16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1402 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/11/2021
NUMARASI: 2018/198 E. - 2021/1040 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile müvekkili aleyhine takip başlatmış olduğunu, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacı müvekkilinin, ticari faaliyetlerine devam ederken kendisi aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 15.06.2016 tanzim tarihli, 15.12.2017 vade tarihli 600.000,00 TL miktarlı bono ile kambiyo senedine özgü takip yolu ile takip başlatıldığını öğrenmiş olduğunu, kendisine karşı sözü edilen takibin başlatıldığını öğrenen müvekkilinin, takibe konu senedi ödeme emri ekinde gönderilen fotokopi üzerinden incelediğini ve senedin hiçbir şekilde müvekkili tarafından doldurulmayan çok eski bir senet olduğunu tespit ettiklerini, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, aralarında hiçbir alım/satım işlemi, hizmet alışverişi olmadığı gibi müvekkilinin davalıdan borç para da almadığını, ilgili senedin nasıl ve ne şekilde davalının eline geçtiği konusunda müvekkili tarafından yapılan araştırmada ortaya tek bir sonuç çıkmadığını, hiçbir şekilde borcu ve senedi kabul etmemekle birlikte 1998-2003 yıllarında müvekkili ile şüphelinin ... ve işyerinde işçi olarak çalışan kardeşi ... ile ... Ltd. Şti ve ... Ltd.Şti.'ne ortak olduğunu, aynı işyerinde bulunurken, müvekkilinin her tacirin yapmış olduğu gibi ticari hayattaki acil işlemlerinde ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzere şirket kasasında imzalı fakat üzeri boş senetler bıraktığını, davalının oğullarının bu senetlerden birini, haksız ve hukuksuz biçimde ele geçirip, hukukun korumadığı biçimde davalıya ulaştırmış olabileceğinin aşikar olduğunu, görüleceği üzere senedin 1900'lü yıllarda kullanılabilmesi amacı ile ödeme gününde bulunan 19... ibareli yıl kısmının daha sonra tahrifat yapılarak ... yapılmış olduğunu, yani 1 rakamının 2' ye 9 rakamının 0' a çevrildiğini, müvekkilinin bunu onaylayan hiçbir parafı yahut imzasının da bulunmadığını, yapılacak araştırma neticesinde ilgili senedin müvekkili tarafından doldurulmadığının anlaşılacağını, senedin miktar kısmında da oynama olabileceği ve senedin rızası dışında alınarak hukuksuzca işleme konulduğunun ortaya çıkacağını, sözde alacak iddiasına konu senedin, davacı müvekkilinin kasasından rızası hilafına çıkarılan bir senet olduğunu ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle; davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davalarının kabulüne, davacı müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ve borçlandırıcı ilişki olmadığından davalının hukuk dışı olarak senedi ele geçirmek suretiyle senedi doldurarak yapmış olduğu takip miktarı bakımından herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, borcun varlığını kabul etmemekle birlikte varsa bu borcun zamanaşımına uğraması sebebi ile zamanaşımından davalarının kabulüne, müvekkillerinin böyle bir senet vermemiş ve doldurmamış olmasından ve ilgili senedin müvekkilinin rızası dışında üçüncü kişiler eline geçmiş olduğundan haksız ve kötüniyetli olarak takibe konulan senedin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20' den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/11/2021 tarihli duruşmada, icra takibine konu olan borcun taşınmaz satışı tehdidi altında ödendiğini ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçelerinde davalarının temelini müvekkilleri ile hiçbir alışverişinin olmadığına yönelik olduğunu, ancak davacının bu iddialarını ispatlamaya yönelik en ufak bir delil dahi ibraz edilmediğini, müvekkillerinin kötüniyetli hamil olduğu iddiasının haksız davasına dayanak bulmaya çalıştığının anlaşılmakta olduğunu, gerek icra hukuk mahkemesinde ikame ettiği borca itiraz davasında ve gerekse huzurdaki dava dilekçelerinde inkar edemediği tek gerçeğin ise dava konusu bono altındaki imzanın kendisine ait olduğu gerçeği olduğunu, öncelikle davaya konu olan evrakın TTK anlamında imzası davacıdan sadır kambiyo senedi vasfı taşıyan bir belge olduğunu, sunulan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1399 D.İş sayılı İhtiyati Haciz kararından da anlaşılacağı üzere İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü .. E sayıl.ı takip dayanağı olan evrakın Ticaret Mahkemesinde Heyet tarafından incelendiğini ve kambiyo evrakı niteliğinde herhangi bir noksanlık tespit edilmediğinden ihtiyati haciz taleplerinin dahi kabul edilmiş olduğunu, aynı şekilde alınan ihtiyati haciz kararının da İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) infaz edildiğini, bu itibarla borçlu tarafın takibe dayanak belgenin kambiyo senedi niteliğine yönelik itirazlarının yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı borçlunun yazılı belge de ileri süremediğini, dava konusu olayda tanık deliline dayanılamayacağı gibi davacının tanık deliline de kesinlikle muvafakatlerinin olmadığını ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2021 tarihli, 2018/198 Esas, 2021/1040 Karar sayılı kararı ile; "Bonoda şekil şartları TTK’nın 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” ya da “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir.
