Esas No
E. 2022/2161
Karar No
K. 2024/472
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35.

Hukuk Dairesi

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2161

KARAR NO: 2024/472

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/09/2022

NUMARASI : 2021/715 Esas 2022/651 Karar

DAVACI

KARAR TARİHİ: 27/03/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 27/03/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde, 11/01/2021 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 800,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19/10/2021 tarihli maluliyete ilişkin raporda, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 270 kadar uzayabileceği, 120 gün süre ile başkasının bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği, yine 08/03/2022 tarihli raporda ise, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının kaza nedeni ile %23,2 oranında kalıcı iş göremezliğinin bulunduğu, tedavi süresinin 270 güne kadar uzayabileceği, 120 gün süre ile başkasının bakımına muhtaç olduğunun bildirildiği, son raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik uyarınca düzenlendiği de gözetilerek (Ankara BAM 26. HD 2020/1915 esas 2022/1585 karar) oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla mahkemece itibar edildiği, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 10/06/2022 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranlarının değerlendirildiği, davalının sigortalısının %100 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, aktüer bilirkişisi 08/07/2022 tarihli raporunda, davacının maddi zararını hesaplayarak, davacının 23.018,40 TL geçici iş göremezlik, 14.308,00 TL bakıcı gideri tazminatı ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca 159.782,55 TL, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca 370.695,52 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin bildirildiği, gerekçesiyle; " DAVANIN KABULÜ İLE,370.695,52 TL daimi maluliyet tazminatı, 23.018,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 14.308,00 TL bakıcı gideri tazminatının 04/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin güncel içtihatları uyarınca davacının maluliyetinin kaza tarihi (=11.01.2021) itibariyle geçerli olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, gerekçeli kararda ise son derece hatalı olarak "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" esas alınarak hüküm kurulduğunu, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan her iki maluliyet raporuna da itiraz ettiklerini, yargılama sırasında alınan sağlık kurulu raporlarında da davacı için "Opere sol femur boyun fraktürüne bağlı kalça eklemi hareket kısıtlığı" arızası nedeniyle maluliyet atfedilmiş ise de, raporu düzenleyen hekimlerin Adli Tıp Uzmanlarından ibaret olduğunu, söz konusu rapor Yönetmelik ekinde yer alan (Ek-1) formata uygun olarak düzenlenmediği gibi, Madde-8’de yer alan usul ve esaslar da göz ardı edilerek tamamen hatalı olarak düzenlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda trh-2010 tablosuna göre hesaplama yapılmış ise de hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmış olmasının son derece hatalı olduğunu, müvekkil şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarına ilişkin sorumluluğu bulunmamasına rağmen, aleyhe tazminata hükmedilmiş olmasının usul ve esasa aykırı olduğunu, istinafa konu kararda müvekkil şirketin 04.11.2021 tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulduğunu, davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, alınan bilirkişi raporunda, müvekkilin hak ettiği tazminatın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği’ne göre hesaplandığını, kararın bu yönden isaebtli olduğunu, dosya istinaftan dönene kadar, asgari ücrette yapılacak artışlardan müvekkilin faydalanması gerektiğini, karşı yan lehine usuli kazanılmış hak oluşmaması açısından dosyayı istinaf ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir.

Davalı ... hesaplama yöntemine itiraz etmiş, ayrıca bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarının teminat kapsamında olmadığını ileri sürmüş ise de; geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin, KTK'nın 92. maddesinde sigorta teminatı dışında gösterilmemiş olmasına, sigorta teminatı kapsamında olan bu zararların, KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumluluğunda da olmamasına göre mahkemenin bu zararlardan sigorta şirketlerini sorumlu tutmasında isabetsizlik olmaması yanı sıra sigorta şirketlerinin de KTK'nın 90. maddesi gereğince, teminat kapsamında olan zararlardan TBK hükümleri ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesaplamasında kabul edilen ilkelere ve yönteme göre zarardan sorumlu olmalarına, mahkemece alınan hesap raporunun da bu ilkeler ve yöntem ile tanzim edilmiş olması nedeniyle raporun karar vermeye elverişli olması nedeniyle, davalı ... şirketinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Mahkeme "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde maluliyet raporu alarak davanın esası hakkında karar vermiştir. "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği", "Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği" ile kısmen yürürlükten kaldırılmış ise de, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücünün" belirlenmesinde uygulanan "İş Kazası ve Meslek Hastalığı" oranlarının belirlenmesine yönelik hükümlerin, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 2013/34 Sayılı Genelgede ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü de 17/09/2015 tarihli 2015/23 Sayılı Genelgesinde de açıklandığı üzere halen yürürlükte olması karşısında, davacının Maluliyetinin Belirlenmesinde "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" çerçevesinde alınan rapora göre karar verilmesi yerinde görüldüğünden, davalının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde ise,

Sigorta şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt gerçekleşmeyeceğinden, ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Somut olayda; dava öncesi davalının temerrüdü gerçekleştiğinden bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı tarafından yatırılması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

Davalı tarafından yatırılması gereken 27.871,98 -TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.968,00 -TL harcın mahsubu ile bakiye 20.903.98-TL harcın davalıdan alınıp Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

4.İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5.Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,

HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 27/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.