu dayanak yapılan markadan bu bağlamda “...” harflerindeki farklıktan ötürü nispeten farklı olduğu görülmektedir. Sair yabancı dillerde “...” kelimesinin “...” sözcüğünün karşılığı olarak kullanılıp kullanılmaması ise ülkemiz tüketicisi açısından esasen doğrudan bir algı zaten yaratmayacaktır.

Davalı tarafın web sitesindeki kullanımlarda doğrudan ..., günlük hayatta kullanımı bulunan ve anlamlı “...” kelimesinin yer aldığı görülmüştür. “...” sözlük anlamı olarak “Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç” (kaynak: ... sözlük) anlamındadır. Ülkemizde de tüketici tarafından bilinen bir bitki türü olduğu gibi yine kişi ismi olarak da kullanılan bir kelimedir.

Bu tespitler çerçevesinde taraf markaları karşılaştırıldığında davacı yanın “...” şeklindeki markası ile “...” kelimesinin “...” başlangıç seslerini ve “a” bitiş sesini ortak olarak taşıdıkları, bu anlamda başlangıç seslerinin benzer olduğu, bununla birlikte davacı markasının toplum nezdinde anlamı bilinmeyen bir sözcük olduğu, bu algıya bağlı olarak telaffuzunun da yazımına en uygun şekilde “...” şeklinde olacağı, halbuki davalı taraf fiili kullanımındaki markanın somut anlamlı ve doğrudan “...” şeklinde telaffuz edileceği, dolayısıyla kelimelerin telaffuzları açısından da nispeten farklılaştıkları, ancak esas olanın kelimeler arasında kavramsal bir bağlantının kurulmasının, ilgili tüketici grubu nezdinde mümkün olmaması olduğu, tüketicinin “...” şeklindeki bir kelimeyi doğrudan yabancı bir sözcük markası olarak algılayacağı, bu hususların bütün olarak işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin önüne geçecek olduğu değerlendirilmektedir. Öte yandan; davalının kullanımının renk tasvirine yönelik olup, faaliyet gösterdiği iş alanında grinin tonunu belirtme amaçlı kullanım olduğu anlaşılmıştır. Yapılan araştırmada, ... çiçeğinin beyaza yakın bir renkte tonunun olduğu görülmüştür. Dolayısıyla açık ... rengi tasvir etme amaçlı ve ... yazım şekli benimsenerek gerçekleştirilen davalı kullanımın marka hakkının ihlali oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.

Markaların görsel, işitsel ve kavramsal özelliklerinin tamamı gözetilerek bütünsel anlamda bıraktığı nihai intiba üzerinden bir değerlendirme yapılması gerekmekte salt markaların ortak kelimeler/harf dizilimleri taşıyor olmaları nedeniyle işaretlerin her durumda karıştırılabilecek düzeyde benzer olarak görülmeleri doğru ve isabetli bir değerlendirme biçimi olmayacaktır.

Dava konusu marka, davalı taraf kullanımlarından farklı şekilde yabancı ve anlamı bilinmeyen bir sözcük algısı yaratırken, bu algıda, mermer taşlarının ilgili tüketici grubu tarafından, ... bir kelime olan “...” kelimesi ile ilişkilendirilmesi de kanaatimizce mümkün olmayacaktır. Davacı markasının ... bilen tüketiciler tarafından “...” şeklinde olacağı değerlendirilebilir ise de ilgili tüketici grubunun niteliği ve bu ürünlerin nihai yararlanıcılarının yabancı dillerdeki kelimelere aşinalık düzeyleri gözetildiğinde, tüketicinin, davacı markasını ... bir kelimeye benzetme gayesi ile hareket etme eğiliminde olmayacağı, dolayısıyla bu iki işaret arasında, doğrudan bir benzerlik kurmayacakları, işaretleri birbirinden farklı iki ayrı marka olarak algılayacakları ve özellikle markaların bütünsel algılarında birbiri ile karıştırılmayacakları değerlendirilmektedir. Netice itibariyle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, bu nedenle davalı kullanımlarının davacı tescilli markasından doğan hakları ihlal etmeyeceği yönünde Mahkememizce kanaat oluşmuştur. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4.Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog