7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/19239 E. , 2023/11552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2015/432 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan davada, aynı maddenin son fıkrası uyarınca, sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; hükmün hatalı olduğuna, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığına, fatura ibrazının tek başına yeterli olmadığına, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 15.06.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.06.2015 tarihli ve 2015/3240 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 16.06.2015 tarihinde yapılan aramada; satışa hazır halde 20 adet ürün bulunarak el konulmuştur.
3.Dosyada mevcut 05.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığı, katılan adına tescilli markaların aynılarının taklit edildiğine dair görüş bildirilmiştir.
4.Sanıklar savunmalarında; öncesinde iş yerinde bijuteri, kozmetik ve temizlik maddesi yönünde faaliyette bulunulduğunu, kısa süre önce tekstil ürünü yönünde faaliyette bulunmaya başladıklarını, suça konu ürünlerin taklit olduğunu bilmediklerini, ürünleri sunmuş oldukları faturalar uyarınca, ... Tekstil isimli firmadan satın aldıklarını beyan ettikleri görülmüş, sanık savunmalarında geçen fatura ve buna dair işletme hesabı defteri suretinin dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2020 tarihli ve 2020/19-167 Esas, 2020/444 karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere; suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5833 sayılı Kanun ile değişik 61/A maddesinin son fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık nedeniyle cezaya hükmolunmaması için, sanıkların taklit malları nereden aldığını bildirmesi, suça konu malı üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise sanıklar, ele geçirilen taklit malları nereden satın aldığını bildirip fatura ibrazında bulunmuşsa da; sanıkların ürünleri satın aldıklarını belirttiği işyerlerinde arama yapılmadığı ve herhangi bir ürün ele geçirilmediği nazara alınarak, malları üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlamanın söz konusu olmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ile sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2015/432 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.