Esas No
E. 2021/565
Karar No
K. 2024/383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/565

KARAR NO: 2024/383

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/10/2020

NUMARASI: 2019/381 E. - 2020/536 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından ... no.lu nakliyat abonman sözleşmesi ve söz konusu sözleşmeye istinaden tanzim olunan ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan .... AŞ ile ... Tic. AŞ'ne ait 15 palet, brüt 16.992,00 kg olan alüminyum levha emtiasının, davalı taşıyıcı şirket tarafından ... plaka no'lu araç ile İstanbul'dan Yutz/Fransa'ya nakledilmesi sırsında, taşıyıcı aracının devrilmesi sonucunda hasara uğradığını, olay sonrası, uzman eksper tarafından meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapıldığını, yapılan sovtaj çalışması sonucu tespit edilen sovtaj bedeli de tenzil edilmek suretiyle, sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan emtiaların hasar bedeli olarak tespit edilen 18.904,18 Euro hasar tazminatının 10.10.2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, poliçe şartları gereği sigortalıya ödenmiş olan % 10 ilave bedel dahil edilmeden tespit edilen 15.943,90 Euro tutarı bakımından TTK'nın 1472.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, yasal hükümlere göre davalı konumundaki taşıyıcı şirketin, emtianın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasardan sorumlu olduğunu, bu hususta yapılan müracaatlardan da sonuç alınamadığını, bu miktarın ödenmesi için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalını takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu olayın CMR 17/2 ve CMR 17/4 maddesi uyarınca taşımacının önlemesine olanak bulunmayan ve ambalajlama hatası gibi sebeplerden ileri geldiğini, dava dışı sigortalısının müvekkilinden talep hakkı bulunmadığını, davacıya devredebileceği hak ve alacak hakkı bulunmadığını, söz konusu taşımaya ilişkin dava ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, ekspertiz raporunda ilgili taşımanın 03.11.2017 tarihinde sona erdiğinin bildirildiğini, huzurdaki itirazın iptali davasının ise 05.07.2019 tarihinde ikame edildiğini, davanın 1 yıllık süreden sonra açılmış olması ile zamanaşımına uğradığını, davaya öncelikle uygulanması gereken hukukun CMR Konvansiyon hükümleri olduğunu, uyuşmazlık taşıma esnasında emtiaların hasarlandığı iddiasına ilişkin olduğundan CMR uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılması gerektiğini, CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını, dava konusu iddia edilen hasardan müvekkili şirketin sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, mahkemece müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde ise, tazminat miktarının CMR Konvansiyonuna uygun şekilde tespiti gerektiğini, dava konusu hasardan müvekkili şirketin sorumlu olduğuna hükmedilmesi halinde dava dışı sigortalı ile müvekkili şirket yönünden müterafik kusurun tespit edilmesi ve Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca müterafik kusur oranının da kusurun ağırlıklı bölümünün dava dışı yük ilgilisi üzerinde kalacak şekilde olması gerektiğini, CMR'nin 23.mmaddesinde öngörülen usul ile hasarlı kısmın brüt kg. 8,33 hesap birimi ile tespit edilmesi ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya üzerinden yapılacak olan bilirkişi incelemesinde sovtaj bedelinin de hesaplanması gerektiğini savunarak, davanın reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; '' ...Celp ve tetkik edilen İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından 25/10/2018 tarihli takip talebi ile davalı takip borçluları hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusu 10/11/2018 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosyada mübrez 11/09/2018 tarihli ekspertiz raporu incelendiğinde: Türkiye' den Fransa' ya sevk edilen alüminyum levha emtiasının 03/11/2017 tarihinde nakliye aracının Sırbistan sınırları içerisinde karayolunda seyir halinde iken şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu nakliye aracının yolun sağında bulunan bariyerlere çarpması ve yan yatması sonucu bir kısmı nakliye esnasında hasarlandığını, meydana gelen trafik kazası ile ilgili Sırbistan kolluk kuvvetleri tarafından gerekli incelemelerin yapılarak tutanak tanzim edilmesi sonrasında ... tarafından temin edilen başka bir araç ile hasara konu emtia olay mahallinden alınarak nakliyeci firmanın Paris/Fransa' daki acentisinin deposuna sevkedildiğini, 07/12/2017 tarihinde Aulnay Sous Bois/Fransa adresinde yapılan ekspertiz çalışmasında; alüminyum levhaların depo içerisinde istiflenmiş olduğu, emtia ambalajlarının dağılmış olduğu, bazı paletlerin ters dönmüş olduğu, levhaların büyük çoğunluğunun köşe ve kenar kısımlarının hasara uğramış olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mübrez 14/12/2018 tarihli tazminat makbuzu, ibraname ve temlikname incelendiğinde; ... poliçe numaralı sigorta sözleşmesi kapsamında meydana gelen hasara ilişkin tazminat tutarın tamamı ve ferilerinin ... AŞ tarafından ödendiği, bu tutarın ... Şirketi tarafından ... AŞ' ye devir ve temlik edildiği anlaşılmıştır.Dosyada mübrez CMR belgesi incelendiğinde; gönderenin ... A.