10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/320 E. , 2024/1688 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve alacak davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin babası ...'ın 1993 senesinde vefat ettiğini, müteveffa ...'ın vefat ettiği tarihte halihazırda Bağ-Kur emeklisi olduğunu, yine müvekkilin eşi ...'ın ise 2018 senesinde vefat ettiğini, müvekkilin eşi müteveffa ...'ın da vefat ettiği tarihte hali hazırda SSK emeklisi olduğunu, eşinin de vefatı üzerine müvekkil ölüm aylığına hak kazananlar olarak tabir edilen gruba dahil edildiğini, ölüm aylığına ilişkin kanuni düzenlemeler sonucunda müvekkile hem ölen sigortalının dul veya bekar kızları için bağlanması öngürülen yetim aylığı hem de eşinin vefatı nedeniyle dul aylığı bağlandığnıı, ancak daha sonra SGK tarafından yetim aylığı kesilmesi işlemi tesis edilerek müvekkilinnin mağdur edildiğini, davacı müvekkilinin eşinin ölümünden sonra sigortadan hem dul aylığı hem de yetim aylığı alabilme imkanı olduğundan haberdar olduğunu ve 22.03.2018 tarihli 1774204 sayılı talebi doğrultusunda yetim aylığı bağlanma işlemi gerçekleştirdiğini, beyanla davalı kurumca tesis edilen yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, yetim aylığının tekrar bağlanarak kesilme tarihinden bu yana yoksun kalınan yetim aylığının yasal faizi ile iadesine ve müvekkile haksız yere tahakkuk edilen borca ilişkin dul aylığından %25 oranında yapılan kesinti bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının babası ...'ın 4/b sigortalısı olarak 30.08.1992 tarihinde vefat ettiğini, hak sahibi ...'ın 21.03.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.02.2018 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığı bağlandığını, davacının eşi ...'ın 2018 yılında vefat ettiğinden davacının babasından ölüm aylığına hak kazanmasının 2018 yılına tekabül ettiğini, davaya konu Kurum işlemine yürürlük tarihi 01.10 2008 olan 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin esas alındığının, davacının hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı almasına yasal imkan bulunmadığını, müvekkil kurumun hataen yaptığı idari bir işlemi de geri almasında da hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, davacı, kardeşi Sabire Kılıç'ın da kendisi gibi dul ve yetim olmasına rağmen babaları ...'dan maaş aldığını ifade ettiğini, kardeş Sabire Kılıç'ın eşi 5510 sayılı Kanun yürürlğüe girmeden önce 2007 yılında vefat ettiğini, baba ... ise 1992 yılında vefat ettiğini, Sabire Kılıç yönünden 5510 sayılı Kanun 54 üncü maddenin uygulanmasına imkan olmadığını, cevap dilekçelerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2021 tarih, E.2020/652, K.2021/792 sayılı kararıyla; "... Somut olay kül olarak ele alındığında; davacının babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olan, 16.01.2018 olacağından ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı yerleşik içtihatlarla da sabit olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2021 tarih ve E.2021/1940, K.2023/540 sayılı kararı ile "... Davacının babasından dolayı ölüm aylığına hak kazandığı tarih aralığında Kanun koyucu tarafından aranan tek şart “sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kapsamdaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olup, davacının da kendi çalışmasından dolayı gelirinin bulunmadığı açıktır.
Uyuşmazlığın çözümünde uygulama yeri bulan 1479 sayılı Kanun'un 46/2 nci maddesi hükmü, sadece 1479 sayılı Kanun'a göre hem kocadan hem ana veya babadan ölüm aylığına hak kazanılması halinde uygulanabilir. Sigortalılardan birisinin 506 sayılı Kanun, diğerinin 1479 sayılı Kanun kapsamında olması halinde, hak sahibi her iki ölüm aylığına da hak kazanacaktır. (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 26.10.2017 gün ve 2017/2562 E. 2017/8339 K.sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.04.2018 tarih 2018/21-427 E- 2018/949 K sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında, davacının müteveffa eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında), müteveffa babasından (1479 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde davanın reddine dair verilen karar hatalı olduğu" gerekçesiyle; " 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne,
2.... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 22.06.2021 tarih ve 2020/652 E. ve 2021/792 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine,
3.Davanın kabulü ile -Davalı Kurumca tesis edilen davacının babasından ötürü bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesilme tarihinden itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faizleriyle davalı Kurum'ca davacıya ödenmesine, -Kesilen aylık nedeniyle davacının Kurum'a borçlu olmadığının tespitine, -Tahakkuk edilen borca ilişkin davacının aylığından yapılan kesinti bedellerin davacıya iadesine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.06.2023 tarih ve E.2023/6484, K.2023/6952 sayılı kararında; "... " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. Dosya kapsamı incelendiğinde, 16.01.2018 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 30.08.1992 günü ölen 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay, eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, vekalet ücreti yönünden hükmün hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 16.01.2018 tarihinde vefat eden ve 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinden ölüm aylığı alan davacının 30.08.1992 günü ölen 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığına hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.