Davacı taraf kendi kasasında mevcut olan boş senedin yazı ve rakam kısmının boş olarak davalının eline geçtiği herhangi bir şekilde davalıya borcunun olmadığını bildirmesi nedeniyle ispat yükü davacıya aittir. 6102 sayılı TTK'nın 773/2-f maddelerine göre bonolarda da uygulama olanağı bulunan aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlemesinin mümkün olduğu, bu durumda senet tedavüle çıktığında tüm unsurlarının bulunmasının zorunlu olduğunu, görünüşe itimat prensibi gereği boş bono veren borçlunun sonuçlarına katlanması gerektiği, uyuşmazlık konusu senette 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesinde belirtilen tüm yasal zorunlu unsurlar bulunduğundan senedin bono vasfında olduğu, bedelsizlik def'inin şahsi def'i olup HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca yazılı delille ispatı gerektiği, senette yazı tayininin teknik olarak mümkün olmadığı gibi bu yönde bir inceleme yapılmasının da senedin kambiyo vasfını etkilemeyeceği, davacıların iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı, davacıların sahtecilik ve dolandırıcılık sonucu senedin ele geçirildiği iddiası ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda verilen takipsizlik kararı verildiği , davacının bu yöndeki iddiasının da ispatlanamadığı belirtilmiştir.( Yargıtay 11 HD 2020/2538 E 2020/4635 K )Davacı tarafından İstanbul Anadolu C.Başsavcılığı'na dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik nedeniyle 29/12/2017 tarihinde suç duyurusunda bulunulmuş, ancak 2018/27571 soruşturma numarası, 2018/130501 karar numarası, 22/12/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Senede karşı senetle ispat kuralının istisnasını oluşturacak bir hukuki durum bulunmadığından, imza da inkar edilmediğinden, davacının senedin bedelsizliğini ancak yazılı delille ispatı mümkün olmaktadır. Davacı yazı ve rakam kısmı boş olan senedin davalının eline geçtiğini, davalıya borcunun olmadığını belirtmiş ise de;
HMK 200 ve devamı maddeleri uyarınca ispat yükü kendisinde olduğu, davasını senede karşı senetle ispat edemediği ,davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etmek istemediği ve davasını ispat edemediğinden açılan davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, Senedin keşide tarihi üzerinde çıplak gözle dahi görülen şekilde tahrifat yapıldığını iddia etmelerine rağmen bu konuda bir inceleme yapılmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma sırasında aldığı bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, Mahkemece senet üzerinde müvekkilinin iddiaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, Cumhuriyet Savcılığınca alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki yazı ve rakamların müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, mürekkep yaşı incelemesinin mümkün olmadığı belirtilerek, görüş bildirildiğini, bu nedenle KYOK kararı verilmişse de, bu kararın mürekkep incelemesi yapılamamasına dair teknik bir karar olduğunu, Senet üzerinde tahrifat yapılmış olduğunu, 07/08/2003 tarihinde senetlere damga pulu yapıştırılmasına son verilmesine rağmen senedin üzerinde damga pulunu mevcut olması, 01 Ocak 2005 tarihinden itibaren Türk Lirasından altı sıfır atılmasına rağmen damga pulunun üzerinde 1.000.000 (1 Milyon TL) yazılmış olması karşısında senedin 01 Ocak 2005 tarihinden önce düzenlendiğini ve üzerine pul yapıştırıldığını kanıtladığını, bu nedenle senedin 2016 yılında tanzim edildiğinin kabul edilemeyeceğini, Müvekkilinin davalı ile hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin şirket ortaklığı sırasında kasasında bulundurduğu çeklerden birisinin davalı tarafından ele geçirilmiş olduğunu, bu maddi vakıalara ilişkin tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin davasını ispat ettiği düşüncesiyle yemin deliline dayanmadığını, kaldı ki bu bonoyu icra takibine koyan davalının aleyhe yemin de edebileceğini, bu durumda müvekkilinin ortaya koyduğu iddia ve delillerin değerlendirilme imkanının kalmayacağını, Takibe konu borcun tamamının taşınmazların satış baskısı altında ödendiğini ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmelerine rağmen, Mahkemece davaya istirdat davası olarak devam edilmesine karar verilmediğini, bu durumun dahi bozma nedeni olduğunu, belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; 15/06/2016 tanzim 15/12/2017 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli davacı ...'