35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2140 - 2024/333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/09/2022
NUMARASI : 2020/552 Esas - 2022/664 Karar
DAVACILAR :
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 07/03/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davalı ...’nın adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.10.2016 tarihinde davalılardan ... Belediye Başkanlığı adına kayıtlı ...’nın idaresindeki aracın, davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ZMMS ile sigortalı, ...'ın idaresindeki araca çarpması sonucu ... yönetimindeki aracın ters dönerek yol üzerinde kaldığı, bu ters dönen araca da, sol şeridi takiben gelen ... yönetimindeki aracın çarpıp savrularak içinde davacıların sürücü ve yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobile ve bu otomobilden inen müvekkili ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, ...'ın ağır şekilde yaralandığını, yoğun bakımda kaldığını, ameliyat olduğunu, iş gücü ve efor kaybına uğradığını, uzun süre mesleğini yerine getiremediğini, refakatçi nezdinde iki ay evde yatarak tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda sürücülerden ...'ın %30, ...'nın ise %70 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun olmadığını, polis memuru olan müvekkili ...'ın iç hizmetler sınıfında çalışmak durumunda kaldığını, ek tazminat ve ödemelerden mahrum kaldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkillerinden ...'ın da aynı kazada boynunun kırıldığını, hareket kabiliyetinin kısıtlandığını, polis memuru olan müvekkili ...'ın mesleğini gereği gibi yerine getiremediğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkillerinin uğradığı maddi zararların tazmini için davalı Sigorta Şirketi'ne başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek; müvekkillerinden ... için geçici iş göremezlik sebebiyle 100TL, sürekli iş göremezlik sebebiyle 100TL, SGK kapsamında olmayan tedavi masrafları bakımından 100TL olmak üzere şimdilik 300TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 60.000TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen, yine müvekkili ... için geçici iş göremezlik sebebiyle 100TL, sürekli iş göremezlik sebebiyle 100TL, SGK kapsamında olmayan tedavi masrafları bakımından 100TL olmak üzere şimdilik 300TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 30.000TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle; müvekkili ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 996.087,64 TL ye ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebini 4.000TL ye artırarak toplam talebini 1.000,187,64 TL ye, müvekkili ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatını 389.775,60 TL'ye, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderini 2.500TL'ye olmak üzere toplam zararını 392.375,60 TL'ye yükselterek, kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş bir rapor ile başvuruda bulunulmadığını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını ve SGK tarafından karşılanması gerektiğini, kusur durumunun tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması ve mağdurların SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadıklarının tespitinin gerektiğini, yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın, işleteni ve sürücüsü olduğu aracı ile nizami bir şekilde önündeki araçları sollamak üzere dikiz aynasıyla sol gerisini kontrol ederek, emniyetli bir mesafe görmesi üzerine sinyal vererek sol şeride girerken, davalı ... idaresindeki aracın yüksek hızla gelerek aniden arkadan vurduğunu, kazanın oluşumunda sürücü ...'nın tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir müterafık kusurunun olmadığını, davacılar ... ile ...'a ... yönetimindeki aracın çarptığını, haksız fiil ile dava konusu zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davacıların polis memuru olmaları nedeniyle aktif dönem hesabında kanunla düzenlenen çalışma dönemlerinin dikkate alınması gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın sürücü ...'ın şerit ihlali yaparak müvekkilinin kullandığı aracın sağ arka kapı bölgesine çarpması sonucu gerçekleştiğini, davacının aracının ise bu iki aracın arkasından geldiğini, süratli ve tedbirsiz olması sebebiyle savrularak davalı ...’nün idaresindeki araca çarptığını, müvekkilinin kullandığı aracın süratli olmadığını, belediyeye ait araç olması sebebiyle aşırı hız yapamayacağını, sürücü ...'ın tamamen kusurlu olduğunu, davacıların aracının belediyenin aracına çarpmasından müvekkili ...'nın sorumlu tutulamayacağını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, maddi tazminat taleplerinin belirsiz alacak niteliğinde açılmış olmasının yasaya aykırı bulunduğunu, kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'ın şerit ihlali yapması sonucu gerçekleştiğini, müvekkili belediyenin hiçbir kusurunun bulunmadığını, illiyet bağından söz edilemeyeceğini, müvekkili belediyenin sahibi bulunduğu aracın hareketi ile davacıların maddi ve manevi zararlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; “davacı ...'ın maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 996.087,64-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ve 4.000,00-TL SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 1.000.087,64 TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden yaralanma/ölüm klozundan 310.000,00TL ve tedavi gideri klozundan 4.000,00-TL poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 20.02.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 09/10/2016 dan itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 30.000,00-TL'nin Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi 09/10/2016'dan itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 389.775,60-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ve 2.500,00-TL SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 392.275,60-TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden yaralanma/ölüm klozundan 310.000,00TL ve tedavi gideri klozundan 2.500,00-TL poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 20.02.