Esas No
E. 2022/2015
Karar No
K. 2022/2015
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2015 - 2024/294

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/2015
KARAR NO: 2024/294

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 18/07/2022

NUMARASI : 2019/479 Esas - 2022/620 Karar

KARAR TARİHİ: 28/02/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 28/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.09.2017 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, yaya olarak yolun karşısına geçmekte olan müvekkili ...'a çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bu sebeple bakıcı ihtiyacının da doğduğunu, trafik kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağındaki kusura ilişkin değerlendirme ve tespitlerin tamamen eksik incelemeye dayandığını, ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının, müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 4.000,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 1.000,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 5.100,00 TL'nin kaza tarihi olan 28.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile; dava değerini 330.000,00 TL olarak belirleyerek davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru zararı maluliyeti kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; sigortalı araç sürücüsünün meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş yolda idaresindeki araç ile seyir hızıyla tedbirsizce yaklaştığı kavşak mahallinde, seyrine göre sol taraftan kavşağın 14 m. ilerisinden karşıya geçmek için yola giren yayaya etkin fren ve manevra tedbirinde bulunmadan çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı ile %50 oranında kusurlu olduğu; yaya ... karşıya geçişini geçiş hakkına haiz olduğu kavşak giriş ve çıkışından yapmamış, yaklaşan aracın hız ve mesafesini göz önüne alarak kontrollü şekilde geçiş yapması gerekirken, bunlara riayet etmeyip, kavşak mahallinden karşıya geçmek üzere tedbirsizce girdiği yolda, geçişini yapmak isterken sağ şeritte sadmeye maruz kaldığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda;

30/03/2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" esas alındığında özür oranının %32 (yüzde otuz iki) olduğunun, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde, 1 (bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”nin 12. maddesine (03.08.2013-28727 sayılı Resmi Gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiş, alınan bu son maluliyet raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2021 gün ve 2021/5350 E. - 2021/6077K. sayılı emsal ilamı doğrultusunda karar vermeye yeterli bulunduğu; aktüerya bilirkişisi raporunda; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik dönemine ait tazminatın 6.955,62 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 421.635,76 TL, geçici iş göremezlik dönemindeki bakıcı giderinin 888,75 TL olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun 15.01.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 8 iş günü sonrası olan 26 Ocak 2018 Cuma gününün temerrüt tarihi olduğu, bu tarihten itibaren faiz işletilebileceği, sigortalı aracın hususi olarak belirtildiği, 2017 yılı için ölüm ve sakatlık poliçe limitinin kişi başı 330.000,00 TL sağlık giderleri için kişi başı 330.000,00 TL olduğunun bildirildiği, rapor karar vermeye yeterli bulunarak itibar edildiği, davacının zararlarını sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak talep edebileceği, zarar kalemlerinin teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle; “Dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesi ile talep edilen davanın kısmen kabulü ile; 330.000,00-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 26/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun fahiş şekilde yüksek olduğunu, müvekkili tarafından alınan tıbbi mütala raporu ile de çelişkili olduğunu, mahkemece alınan raporda maluliyet oranı %32 olarak belirlenmiş iken, müvekkili tarafından alınan tıbbi mütalaa raporunda, %3 maluliyet oranının belirtildiğini, yine ...’dan alınan uzman raporunda da %2 olarak belirtildiğini; bu nedenle itirazları doğrultusunda ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini; davacının Post Travmatik Stres Bozukluğu nedeniyle verilen maluliyetinin uygun olmadığını, sürekli olduğuna ilişkin delil olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, SGK tarafından rücuya tabi ödeme var mı araştırılmadığını, kusur raporu ile Kaza Tespit Tutanağı arasında çelişki olduğu halde çelişkinin giderilmediğini, kaza tespit tutanağında müvekkili tarafından sigortalı araç sürücüsüne %25 kusur verilmiş iken, mahkemece hükme esas alınan raporda %50 kusur izafe edildiğini, çelişkinin açık olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlar'a göre yapılması gerektiğini, teknik faiz uygulanmadan yapılan hesaplamanın uygun olmadığını, faiz başlangıcının da hatalı olduğunu, müvekkiline eksik evrak ile müracaat edildiğini belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;

