1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
...
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin otel olarak faaliyet gösterdiği ilgili taşınmazlarla alakalı , pandemi nedeniyle otelin tamamen kapalı olduğu aylar için davalı şirket tarafından fahiş bedelli doğalgaz faturalarının kesildiğini, müvekkilin böyle bir tüketimi bulunmadığını, faturaların iptalini ve müvekkilin ödediği fahiş fatura bedellerinin iadesini, müvekkili şirketin ... tesisat numarası altında davalı şirketten hizmet aldığını, 09/04/2020 tarihinde ... fatura numarasıyla müvekkili şirkete 16.099,00 TL bedelli fatura kesildiğini ve söz konusu faturanın ... ilk okuma ve ... son okuma tarihli döneme istinaden düzenlendiğini, 21/05/2020 tarihinde ... fatura numarasıyla müvekkili şirkete 10.548,00 TL fatura kesildiğini, söz konusu faturanın 10/04/2020 ilk okuma ve 15/05/2020 son okuma tarihli döneme istinaden düzenlendiğini, 09/06/2020 tarihinde....fatura numarasıyla müvekkil şirkete 6.770,00 TL bedelli fatura kesildiğini , söz konusu fatura 15/05/2020 ilk okuma ve 09/06/2020 son okuma tarihli döneme istinaden düzenlendiğini, 07/07/2020 tarihli ... fatura numarasıyla müvekkili şirkete 3.601,00 TL bedelli fatura kesildiğini, söz konusu fatura 10/06/2020 ilk okuma ve 07/07/2020 son okuma tarihli döneme istinaden düzenlendiğini, covid-19 salgını nedeniyle birçok sektörde olduğu gibi turizm sektörünün de durduğu, müvekkili şirketin otel olması nedeniyle Mart ayı sonunda, Nisan , Mayıs, Haziran , Temmuz aylarında ve Ağustos ayı başında kapalı kaldığını, fatura tarihleri müvekkili şirketin tamamen kapalı olduğu dönemlere ait olduğunu, müvekkili şirketin bu faturalara itiraz ettiğini ancak davalı şirketin herhangi bir cevap vermediğini, gelinen aşamada dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde davalı taraf ile uzlaşmaya varılamaması nedeniyle haksız düzenlenen faturaların iptalini ve müvekkilin ödemiş olduğu fahiş fatura bedellerinin iadesi için dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkil şirketin otel olması nedeniyle salgın hastalık ve sokağa çıkma yasaklarının olduğu ilgili dönemde kapalı kaldığının açıkça ortada olduğu, müvekkilin önceki dönem kullanımları göz önünde bulundurulduğunu mezkur dönemler için kesilen fatura bedellerinin haksız olduğunu, pandemi nedeniyle 25/03/2020 tarihinde son misafirini, 10/08/2020 tarihinde ilk misafirini ağırlamış, işbu tarihler arasında müvekkil şirketin tüm faaliyetlerini durdurduğunu, otelin kapalı kaldığını, kesilen fatura bedellerinin müvekkili şirketin kapalı olması gereken doğalgaz kullanımının çok üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin otelinde kaçak, sayaçsız ya da abonesiz kullanımın olmadığını, müvekkil fahiş ve haksız tahakkuk edilmiş işbu faturaları icra tehdidi ile karşı karşıya kalmamak için ödemek durumunda kaldığını, müvekkilin dava konusu haksız faturaları ödemiş olmasının nedeniyle fatura bedelleri kadar borçlu olmadığının tespitini, İİK md. 72 uyarınca işbu istirdat davası ile fazla tahsil bedelin iadesine ve dava konusu faturaların