ın tanzim ettiği bono nedeniyle takibe geçildiği anlaşılmıştır. Takibe konu bono incelendiğinde; 15/06/2016 keşide tarihli, 15/12/2017 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan 600.000,00 TL bedelli bono olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazılı olduğu, bono üzerinde damga pulunun mevcut olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca grafoloji uzmanından alınan 08/10/2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; İnceleme konusu senette mevcut yazılar ile müşteki ... ve şüpheli ...'e ait karşılaştırma yazıları arasında yazı incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların, mevcut karşılaştırma yazılarına kıyasla müşteki ... ve şüpheli ...'in eli ürünü OLMADIĞI, İnceleme konusu senette borçlu ...'a atfen atılmış imzalar ile müşteki ...'a ait karşılaştırma imzaları arasında imza incelemesinde kullanılan grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından çok önemli uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzaların müşteki ...'ın eli ürünü OLDUĞU kanaatine varıldığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/27571 sor., 2018/130501 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı incelendiğinde; müştekinin ..., şüphelinin ... olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarını vb. tüzel kişileri aracı kılarak kullan.landırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan davaya konu senetle ilgili soruşturma yapıldığı ve senetteki imzanın müştekiye ait olduğunun tespit edildiği, beyaza imza atılmasının ve beyan (açık) kambiyo senedi düzenlenmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle kovuşturmay yer olmadığına karar verildiği, kararın kaldırıldığı ve soruşturmaya devam edildiği tespit edilmiştir.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/43168 sor., 2019/57839 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı incelendiğinde; aynı gerekçelerle yine takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.
İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/54 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasıyla ilgili yetkiye, borca ve takibe itiraz davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda imzaya itiraz edilmediği ve senedin sonradan davacının rızasına aykırı olarak doldurulduğunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.... Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde; 07/10/1996 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ..., ... olduğu, 07/07/2014 tarihinde resen terkin edildiği tespit edilmiştir.
İstinaf aşamasında davalı vekili tarafından davalı ...'in öldüğü bildirilerek, Üsküdar ... Noterliğinin 17/12/2021 tarihli, .. Yevmiye numaralı mirasçılık belgesini ve mirasçılarından aldığı vekaletnameyi de dosyaya sunmuştur.
G E R E K Ç E :Dava, icra takibinde sonra açılan borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Yargılama sırasında borç ödenmekle dava istirdat davasına dönüşmüştür. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilince icra takibine konu edilen bononun vade tarihinde tahrifat yapıldığına dair iddialarıyla ilgili mahkemece inceleme yapılmadığına dair istinaf talebinde bulunulmuş olmakla, yapılan incelemede; senedin boş olarak saklandığı yerden davacının bilgisi dışında alındığı ve senedin vade tarihinde 1 rakamının 2 rakamı olarak, 9 rakamının ise 0 rakamı olarak tahrif edildiğinin gözle dahi görüldüğü iddialarıyla ilgili Mahkemece hiçbir inceleme yapılmadığı gibi, mahkeme kararında da bu iddiaların neden reddedildiğine dair bir gerekçe bulunmadığı, Mahkemece Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporu delil olarak kabul edilemeyecek olmakla birlikte, bu raporda da tahrifat iddiasına ilişkin bir inceleme yapılmamış olduğu, yalnızca senet üzerindeki yazıların ve imzanın kime ait olduğuna dair inceleme yapıldığı, senetteki imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle senette sahtecilik suçundan takipsizlik kararı verildiği, senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı iddiasıyla ilgili bir soruşturma ve inceleme yapılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece senedin vade tarihide tahrifat bulunup bulunmadığı, varsa bu değişikliğin davacının eli ürünü olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu’dan rapor alınarak değerlendirme yapılarak yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1.Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/11/2021 tarihli 2018/198 E. - 2021/1040 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 162,10 istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 6,50TL(posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.