1.Davalı vekilinin, hükme esas alınan maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Somut olayda; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 18/03/2022 tarihli davacının tedavi evrakları incelenerek ve muayenesi yapılarak tanzim edilen raporda; "Yapılan psikiyatrik muayenesinde; yaşında gösteren, giyimi sosyokültürel düzeyine uygun olduğu, öz bakımının kendisi tarafından yapıldığını belirten saygılı erkek, bilinç açık, kooperasyonun tam olduğu, yer, kişi oryantasyonunun tam olduğu, konuşurken göz teması kurduğu, spontan ve volanter dikkatinin kısmen azalmış olduğu, algı kusurunun olmadığı, yakın, uzak ve tespit belleğinin normal olduğu, zekasının kronolojik yaşına uygun olarak gelişmiş olduğu, düşünce içeriğinde kazayı sık aralıklarla (haftada 3-4 kez) hatırlama mevcut olduğu, kazayı hatırladığında depresif ve anksiyöz duygu durum içinde olduğu, gerçeği değerlendirmesi, muhakeme ve soyutlama yeteneğinin normal olduğu, akışının normal olduğu, çağrışımlarının düzenli olduğu, tempo ve ritminin normal olduğu, psikomotor aktivitesi kısmen azalmış olarak değerlendirildi." denilmesinden sonra devamında, "... Onkoloji Hastanesi 18.02.2019 tarih ve 390401001/8-3 sayılı Psikiyatri Raporu'nda; ...'ın psikiyatri polikliniğinde ilk kez 13.12.2017 tarihinde üç ay önce geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası sonrası başvurmuş olduğu, muayene sonucu“anksiyete bozukluğu” tanısıyla sertralin 50 mg/gün olarak tedavisinin başlandığı, 15.01.2018 tarihindeki kontrol muayenesinde bulgularında kısmen düzelme saptandığı ve tedavisinin aynı şekilde sürdürüldüğü, 15.02.2018 tarihindeki kontrolünde sertralin dozunun 100 mg/gün'e çıkarıldığı, 02.03.2018 tarihindeki kontrol muayenesinde ilaç dozunu tolere edemediği için sertralin 50 mg/gün doza düşürüldüğü, 05.07.2018 tarihindeki kontrolünde iki aydır ilaçlarını kullanmadığını söylediği ve sertralin 25 mg/gün ile tedavisinin tekrar düzenlendiği, 31.08.2018 tarihindeki kontrolünde sertralin 50 mg/gün doza çıkıldığı, ... Onkoloji Hastanesi 390401001/8-3 sayı ve 24.12.2020 tarihli Psikiyatri Raporu'nda; şahsın taraflarına ilk kez 13.12.2017 tarihinde başvurduğu, öncesinde psikiyatrik başvuru ve tedavisinin olmadığını ifade eden hastanın yapılan muayenesinde anksiyete ile uyumlu bulgular saptandığı, bunun 28.09.2017 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazasına bağlı olduğu değerlendirilerek ilaç tedavisi ile psikiyatri takibi başlandığı, bu süre içinde düzenli takibe gelen hastanın en son 27.05.2019 tarihinde görülmüş muayenesinde anksiyete bulgularında kısmen iyileşme saptanmış olup tedaviye devam etmesi önerildiği, sonuç olarak şahsın 28.09.2017 tarihinde olduğu bildirilen araç dışı trafik kazasından yaklaşık 2.5 (iki buçuk) ay sonra 13.12.2017 tarihinde Psikiyatri polikliniğine başvurmuş olup, Post Travmatik Strese Bağlı Anksiyete Bozukluğu olarak değerlendirilmiş ve 27.05.2019 tarihine kadar taraflarınca tedavi ve takibinin yapılmış olduğu, tedavi sonrasında bulgularında kısmen düzelme sağlanmış olduğu belirtilmektedir." yönündeki poliklinik notu ve diğer yaralanmaları değerlendirilmek suretiyle; "30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahısta mevcut sağ cruriste atrofi için Kas-İskelet Sistemi Bölümü Tablo 3.5.b' ye göre kişinin özürlülük oranı %3(yüzdeüç); şahısta mevcut tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen Post-Travmatik Stres Bozukluğu için Zihinsel, Ruhsal ve Davranışsal Bozukluklar Bölümü”ne göre kişinin özürlülük oranı %30(yüzdeotuz) olup her iki durum için Balthazard formülü uygulandığında kişinin toplam vücut özür oranı %32(yüzdeotuziki) olarak hesaplanmıştır." denilerek, özürlülük oranı ve geçici iş göremezlik, bakıma muhtaçlık süresi süreleri hesaplanmıştır.

Söz konusu rapor adli tıp uzmanlarınca tanzim edilmiş, psikiyatri poliklinik notları da değerlendirilmiş ise de; meydana geldiği iddia edilen psikiyatrik sorunların varlığı, kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sürekli hale gelip gelmediği, kaza ile illiyeti bulunması durumda,

TBK'nın 54. maddesi kapsamda, meydana gelen arazın, çalışma gücünün yitirilmesine sebep olacak boyutta olup olmadığı, çalışma gücünün azalmasına etkisi olması durumda ise ilgili Yönetmelikte kabul edilen engel/maluliyet oranlarında etkisine göre takdiri belirleme yapılıp yapılmayacağı yeteri kadar irdelenmemiştir. Alınan rapora davalı tarafından post travmatik stres bozukluğundan kaynaklanan engel durumuna itiraz edilmiş olması da nazara alınarak, davacının psikiyatrik tedavilerine ilişkin tedavi evrağı, tedavi olduğu kurumdan getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan muayenesi yapılarak ve tedavi evrakları incelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının ve yitirilmesine esas alınacak yönetmelik hükümlerince geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun ve bakıma muhtaçlık durumunun tespit edildiği, özellikle davacıda kazaya bağlı post travmatik stres bozukluğu meydana gelip gelmediği, post travmatik stres bozukluğu mevcut ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazaya bağlı psikiyatrik sorunlarının bulunması durumda, söz konusu rahatsızlıklarının sürekli olup olmadığı, sürekli olması halinde çalışma gücünün azalmasına etki edecek boyutta olup olmadığı, çalışma gücüne etkisi mevcut ise ilgili yönetmelikte belirtilen arıza oranlarında takdiri indirim gerekip gerekmediği, hususlarının değerlendirildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan rapor çerçevesinde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan davacının maluliyet durumunun tespit edildiği, denetime elverişli gerekçeli rapor alınarak, bundan sonra davanın esası hakkında, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları da gözetilerek olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/07/2022 tarihli 2019/479 Esas - 2022/620 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde istinaf edene iadesine,

4.İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 23. İcra Müdürlüğü 2022/13419 E. sayılı dosyasına depo edilen 610.000,00 TL bedelli teminat mektubunun isteği halinde yatıran iadesine,

5.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,

6.Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.