10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/1379 E. , 2024/1589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile kuruma borçlu olmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’de çalışırken iş sözleşmesi feshedilen davacının açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, mahkeme kararında belirtilen tazminatların ödendiği, ancak işverenin bu ödemeleri ...’na davacı tekrar işe girerek çalışmaya başlamış gibi bildirimde bulunduğu, bunun üzerine ... tarafından bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğu belirtilerek borç çıkartıldığı, oysa davacının bu dönemde fiili bir çalışması bulunmadığını belirterek kurum işleminin iptali, davacının kuruma borçlu olmadığının tespiti ile emekli maaşından yapılan kesintilerin kurumdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazları ile birlikte Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kesinti yapılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline, borçlu bulunmadığının tespitine ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ...
vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazlarını ileri sürmekle birlikte, kurum işleminin yerinde olduğunu, aleyhe verilen vekalette seri davaların gözetilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, işe iade davası sonucunda işveren tarafından primlerin yatırılmış olmasının 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında çalışma niteliğinde sayılması mümkün olmayacağından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş akdi özelleştirme nedeni ile feshedildikten sonra kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının işe iade kararı sonrası, dava dışı iş yerinden yapılan ücret ödemesi ve prim kesintilerinin kuruma bildirilmesi nedeniyle 5535 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında ödenen yaşlılık aylıklarının kurumca kesilerek borç çıkarma işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21 inci maddesi hükmü uyarınca; işverenlerce geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçersizliği mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işverenin işçiyi bir ay içerisinde işe başlatması gerekmektedir. İşçinin kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurusuna rağmen işe başlatılmaz ise işveren tarafından işçiye; Mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenecek en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerekmektedir.
21.04.2005 tarih, 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde, “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluştan, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar," hükmü yer almaktadır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22 nci maddesinde "(1) İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." hükmü yer almaktadır.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Ödenen 4 aylık ücret ve yatırılan sigorta primleri geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödemedir. Bu nedenle davalı kurum tarafından davacının fiili çalışması olmadığı halde çalıştığı işten ayrılmadığı gerekçesiyle 5535 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 2 inci fıkrası kapsamında ilgili dönem yönünden yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu dönemde yapılan ödemelerin borç çıkarılması işlemi yerinde değildir.
3.Dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde karara çıkan diğer seri dosyaların sayısı dikkate alındığında vekalet ücretinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.