37. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/3199
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2023
NUMARASI: 2023/106 2023/200
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Şile Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) ilişkindir. Şile Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Şile İlçesi İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresindedir. Mahkememiz nezdinde Ticaret Mahkemesi sıfatının bulunmadığı, yargı çevremizde Ticaret mahkemesi görevine giren uyuşmazlıkların İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerince görüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu olaya bakma görevi Hakim ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mart 2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararı gereğince İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan Mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "... 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın kamuya yararlı bir dernek olduğu, tacir sıfatı bulunmadığından ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 16/1. maddesine göre "...amacına varmak için bir ticari işletme işleten vakıflar, dernekler... ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kuruluş ve kuruluşların da tacir sayılacağı, aynı maddenin 2. bendinde, kamu yararına çalışan derneklerin, ticari işletme işletse dahi tacir sayılmayacağı kabul edildiği ,davalı derneğin de Eğitim ve Kültür derneği olduğu.kamu yararına çalışan bir dernek olduğu,bu sebeple, davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemeler olduğu ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 16/2. Maddesinde "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " hükmü düzenlemiştir. Somut olayda davacı, davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapması nedeni ile geçiş bedellerinin tahsili talebinde bulunmuş olup, davalı derneğin tacir sıfatının olmadığı, ticari faaliyette bulunduğuna dair dosyada delilinde olmadığı anlaşılmakla, davanın genel hükümler uyarınca Şile Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.