Ş. olduğu, nakliyecinin ... A.Ş. olduğu, alıcının ..., malların Teslim alındığı yerin İstasyon-Tuzla/İSTANBUL ve teslim alınma tarihinin 30/10/2017 olduğu görüldü.Davalı ... AŞ tarafından dosyaya sunulan 10/10/2018 işlem tarihli dekont incelendiğinde; Gönderen kısmında ... A.Ş. olduğu, alıcı kısmında ... AŞ olduğu, EFT tutarının 18.904,18 Euro olduğu görüldü. Dosyada mübrez Nakliyat Sigorta Poliçesi Emtea-Kamyon incelendiğinde; sigortalının ... A.Ş. olduğu görüldü.Makine Mühendisi ,Sigorta Uzmanı ve Taşıma Uzmanı Bilirkişi 02/04/2020 havale tarihli heyet raporunda özetle; sürücü ...'ın %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyon hükümleri uygulama alanı bulacağını, somut olayda, davalı taşıyıcı ... A.Ş/nin taşıdığı emtia-eşyaya karşı özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmediği, meydana gelen hasar nedeniyle hata ve kusurlu olduğunun değerlendirildiğini, somut olay bakımından meydana gelen kısmi hasarda, davalı taşıyıcının CMR m.3, CMR m.17/1, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 hükmü uyarınca, davacı yanın davalı yandan gerçek hasar miktarı olan 15.943,98 Euro talep edebileceğini, davacı ... AŞ.'nin TTK 1472, maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Makine Mühendisi ,Sigorta Uzmanı ve Taşıma Uzmanı Bilirkişi 02/04/2020 havale tarihli heyet ek raporunda özetle; davaya konu taşımaya ilişkin düzenlenmiş spesifik sigorta poliçesinin dosya içerisinde mevcut olduğu ve davalı ... AŞ' nin bu yöndeki itirzalarının yerinde görülmediğini, kök raporda belirlenen hasar tazminat miktarının, sovtaj tenzilini içerdiği ve eksper raporu ile 4 ayrı firmadan teklif alınmak sureti ile tespit edilen 13.658,00 Euro sovtaj değerinin kadri maruf bulunduğunu, sovtaj bedelinin tenzilinden sonra kalan 15.943,98 Euro hasardan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu bulunduğunu, bu yönde kök raporda yer alan görüşlerini aynen koruduklarını, davacı sigorta şirketi tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. dava dışı ... A.Ş. Ve ... A.Ş. 'ne ait emtiaların davalı şirket tarafından Türkiye'den Fransa'ya taşınırken Sırbistan Karayolunda devrilmesi sonucu taşınan emtiaların zarar gördüğü, bu emtiaların zarar görmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... A.Ş.'ne 09/11/2017 tarihli nakliyat sigorta poliçesine istinaden 10/10/2018 tarihinde 18.904,18 Euro ödendiği, ödenen tazminat kadar alacak yönünden davacı sigorta şirketinin TTK 1472. Madde uyarınca halef olduğu, İstanbul Anadolu .... İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, davalının alacağın zamanaşımına uğradığı iddiası ile zamanaşımı defini dermeyan ettiği, hasarın 03/11/2017 tarihinde meydana geldiği icra takibine ise 25/10/2018 tarihinde başlandığı bu kapsamda bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı tarafından spesifik nakliyat poliçesi bulunmadığının iddia edilmiş ise de dosya içerisinde yer alan 09/11/2017 tarihli poliçenin 2017 Ekim ayı euro ihracat karayolları sevkiyatını konu edindiği, dava konusu hasarın da bu poliçenin teminatı altında kaldığı davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafça hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de emtiayı teslim alırken ambalaja ilişkin şerh konulduğunun ispat edilemediği, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, gerçek hasar miktarının 15.943,98 Euro olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davalının 15.943,98 Euro hasar bedelinden sorumlu olduğu, davacı tarafından davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmadığı, CMR sözleşmesinin 27. maddesi kapsamında "Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda %5 üzerinden hesap edilecek bu faiz ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır." şeklindeki düzenleme uyarınca takip tarihinden itibaren faiz istenebileceği, davacının işlemiş faize ilişkin talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafça alacağa bankaların euro cinsinden açılmış hesaplara uyguladığı en yüksek faizin uygulanması talep edilmiş