Esas No
E. 2022/997
Karar No
K. 2024/2589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2022/997 E.  ,  2024/2589 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/231 E. 2021/482 K.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2018 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 22 gün hapis cezası ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 06.07.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.02.2022 tarihli ve 2021/29205 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20454 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20454 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 15/1. maddesi uyarınca tayin olunan 6 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması neticesinde, 4 ay 15 gün hapis cezası yerine, 4 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2."Basit Yargılama Usulü" başlıklı 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası; "...Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklinde düzenlenmiştir.

3.İnceleme konusu hükümde, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezası üzerinden, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince indirim yapıldıktan sonra, hapis cezasının 4 ay 15 gün yerine 4 ay 22 gün olarak belirlenmesi suretiyle, fazla ceza tayini Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hükmün ikinci fıkrasında yer alan "4 ay 22 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "4 ay 15 gün" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.