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 09/10/2016 den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL'nin Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi 09/10/2016 itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine” karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne İTÜ Heyet Raporunda %35, kusur bilirkişi raporunda ise %70, ATK raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün %30 kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kaldı ki sigortanın sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru olanında olduğunu, %100 kusura göre tazminata karar verilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği’ne göre rapor düzenlenmesi gerektiğini, sigortaya başvururken de bu yönetmeliğe göre rapor sunulması gerekirken sunulmadığını, başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, sigortanın temerrüde düşmediğini, maluliyet raporunun ATK’dan alınması gerektiğini, tazminat hesabının Genel Şartlar'a göre yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinden sigortanın sorumlu olmadığını, zarara uğrayanın da müterafik kusuru ile hatır taşıması dikkate alınması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların taleplerinin 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, aracın sigortasına başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, belirsiz alacak davası açılmasının doğru olmadığını, trafik kazası tespit tutanağının kendilerine tebliğ edilmediğini, trafik kazası tespit tutanağını kabul etmediklerini, ceza davasında taraf olmadıklarından o dosyadaki bilgi, belge ve raporlara itiraz imkanı bulunmadığını, müvekkil belediyenin kendini savunma hakkının kısıtlandığını, belediye aracının sürücüsünün kusurunu kabul etmediklerini, maluliyet ve tedavi gideri raporlarını kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik… Yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesi gerektiğini, tazminatın fahiş hesaplandığını, 1,8 teknik faize göre hesap yapılması ve faizin karar tarihinden verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili adli yardım talepli istinaf dilekçesinde; davanın aslında kısmi dava olduğunu, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğradığını, dava dışı ...’in kusurlu olması nedeniyle davacılar tarafından Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mah.si sıfatıyla) bir tazminat davası daha açıldığını, her iki davanın birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğini, zira mükerrer tahsilatın önlenmesi için birleştirilerek görülmesi gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu, TRH 2010 ve 1.8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, kaza tarihinde AYM iptal kararının bulunmadığını, faiz başlangıcının karar tarihi olması gerektiğini, en azından ıslah edilen bölümü ıslah tarihinden faiz verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil ...’ya kusur verilmiş ise de İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/71 Talimat sayılı dosyasında alınmış olan 09.06.2022 tarihli raporda zincirleme kazada birinci kaza ve ikinci kaza ayrımı yapılarak illiyet bağının kesildiği yönünde değerlendirme yapıldığını, ancak müvekkil ...’nın ilk kazadaki kusurunun ikinci kazaya da etkisinin olduğu gerekçesiyle ile yeniden bir değerlendirme yapılmış ise de, dosyada bulunan tüm bilirkişi raporlarının kusur incelemeleri ve değerlendirmeleri yönüyle birbiriyle çelişkili olduğunu, dosyada sadece Karayolları Tespiti Tutanağı bulunduğunu, dosyada tanık ifadeleri, olayın oluşu ile ilgili Polatlı Cumhuriyet Savcılığı'nın 2016/5144 Soruşturma nolu dosyasının bulunmadığını, bu nedenle dosyada çelişkilerin giderilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiği gibi son raporda; olayın asli kusurlusunun %50 oranında ... plaka sayılı aracın sürücü ... olduğunun 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiğini, bu davalının kusurunun bulunmadığını, illiyet bağının yeterince değerlendirilmediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı Sigorta Şirketine dava öncesi başvuruda bulunulması nedeniyle sigorta yönünden başvuru dava şartının gerçekleştiği, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğramadığı, çelişki giderici nitelikte usul ve yasaya uygun olarak İTÜ öğretim üyeleri tarafından düzenlenen rapora göre davacıların yaralanmasıyla sonuçlanan kazada davalıların değişen oranlarda kusurlarının bulunduğu, davacıların kusur yada müterafık kusurlarının bulunmadığı, davanın müteselsil sorumluluk esasına göre açılması nedeniyle TBK’nın 162 vd. maddelerine göre tüm tazminattan davalıların (işleten, sürücü, ZMMS sigortacısı olarak) müştereken ve müteselsilen (talep de nazara alınarak) sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun düzenlendiği, haksız fiilden kaynaklı davalarda sigorta haricindeki davalılar yönünden talep halinde ıslah edilen miktar dahil tüm tazminata kaza tarihinden faize hükmedilebileceği, dosya kapsamı, davacıların yaralanma derecesi ve kusursuz olması ile tarafların sosyal ekonomik durumu, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmış, davalıların bu yönlere ilişkin istinaflarına itibar edilmemiştir. 26/04/2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasa'nın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlar'da belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Davacının eksik evrak ile müracaat etmesi halinde davalının temerrüdü gerçekleşmeyeceğinden davacı ancak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir.
