35. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2113 - 2024/361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2022
NUMARASI : 2021/477 Esas - 2022/644 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 01/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.2019 tarihinde, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın seyri sırasında, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu kazanın meydana gelmesinde, davalı tarafından sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, meydana gelen yaralanma nedeniyle daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduklarını ve %12 özür oranına istinaden müvekkiline 14.569,94 TL ödeme yapıldığını, ancak manevi zarara ilişkin Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada müvekkilinin maluliyet oranının %18,2 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin maluliyetinde meydana gelen artıştan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı konu, taraf ve taleplere yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde halihazırda bir yargılama yapılmış olup, bu yargılama neticesinde davacının taleplerinin kesin olarak kabul edilmesi ile davalı yanca ilgili kesin karara istinaden ödeme yapıldığını, davacının davasına dayanak gösterdiği raporun, yürürlükte olmayan yönetmelik uyarınca düzenlendiğini bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranına ilişkin hatalı değerlendirmelere yer verilen sağlık kurulu raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre tanzim ediliğini, oysa uygulanması gereken yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğunu, ayrıca raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne de uygun tanzim edilmemiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazası sonrasında artan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan 07/04/2021 tarihli raporda; "Pelvis, sağ asetabulum, sol mandibula yaralanması nedeniyle a) İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, kesin işgöremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, b) İyileşme süresi içerisinde 2(iki) ay süreyle başka birisinin yardımına gereksinim duyabileceği geçici işgöremezlik süresi sonundan itibaren pelvik halkada deformite ve sol fibula kırığı arızası nedeniyle a) Olay tarihinde yürürlükte olan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle meslek grup numarası 1(bir) kabul olunarak; meslek grup numarası Grup 1 (bir) kabul olunarak; Gr 1 XII(1....5)A%9, Gr 1 XII(32a..1)A%5, Balthazard formülüne göre %13.55, E cetveline (yaşına) göre %18.2(onsekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, b) Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, sekonder koksartroz gelişen hastanın durumunun ilerleyen süreçte kalça protezi ameliyatı olmasını gerektirebileceği, bu durumda yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağı" şeklinde görüş bildirildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan 22/03/2022 tarihli ek raporda ise; "03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr 1 XII(1....5)A%9, Gr 1 XII(32a….1)A%5, balthazard formülüne göre %13.55, E cetveline (yaşına) göre %18.2(onsekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; kas-iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar, alt ekstremite uzunluk farkı, tablo 3.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; kas-iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar, alt ekstremite uzunluk farkı, tablo 3.3’e göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı ve çelişkiden bahsedilemeyeceği, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 07.10.2019 tarihli raporu ile Kurulumuz mütalaası arasındaki farklılığın raporlara dayanak olan muayenelerdeki farklılıktan kaynaklandığı ve Kurulumuz mütalaasında, kişiye ait son muayene kaydı olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16.11.2020 tarihli muayene kaydı dikkate alındığı" şeklinde görüş bildirdiği, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı yazı cevabında davacı hakkında düzenlenen 07.10.2019 tarihli raporda; 02.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrasında, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik gereğince sürekli özür oranının %12 olduğu ve 180 gün süre ile çalışamayacağına dair rapor düzenlendiği, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.03.2021 tarihli raporda ise davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %18,2 oranında meslekte çalışma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve 6 aya varan süre ile geçici olarak çalışamayacağına dair rapor düzenlendiğinin anlaşıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yazılan yazı cevabında;
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce davacıya 02.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle dosya kapsamında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 07.10.2019 tarihli rapora göre davacının %12 oranında sürekli iş göremezlik, 180 gün geçici iş göremezlik ve 90 gün bakıcı ihtiyacına olacak şekilde zarar gördüğünün kabulü ile davacı olan başvurana sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 14.569,94 TL ödenmesine karar verildiği, davalı sigorta şirketi tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nce itirazın reddine karar verildiği, tüm dosya kapsamının incelenmesi ile mahkemece varılan kabulde; 02.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurması sonrasında hükmolunan tazminatın davalıdan tahsil edildiği, eldeki davada ise tahkim kararı sonrasında artan maluliyet iddiasıyla sürekli iş göremezlik tazminatının talep edildiği, dosya kapsamındaki raporların göz önüne alınarak artan maluliyet olup olmadığının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 18.02.2022 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri gereğince engellilik oranının %5 olduğu özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı olduğu, Katip Çelebi Üniversitesi'nden alınan 07.10.2019 tarihli rapor ile farklılığın raporlara dayanak olan muayenelerdeki farklılıktan kaynaklandığına dair rapor verildiği ve davacının Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 16.11.2020 tarihli muayene raporlarının dikkate alındığına dair rapor sunulduğu, alınan aktüer bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan ödemenin davacı zararını karşıladığı gerekçesiyle; “Davanın reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen raporun davacıyı muayene etmeden tanzim edildiğini, bu nedenle raporu kabul etmediklerini, 02/01/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonrası Katip Çelebi Üniversitesinden alınan 07/10/2020 tarihli raporda müvekkilinin %12 maluliyetinin belirlenerek rapor tanzim edildiğini, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/409 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 05/03/2021 tarihli raporda, maluliyet oranın %18,2 olarak belirlendiğini, söz konusu raporun ilk rapor alındıktan sonra yapılan geçirdiği operasyonlar nazara alınarak maluliyet durumunun tespit edildiğini, davacının maluliyet