Esas No
E. 2023/11136
Karar No
K. 2023/11509
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11136 E.  ,  2023/11509 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/941 E., 2022/1708 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/621 E., 2020/172 K.

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.12.1995 tarihinde Ticaret Borsasına ürün sattığını, davalı Kurumca ... firmasının 1995/11-12 ay bildirim listesi bulunmadığından davacının tescil talebinin reddedildiğini, oysa ki davacının tarımsal faaliyetle uğraştığını ileri sürerek, davacının 01.01.1996 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılığının, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu dönemin, 1995 - 2001 yılları arası olduğu, davacının bu tarihler arasında tarımsal faaliyette bulunacak arazisi ve traktörünün olmadığı, tarımsal kredi kullanmadığı ve ziraat odası kaydının bulunmadığı, Yeraltı Sulama Birliği tarafından davacının babası adına tescilli ... Mahallesi 64 no.lu parselde sulama işleminin yapıldığı, davacı adına yeraltı suyu kullanma belgesinin bu tarih aralığında olmadığı, davacı adına 15.12.1995 tarihinde ... Ltd. Şti. unvanlı firmaya16112 kg ürün satıldığı, ancak satılan üründen tevkifat kesintisi yapılmadığı, bu tarihte tevkifat kesintisi yapılmamış olsa da dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından davacının çiftçilikle uğraştığı ve yetiştirdiği ürünleri de söz konusu bu firmaya teslim ettiğinin anlaşıldığı, yine davacının 19.10.1999 tarihinde ... Ltd. Şti. firmasına 9460 kg pamuk sattığı ve bu satıştan tevkifat kesintisi yapıldığı görüldüğünden, davanın kabulü ile davacının 01.01.1996 - 31.12.1996 ve 01.11.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabii olarak Bağ-Kur tarım sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

1.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının sigortalılığının yasal düzenlemeler doğrultusunda belirlendiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre, kamu düzenine aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili;

istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen ay başından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 nci maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.

02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki, tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.

3.Değerlendirme

İnceleme konusu eldeki davada, davacı, 01.01.1996 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tesciline karar verilmesini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama ile hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler karar vermeye yeterli olmadığından hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

Mahkemece yapılacak iş;

1.Dosyada mevcut 1995 yılına ait alım satım beyannamesinde, tevkifatın yer almama nedeni yöntemince araştırılmalı, bu kapsamda beyannameye esas ürün teslim belgesi, müstahsil makbuzu vs. belgelerin varlığı davacıdan ve Kurumdan sorulmak suretiyle, tevkifatın yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, başkaca tevkifat, prim ödemesi, ürün satışı, tescil talebi bulunmadığının tespiti halinde, anılan dönem yönünden sigortalılık verilemeyeceği hususu gözetilmelidir.

2.1999 yılına ait alım satım beyannamesine gelince; beyannamede görülen tescil ücretinin ne anlama geldiği, tevkifatı kapsayıp kapsamadığı usulünce araştırılmalı, bu kapsamda tutarın Kurum kayıtlarında görünüp görünmediği yine Kurumdan sorulmak suretiyle, toplanan deliller bir arada değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar bir verilmelidir. VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.