ise de CMR Konvansiyonu’nun 27/1'nci maddesi uyarınca yıllık % 5 oran üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği, takibin euro cinsinden yapılmış olması da göz önüne alınarak davacı tarafın talep edebileceği faiz miktarının yıllık % 5'i geçemeyeceği, hasarın tek taraflı kazadan meydana gelmesi, hasara başka bir etkenin sebebiyet vermemesi nedeniyle alacağın likit olduğu ve kabulüne karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığı olan 104.449,01 TL'nin % 20'si olan 20.889,80 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ... " gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 15.943,98 Euro asıl alacak bakımından iptali ile kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden CMR Konvansiyonunun 27.maddesi uyarınca yıllık % 5 faizi geçmemek üzere bankaların euro cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek döviz faizinin uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; CMR'nin 30/1 hükmüne uygun bir hasar bildirimi bulunmadığından ötürü yükü hasarsız bir şekilde teslim alan müvekkil şirketin varma yerinde de alıcısına aynı şekilde teslim ettiğine ilişkin karinenin aksini ispat edici nitelikte başka bir delilde mevcut olmadığından, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediğini, bu sebeple müvekkilinin söz konusu zarardan sorumlu olduğu şeklinde hüküm tesis edildiğini, davacı şirketin tazminat talebinin fahiş olduğunu, hasarlı olduğu iddia edilen ambalaj kısmının eksik brüt ağırlığının 8.33 SDR hesap birimi karşılığı kadar tutarın tazminatın üst sınırı olarak ve bu tutarı aşmayacak şekilde hesaplama yapılması gerektiğini, CMR'nin 23.maddesinde öngörülen usul ile hasarlı kısmın brüt kg. 8.33 SDR hesap birimi ile tespit edilmesi ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından sovtaj değerlendirilmesi yapılmadığını, bilirkişilerin kendi görev alanlarına ilişkin sovtaj incelemesi yapmadan eksper raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişilere tevdi edilen görevin söz konusu emtianın sovtaj değerinin olup olmayacağı, ayrıca piyasa araştırmasını sağlıklı verilerle güçlendirip gerçek sovtaj bedelini tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu taşımayı kapsayan ve teminat altına alan spesifik nakliyat sigorta poliçesi bulunmadığını, hasarın klozlar ile birlikte teminat altında olduğunun, sigortalısına lütuf ödemesi yapıp yapmadığının, dava dışı sigortalısının emtia üzerinde devam eden menfaatinin bulunduğunu davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, dava dışı sigortalının prim ödemesini gösteren dekontun dava dosyasında mevcut olmadığını, müvekkili şirkete temerrüt ihtarı gönderilmeden faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı fiili taşıyandan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalı ... AŞ'ye ait emtianın nakliyat abonman sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden yapılan nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, sigortalının İstanbul'dan Fransa'ya davalı tarafından taşınan dava konusu emtialarının hasarlandığını, hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini ve sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin rücuen tahsilini talep etmiş; davalı ise, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacının aktif husumet ehliyet bulunmadığını, kendisinin kusuru olmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 15.943,98 Euro ( 104.449,01 TL) asıl alacak, 99,65 Euro (652,81 TL) işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.043,63 Euro ( 105.101,82 TL alacak yönünden 26.10.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 10.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 13.11.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, davacının yaptığı ödeme ile rücu hakkı bulunduğu, takipten önce temerrüt olmadığı ve işlemiş faiz talep edilemeyeceği, kazanın tek taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiği, başkaca etken olmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Dava dışı sigortalıya ait 15 palet, 16.075 kg net, brüt 16.992,00 kg, alüminyum levha emtiasının, davalı taşıyıcı şirket tarafından ... plaka no'lu araç ile Türkiye'den Fransa'ya kara yolu ile taşınması sırasında 03.11.2017 tarihinde nakliye aracının Sırbistan sınırları içerisinde karayolunda seyir halinde iken şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında bulunan bariyerlere çarpması ve yan yatması sonucu emtiaların bir kısmının hasarlandığı, meydana gelen trafik kazası ile ilgili Sırbistan kolluk kuvvetleri tarafından tanzim edilen tutanağa ve eksper raporuna göre davalı tarafından