Somut olayda; davacıların yaralanmaları nedeniyle, maluliyet raporu eklenmeksizin eksik evrak ile Sigorta Şirketine müracaat edildiği anlaşıldığından davadan önce davalı ... Sigorta AŞ.’nin temerrüdü gerçekleşmemiştir. Bu durumda davalı ... Sigorta AŞ’nin temerrüdü açılan dava ile gerçekleştiğinden, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminata dava tarihinden (09/11/2020) itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, 20/02/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığından, davalı ... Sigorta AŞ’nin faiz başlangıcına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüş, diğer davalıların tüm istinafları ise isabetsiz görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve Sigorta Şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesine, esasa yönelik düzeltme yapılmadığından vekalet ücretinin ilk derece karar tarihindeki miktarlar olarak bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
I-Davalılar ..., ... Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankarar 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 07/09/2022 tarihli, 2020/552 Esas – 2022/664 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;
1.Davacı ...'ın maddi tazminat istemine ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 996.087,64-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ve 4.000,00-TL SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 1.000.087,64 TL'nin (davalı Sigorta Şirketi yönünden yaralanma/ölüm klozundan 310.000,00TL ve tedavi gideri klozundan 4.000,00-TL poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) Sigorta Şirketi yönünden dava tarihi olan 09/11/2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 09/10/2016 dan itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine,
2.Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE; 30.000,00-TL'nin Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi 09/10/2016'dan itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
3.Davacı ...'ın maddi tazminat istemine ilişkin davasının KISMEN KABULÜ İLE; 389.775,60-TL kalıcı iş gücü kaybı zararı ve 2.500,00-TL SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 392.275,60-TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden yaralanma/ölüm klozundan 310.000,00TL ve tedavi gideri klozundan 2.500,00-TL poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09/11/2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 09/10/2016'dan itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsil tahsili ile davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine,
4.Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE; 20.000,00-TL'nin Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihi 09/10/2016 itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
5.a)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 95.112,33-TL harçtan peşin alınan 309,49-TL ve 23.773,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 71.029,84-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50-TL harcın Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6.Davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30-TL başvuru harcı, 309,49-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı, 23.773,00-TL ıslah harcı toplamı 24.149,59-TL ile, davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olarak 641,85-TL posta masrafı, 5.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.241,85-TL'nin kabul/red oranına göre 6.240,95-TL'nin davalılardan (davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 3.002,17-TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, geri kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7.a)Davacı ... kendisini maddi tazminat yönünden vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 128.007,01-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 46.960,00-TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen alınarak, davacı ...'a ödenmesine,
b)Davacı ... kendisini maddi tazminat yönünden vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 57.918,58-TL vekalet ücretinin tüm davalılardan (davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 46.750,00-TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen alınarak, davacı ...'a ödenmesine,
c)Davacı ... kendisini manevi tazminat yönünden vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak, davacı ...'a ödenmesine,
d)Davacı ... kendisini manevi tazminat yönünden vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak, davacı ...'a ödenmesine,
8.a)Davacı ...' ın reddedilen maddi tazminat istemi yönünden, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince, hesap edilen 100,00-TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak tüm davalılara ödenmesine,
b)Davacı ...'ın reddedilen maddi tazminat istemi yönünden, davalılar kendilerin vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 100,00-TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak tüm davalılara ödenmesine,
9.a)Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat istemi yönünde; davalı ..., ... Belediyesi ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,
b)Davacı ...'ın reddedilen manevi tazminat istemi yönünde; davalı ..., ... Belediyesi ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine,
10.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.400,00-TL'nin kabul/red oranına göre 1.399,80-TL'nin davalılardan müteselsilen, 0,20-TL'nin davacılardan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
11.HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN III-İstinaf talebi reddedilen davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
IV-İstinaf talebi reddedilen davalılardan alınması gerekli 98.527,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 49.263,92 TL'nin (davalı ... Belediyesi ile davalı ... tarafından yatırılan) mahsubu ile bakiye 49.263,91 TL istinaf karar harcının bu davalılar ..., ... Belediyesi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına, V-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... Sigorta AŞ.’den alınan istinaf karar harcının isteği halinde bu davalıya iadesine, VI-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 87,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 307,70 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ.'ye verilmesine, VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VIII-Kararın taraflara usulüne uygun tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.