durumunun artış gösterdiğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, Mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 18/03/2022 tarihli raporda Çalışma Gücü Kaybı ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Yönetmeliğine göre maluliyet oranın %18,2 olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin muayenesi dahi yapılmadan %5 maluliyetine yönelik raporu kabul etmediklerini, kaldı ki müvekkilinin 56 yaşında olduğunu ve iyileşmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle 18/03/2022 tarihine kadar müvekkilinin maluliyetinin artış göstermesinin doğal olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin %18,2 olarak artış gösterdiğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle iş göremezlik tazminatı istemidir. Davacı, meydana gelen kaza nedeniyle daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunduğunu ve %12 engel oranına göre tazminat ödemesi yapıldığını, ancak manevi tazminat istemli olarak Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada maluliyet oranının %18,2 olarak belirlendiğini, buna göre maluliyet oranının arttığını ve davalının artan maluliyet nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiş, mahkemece her iki rapor arasındaki farkın, uygulanan yönetmeliklerden kaynaklandığı, engel oranı ile maluliyet oranlarının farklı olmasının artan maluliyeti kanıtlamadığı, tazminat hesaplanmasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1.Davacının tazminat hesaplamasına "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine" göre tazminat miktarının hesaplanması gerektiği ve buna göre artan maluliyeti olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacı 02/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece alınan maluliyet/özürlülük raporlarında davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sürekli maluliyeti %18,2, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre %5 özür oranı belirlenmiş, mahkemece davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaatı üzerine %12 engel oranına göre zararın karşılanmış olması ve artan maluliyetin kanıtlanamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Haksız fiil nedeniyle meydana gelen bedensel zararlar nedeniyle talep edilebilecek zararlar TBK'nın 54. maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1.Tedavi giderleri.
2.Kazanç kaybı.
3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. " denilerek, bedensel zararlar açıklanmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar." çerçevesindeki tazminat talepleri yönünden 01/10/2008 tarihinden sonra, bu tarihte yürürlüğe giren "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde değerlendirme yapılarak, Yönetmeliğin 2-a maddesindeki "5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,." ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde, aynı Yönetmeliğin 22. maddesindeki "İş kazası ile meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespitinde kullanılan cetveller" başlıklı maddesinde düzenlenen "1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen arızalar sonucunda, sigortalının meslekte kazanma gücünün ne oranda azalacağına ilişkin hesaplama, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit Cetvellerinde (Ek-3) yer alan A, B, C, D ve E cetvellerine göre yapılır." düzenlemesi gereğince söz konusu düzenlemelere göre belirlenecek maluliyet oranı çerçevesinde tazminat belirlenmesi kabul edilmişken, 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet İşlemleri Tespiti Yönetmeliği'nin 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girerek ilgili yönetmeliğin 22. maddesinde "(1) 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır." 23. maddesinde "(1) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesi sonrasında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından ilgili düzenlemede, tazminat hesaplamalarında uygulanmakta olan "iş kazası ve meslek hastalığına" ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmamış iken (hali hazırda iş kazası ve meslek hastalığı açısından SGK tarafından gelir bağlanmasında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uygulanmakta ve bu kapsamda bağlanan gelirler, maluliyet oranı ve özür oranı farklılığına rağmen TBK'nın 55. maddesi gereğince görülen tazminat davasında mahsup edildiği halde), 01/09/2013 tarihinden itibaren haksız fiil sorumluluklarında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin" uygulanmayacağı, iş kazası meslek hastalığına ilişkin düzenleme içermeyen Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği'nin uygulanacağı, 01/06/2015 tarihinde itibaren ise (Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği yürürlükte olmasına ve yönetmelik değişikliği de olmamasına rağmen) haksız fiil sorumluluklarında trafik kazasından kaynaklansın ya da kaynaklanmasın ZMMS Genel Şartlarında yapılan düzenleme gereğince "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin" uygulanması gerektiği benimsenmiştir. Meydana gelen trafik kazası da 02/01/2019 tarihinde meydana geldiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat hesaplamasında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin", iş kazası ve meslek hastalığına yönelik hüküm ve cetvellerin uygulanmayacağı,
TBK'nın 54. maddesi kapsamında Çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararlar yönünden de, kişilerin yapmış olduğu çalışma ve meslek nazara alınmaksızın engel oranının tespit edildiği "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin" nazara alınması benimsendiğinden, ilk derece mahkemesi tarafından Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına uygun hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre karar verildiğinden, davacının "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre hazırlanan maluliyet raporuna göre karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10143 E. 2023/12945 K. "..... haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir."; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü 56766929-113/1150 sayılı, 8 EKİM 2013 tarihli Genelgesi "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayalı olarak yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, 01/09/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Yeni yönetmelik ile birlikte; 2011/49 sayılı Genelge çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hususlar devam etmekte olup, çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin hususlar yeniden düzenlemiştir.")
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin" "iş kazası ve meslek hastalığında" uygulanan hükümlerinin ve cetvellerinin TBK'nın 54. maddesi kapsamında tazminat belirlenmesinde kaza tarihi itibariyle uygulanmasından vazgeçilmiş olmasına, bu durum karşısında davacının artan maluliyet iddiasını kanıtlayamamış olmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 334,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5.Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 13/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.