temin edilen başka bir araç ile hasara konu emtianın teslim edildiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı sigorta şirketi dava dışı sigortalısı ...AŞ'ye dava konusu taşımayı kapsar şekilde 301-0410-04760088-1 sayılı spesifik poliçe düzenlemiş olup dava dışı ... AŞ bu poliçede sigortalı olarak yer almaktadır. Davacı bu poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödeme yapmış, sigortalının imzasını taşıyan temlikname ve ibraname ile dekontu dosyaya sunmuştur. Davacının ödemesi teminat kapsamında olmakla birlikte ödeme teminat kapsamında olmasa dahi davacı sigortalısının haklarını alacağın temliki yoluyla devraldığından davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili CMR'nin 30.maddesi uyarınca süresinde ihbar yapılmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında bulunan eksper raporu ile bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere trafik kazası sonrasında taşımaya konu emtiaların davalının tedarik ettiği bir başka araç ile Fransa'ya götürüldüğü, hasardan ve ziyadan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Davalının bunun aksine bir iddiası bulunmadığı gibi bu yönde de bir delil de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda CMR'nin 23.maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluk ilkelerine göre hasarlı kısmın brüt ağırlığı üzerinden davalının sorumluluğu belirlenmiş olup davalının sorumluluğunun üst sınırı 809.396,18 TL olarak tespit edilmiştir. Davacının talebi de bu sınırın altında kaldığından talebin tamamına hükmedilmiştir. Yine bilirkişi ek raporunda eksper tarafından yapılan sovtaj hesabı incelenmiş, belirlenen bedelin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmadığı ve sovtaj değerledirmesi yapılmadığı yönündeki davalı istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ayrıca, mahkemece, takip tarihinden önce temerrüt bulunmadığı nazara alınarak işlemiş faiz yönünden davanın reddi ile takip tarihinden itibaren faize karar verildiği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlunun itirazını kötü niyetle yapılmış olması koşulları aranmaz. İcra inkar tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Somut olayda, dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından tahkik ve tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkar tazminatı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak esas hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Öte yandan, resen yapılan incelemede ise; İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, taraflarca toplantıya katılınmış ancak anlaşma sağlanamamış olup, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. Bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta, tarafların anlaşmaması halinde Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin re'sen yargılama gideri olarak tahsil edilmesi gerektiği halde, mahkemece, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmaması da doğru olmadığından yeniden hüküm kurulurken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının icra inkâr tazminatı ve arabululuculuk ücreti bakımından bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 15.943,98 Euro asıl alacak bakımından iptali ile kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden CMR Konvansiyonunun 27.maddesi uyarınca yıllık % 5 faizi geçmemek üzere bankaların EURO cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek döviz faizinin uygulanmasına, 2-Yasal koşulları oluşmadığından, davacının icra inkâr tazminatı talebinin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3- Kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 6.894,21 TL karar ve ilam harcından 1.208,79 TL peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 5.685,42 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 630,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafça 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 206,20 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere yapılan toplam 2.206,20 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre hesaplanan 2.192,50 TL yargılama gideri ile 1.208,79 TL peşin harç ve 44,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.445,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyelerinin, yatıran taraflara yatırana iadesine,9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından harcanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 47,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 196,50 TL kanun yolu giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.03.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog