Esas No
E. 2024/280
Karar No
K. 2024/519
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/280 Esas

KARAR NO: 2024/519

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/12/2023

NUMARASI : 2023/261 E. - 2023/825 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibin hiç bir takip dayanağı belgeye dayanmadığını, müvekkilinin daha sonra öğrendiği, bilgiler doğrultusunda davalının kardeşinin torunu ...'in avukat arkadaşı olduğunu, müvekkilinin ...'le satış konulan taşınmazına ilişkin bir anlaşamamazlık durumu olduğunu, ... ve ailesinin taşınmaz üzerinde hak iddia ettiklerini, davacının bu durumu kabul etmemesi karşında ... ve arkadaşı ... adına icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra dosyasına ilişkin 16.02/2022 tarihinde borca itiraz edildiğini, davacının itirazlarından sonra davalı temlik sözleşmesi ile haklarını 23/02/2022 tarihinde avukatı olan ...'in ablası ...'a temlik ettiğini, davacı davalı olan ...'ü hayatı boyunca hiç görmediğini, müvekkilinin bu durumu taşınmaz ile ilgili işlem yaptığında öğrendiğini ve İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesine dava açtığını, davacının açılan icra-i işlemler neticesinde zor durumda kaldığını, taşınmazlarına haciz konulduğu için yaşadığı durumun içinden çıkılmaz bir hal aldığını, bu nedenle dava ve takipten borçlu olmadıkları tespiti ve kötü niyetli davalının %20 aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin dava konusu alacağı temlik ettiğini, taraf sıfatı bulunmadığını, ATM'nin görevli ve yetkili olduğunu, müvekkilin alacağını temlik etmiş ise de hem takip tarihi öncesinde hem de hali hazırda tahsilde tekerrür olmamak şartı ile davacıdan alacaklı olduğunu, davanın temlik alacaklısı ... ihbarı gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden, sonra esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " Davacı tarafça Mahkememize sunulan dava dilekçesinde davalının ilamsız takibe dayalı icra takibi yapıldığını , takip alacaklısı ile hiçbir ilişkilerinin bulunmadığını, kendileri tarafından tanınmadığını, icra takibine yapılan itirazın akabinde takip alacaklısı tarafından icra konusu alacağın ... temlik edildiğini, alacaklı olarak görünen kişiye herhangi bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine dayalı olarak ... hasım olarak gösterilmiş ise de dava dışı 3. Şahıs olan ... vekili tarafından sunulan dilekçede davaya konu bonodan kaynaklı bakiye alacak için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı takibe konu borcu müvekkilinin temlik aldığı, temlik sözleşmesine ilişkin bilgi ve belgeleri sunduğu, davanın reddine karar verilmesini beyan ettiği, davacı yanın bunun üzerine mahkememizce yapılan yargılama neticesinde HMK madde 124/3-4 gereğince temliknamenin tebliğ edilmemesi nedeniyle temlik edene açılan davanın husumette yanılma kabul edilerek yargılamaya davalı sıfatının temlik alacaklısı olan ... olduğu kabul edilerek davanın devam edilmesini beyan ettikleri, davaya konu alacağın dava dışı ... tarafından Ünye .... Noterliğinin 23/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı Alacağın Temliki sözleşmesiyle devralındığı anlaşıldığından, davaya konu icra takibine ilişkin tüm alacağın temlik edildiği anlaşıldığından ve yine mahkememiz dosyası açılmadan önce alacağın temlik edildiğinin davacı tarafından bilindiğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığı bu haliyle davacı yanın HMK 124/3-4 maddesi kapsamında taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı," gerekçeleriyle davacı tarafça davalı ... aleyhine açılan DAVANIN, HMK'nın 114/1-d. ve 115/2. maddeleri gereğince pasif husumet yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili alacağın temlikinden haberdar olmadığını, temlik işleminin müvekkiline tebliğ de edilmediğini, davanın alacağı temlik alan ...'a yöneltilmesi gerekirken müvekkilinin temlik işlemini öğrendiği kabul edilerek pasif husumet nedeniyle davanın reddi hukuka aykırı olduğunu, alacağın temlikinden haberdar olmayan müvekkilinin vekili Av. ... dosya alacaklısı ... aleyhine 04/03/2022 tarihinde menfi tespit istemli dava açtığını ve 07/03/2022 tarihinde icra dosyasına vekaletname sunduğunu, bu itibarla müvekkiline ve vekiline herhangi bir tebliğ yapılmadığını, dava tarihinden sonra alacağın temlik edildiğini öğrendiğinden dava açmasında bir kusuru bulunmadığını, HMK'nın 124. maddesi uyarınca ...'ın davalı sıfatıyla davaya dahili ile menfi tespit olarak açılan ve kanunen istirdata dönüşen davanın bu kişiye yöneltilmesi gerekirken pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine çeşitli icra takipleri başlatıldığını, icra takiplerine itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, dava tarihinde alacağın temlikinden müvekkili haberdar olmadığından HMK'nın 124/3-4. maddeleri uyarınca temlik edene açılan davanın husumette yanılma kabul edilerek yargılamaya davalı sıfatının alacağı temlik alan ... olduğu kabul edilerek devam edilmesini, borca itirazlarını ve davalarının kabulü ile İstanbul .... Icra Dairesinin ...

E. Sayılı dosyasında "0,076'' TL nin üzerinde kalan alacak yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, bu dosyaya konu takibin bu şekilde iptaline, İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında müvekkilin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 99.904,56 TL’nin ödeme tarihi olan 03/08/2022 tarihinden itibaren, bakiye 2.825,68 TL nin ödeme tarihi olan 05/09/2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdadını İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca müvekkil lehine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olup olmadığına ilişkin İİK 72.mad. göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/149 Esas 2022/420 Karar sayılı görevsizlik kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin 2023/331 Esas, 2023/702 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı yerinde görülerek dosya İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasında 03/09/2021 tarihinde alacaklı ...

tarafından borçlu ... aleyhine haricen satış bedeline istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından borca itiraz edildiği, Ünye .... Noterliğinin 23/02/2022 tarih ... yevmiye nolu alacağın temliki sözleşmesi ile ...'ün icra dosyasındaki alacağı ... temlik ettiği, davanın temlikten sonra 04/03/2022 tarihinde açıldığı, mahkemece davacı tarafın HMK 124/3-4.mad. kapsamında taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı 19/09/2023 tarihli dilekçesi ile, temliknamenin tebliğ edilmediğini, bu sebeple davalı sıfatının alacağı temlik alan ...'ta olduğu kabul edilerek davaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü, temlik eden alacağını, temlik etmiş olmakla davanın temlik alana karşı devam edilmesi gerektiği, her ne kadar dava tarihinden önce temlikname icra dosyasına ibraz edilmiş ise de temliknamenin borçluya tebliğ edilmediği dava tarihi ile temlik tarihi arasında kısa bir süre de bulunduğu gözetildiğinde 6100 sayılı HMK 124.maddesinin işletilerek taraf değişikliğine izin verilmesi gerekirken davanın pasif husumetten reddine dair verilen karar yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih, 2023/261 E. 2023/825 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.