Esas No
E. 2021/7228
Karar No
K. 2023/1894
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 15/11/2023
DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 11/03/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkilinin, tapuda Antalya ili .... İlçesi ... Mah. ... ada, .... nolu parselde kayıtlı taşınmazı ile yine Antalya ili ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... nolu parselde kayıtlı taşınmazları üzerinde tesis edilmiş olan 09.06.2015 tarih ve ... Yevmiye nolu alacaklısı .... A.Ş. lehine ipotek kaydı bulunduğunu, söz konusu ipotek borcunun bütünüyle ödendiğini ve borcun bitirildiğini, ipotek borcunun tamamen ödenmiş olması halinde, tesis edilmiş olan ipotek kaydının kaldırılması işlemini yerine getirme borcu, tüm masraflar kendisine ait olmak üzere alacaklıya ait olduğunu, bu nedenlerle ipotek alacaklısı .... A.Ş. .... Şubesine başvuru yapıldığını, bu başvurularının reddedildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Antalya ili ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... nolu parselde kayıtlı taşınmazı ile yine Antalya ili ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... nolu parselde kayıtlı taşınmazlar üzerinde tesis edilmiş olan ipoteğin terkinine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davaya konu ipoteğin bedelinin 400.000,0 TL. olup eksik harcın tamamlanması gerektiği, zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmadığı, davaya konu banka lehine tesis edilen ipoteğin davacının kendisinin ve müvekkili bankanın müşterisi ... AŞ’nin doğmuş/doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere maksimal ipotek mahiyetinde tesis edildiği, bu sebeple sonradan ortaya çıkacak borçlanmaların da fekki talep edilen ipotek ile teminat altına alındığı, bankanın bu hususta davacının muvafakatinin alınmasını gerektirir hukuku bir durum ve yasal düzenlenmenin mevzuatımızda bulunmadığı, dava dışı şirketin bankaya hitaben

07.08.2020 tarihli ihtarname ile ipoteğin fekkine ilişkin muvafakatlerinin bulunmadığın açıkça beyan edildiği, dava dışı şirkete ait 07.08.2020 tarihli beyan karşısında azledilen yetkili tarafından düzenlenen 06.02.2020 tarihli talebin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dış şirket yetkilisi ve kefili tarafından 04.10.2022 tarihinde de ipoteğin fek edilmesine muvafakatlerinin olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, öte taraftan banka lehine tesis edilen ipotekle teminat altına alınan borçların henüz ödenmediği, banka kayıtları celp edildiğinde borçlarının ödenmediğinin açıkça görüleceği, dava dışı şirketin 25.10.2022 tarihi itibariyle kredi genel limit borcu ve miktarı riskinin halen mevcut olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

Mahkemece, "... bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere; davacı ... ’ın banka lehine tesis ettiği üçüncü şahıs ipoteğine konu olarak 14.10.2022 dava tarihi itibariyle 08.02.2021 tarihinde açılan ve kullandırılan ... kredi hesap numarasına kayıtlı 1.000.000,00 TL. taksitli krediden toplam 256.412,48 TL banka alacağının bulunması nedeniyle davacının davası öncesinde ipoteğin kaldırılması talebinin ipotek alacaklısı davalı banka tarafınca yerine getirilmediği, kredinin 27.01.2023 tarihinde 08.01.2023 vadeli 24. taksitinin ödenmesiyle kapatılmasıyla davalı bankanın dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen 400.000,00 TL. bedelindeki azami had ipoteğini 06.02.2023 tarihinde fek ettiği, dava tarihi itibariyle riskin devam ettiği anlaşılmakla; dava açılmasında davacının haksız olduğu kabulü ile yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmasına" karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazlar üzerinde davalı .... A.Ş. lehine ipotek kaydının bulunduğunu, söz konusu ipotek borcunun tamamen ödendiğini ancak davalı tarafça ipoteğin kaldırılmadığını, borçlu ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş'ye ve davalı bankaya, Van 4. Noterliğinin .... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtar çekildiğini, borcun ödenmesi nedeniyle ipoteğin kaldırılmasının talep edildiğini ve ihtarnameden sonra borçluya kullandırılacak kredilere muvafakat etmediklerinin bildirildiğini, borcun ihtarnameden sonra kullandırılan krediden kaynaklandığını, davalının kötüniyetli davranışının müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, davalının eyleminin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İpotekle temin edilen borcun sona erme halleri TMK’nın 883 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiş olup, ipotek veren üçüncü kişinin tek taraflı irade beyanı ile ipotek borcundan kurtulması hâlini düzenleyen bir yasa maddesi bulunmamaktadır.

Dosya kapsamından davacıya ait taşınmazlar üzerine davalı banka lehine konulan ipotek, süresiz ve üst sınır ipoteğidir. Üst sınır ipoteğinde, henüz doğmamış, gelecekte doğacak bir alacak ipotekle teminat altına alınmış olduğundan ticari ilişki devam ettiği sürece bu dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesi yani bir kısım borcun ödenmesi ile ipotek sona ermeyecektir. Alacaklı ile borçlu arasındaki borç ilişkisi, ticari ilişki devam ettiği sürece ipotek de şekli ve maddi anlamda varlığını koruyacaktır (benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.03.2023 tarih, 2021/7228 Esas ve 2023/1894 Karar sayılı ilamı). Alacaklı ve borçlu arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği dönemde davacının borcun sona ermesi nedeniyle ipoteğin kaldırılması ve ihtarnameden sonra borçluya kullandırılacak kredilere muvafakat etmediğini bildirmesi hukuki sonuç doğurmadığından hükme esas alınan bilirkişi raporundan dava tarihi itibariyle borcun sona ermediği anlaşıldığından mahkemece yargılama giderlerinden davacının sorumlı tutulması usul veyasaya uygundur.

Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.