iptaline karar verilmesini , gerçek tüketim bedelinin ve iade miktarının uzman bilirkişi hesabına göre belirlenecek olması nedeniyle HMK m.107 uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açmak gerektiğini, HMK m.107 uyarınca hesaplandığında arttırılmak üzere fazla ödenen 500,00 TL' ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reesknot faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .. doğalgaz dağıtımı ile ilgili uygulamalarını 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu kanuna dayarak yürürlüğe koyduğu doğal gaz piyasası mevzuatları çerçevesinde yürütmekte olduğunu, abonesi tarafından 21/04/2004 tarihinde sözleşme yapılmış olup, 14/02/2014 tarihinde gaz açılışı yapıldığını, sözleşme örneklerinin 06/01/2021 tarihli müzekkere cevabı olarak gönderildiğinden tekrar dosyaya sunulmadığını, ... numaralı 16.099,00-TL bedelli faturanın 07.03.2020 - 09.04.2020 tarihleri arasında 6.709 m3 e karşılık, ... numaralı 10.548,00-TL bedelli faturanın 10.04.2020 - 14.05.2020 tarihleri arasında 4.407 m3 e karşılık, ... numaralı 6.770,00-TL bedelli faturanın 15.05.2020 - 09.06.2020 tarihleri arasında 2.853 m3 e karşılık, ... numaralı 3.601,00-TL bedelli faturanın 10.06.2020 - 07.07.2020 tarihleri arasında 1.556 m3 e karşılık tahakkuk ettiğinin görülmekte olduğunu, aboneye tahakkuk edilen faturaların doğal gaz kullanımına bağlı normal tüketim faturaları olduğunu, abonenin sayacından ne kadar m3 doğal gaz geçtiyse o kadar faturalandırılma yapıldığını, davacının doğal gaz kullanılmadığını iddia ettiği 25/03/2020-10/08/2020 tarihleri arasında abonenin aktif doğal gaz kullanımının olduğunu, aboneye tahakkuk edilen faturanın kıyas yahut kaçak faturası olmadığını normal tüketim faturası olduğunu, davacının faturalara itiraz edip müvekkili kurumla iletişime geçmediğini iddia ettiklerini fakat sistem kayıtlarında yapılan incelemede davacıya ait bir başvuru dilekçesine rastlanılmadığını, davacının dilekçe kayıt numarasını paylaşması halinde cevap verilip verilmediği hususunun araştırılacağını, işbu davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, dava konusu 4 adet fatura bedelinin haksız olup olmadığı, davacının ödediği bedele ilişkin iade talebinin yerinde olup olmadığı, miktarı, iadenin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Taraflar arasında 21/04/2014 tarihinde ....-...-... tesisat numaralı üç adet doğal gaz kullanım sözleşmesi akdedildiği, pandemi nedeni ile otel işletmelerinin 25/03/2020- 10/08/2020 kapalı olmasına rağmen davalı kurum tarafından ... numaralı sayaca 09/04/2020, 21/05/2020, 09/06/2020 ve 07/07/2020 tarihinde 4 adet fatura düzenlendiği, kullanımların gerçekleşmemiş olması nedeni ile dava konusu faturalardan davacı firmanın davalıya karşı borçlu olmadığı, icra tehdidi altında yapılan ödemelerin iadesi gerektiği iddia edilmiş, davalı tarafça da 25/03/2020- 10/08/2020 tarihleri arasında aktif doğal gaz kullanımının olduğu, faturaların kıyas ya da kaçak fatura olmadığı, kullanım oranına göre m3 hesaplanarak düzenlenen faturalar olduğu savunmasında bulunulduğu görülmüştür.
Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin, “Sayacın Ölçüm Yapmaması veya Yanlış Ölçüm Yapması” başlıklı 42 nci maddesinde, "Sayacın, müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı tespit edilirse, doğal gaz tüketim miktarı aşağıdaki şekilde belirlenir:
b)Diğer Müşteriler için ise; son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalaması esas alınır. Bu ortalama, benzer tüketim eğilimine sahip diğer müşteriler emsal alınmak suretiyle hesaplanan aynı dönemdeki tüketimlerin ortalaması ile kıyaslanır. Müşterinin tüketim ortalamasının; emsal alınan müşterilerin ortalamasından fazla olması halinde, emsal alınan müşterilerin tüketim ortalaması, az olması halinde ise, müşterinin kendi tüketim ortalaması esas alınarak sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı dönem tüketimleri hesaplanır ve tahakkuk ettirilir. Müşteriye ilişkin geçmiş yıla ait veri olmaması durumunda, hesaplamalar, benzer tüketim eğilimine sahip diğer müşterilere ilişkin veriler dikkate alınarak yapılır. Sayacın ölçüm yapmaması veya yanlış ölçüm yapmasından dolayı oluşan ölçüm farkları, ilgili dönem perakende satış fiyatları esas alınarak hesaplanır ve dağıtım şirketi tarafından 51 inci madde hükümlerine göre işlem yapılır.
c)Sayacın ölçüm yapamadığı veya yanlış ölçüm yaptığı süre; kontrol, sayaç açma kapama, mühürleme, pil değiştirme, sayaç değiştirme, sayaç sökme-takma ve abonelik sözleşmesi imzalanması işlemlerinden en son yapılan işlem tarihi ile sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığının tespit edildiği tarih arasındaki süre veya bu süreler bir yıldan uzun ise son bir yıllık süredir.” hükmü, yer almakta olup sayacın ölçüm yapmadığı veya yanlış ölçüm yaptığı durumlarda tüketicilerin faturalarının söz konusu mevzuat hükmü gereğince, Ayrıca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 06/08/2004 tarihli ve 25545 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, “Kaçak veya Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar” Tebliği'nde, “... Madde 3 — Kaçak olarak kullanılan doğal gaz tüketim miktarı, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 nci maddesi (a) ve (b) bentleri hükümlerine göre hesaplanır.” hükmü kapsamında kaçak doğal gaz kullanımında bulunan tüketicilerin faturalarının söz konusu mevzuat hükmü gereğince hesaplandığı görülmektedir.
Bununla birlikte doğal gaz dağıtım şirketlerinin yaptıkları söz konusu hesaplamalarda tüketicilerin ilgili dönem elektrik ve su faturalarının dikkate alındığı, elektrik ve su tüketimlerinin çok düşük olduğu aylarda doğal gaz tüketiminin de olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce bu yönde de inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Enerji Uzmanı ... ve Mali Müşavir ...
12/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda tüm dava dosyası, iddia, savunma ve tüm deliller üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ilgili adresteki tüketimlerin sayaçların üzerindeki endeks değeri üzerinden faturalandırıldığı, söz konusu faturaların iptalini gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı sonucuna ulaştıkların belirtmişlerdir.
Davacı yanın itirazları doğrultusunda, Bilirkişiler Enerji Uzmanı... ve Mali Müşavir ...'in Mahkememizce verilen yerinde inceleme yetkisine dayanarak dava konusu otelde icra etmiş oldukları keşifte elde etmiş oldukları bilgiler ve dava dosyasında yer alan pandemi öncesi ve sonrası döneme ilişkin doğal gaz kullanımları, ... tarafından gönderilen davacıya ait adreste yer alan tüketim kayıtları, ... tarafından gönderilen tüketim kayıtlarının değerlendirilmesi neticesinde 25/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, doğalgaz sayacı üzerinde yapılan incelemede sayacın orijinal üretici mührünün sayaç üzerinde mevcut olduğu, sayaç numarası ile davacıya fatura edilen matbu evraktaki sayaç numarasının aynı olduğu, sayaca herhangi bir müdahele söz konusu olmadığının tespit edildiğini, oteldeki su tüketim miktarlarının normal tüketim dönemlerine göre 1/3 oranında olması ve elektrik tüketim bedelleri yönünden normal tüketim dönemine göre 1/2 oranında olması dava konusu dönem içerisinde otelde enerji tüketiminin olduğunu ortaya koymakla birlikte yalnızca 2019 dönemi ile 2020 dönem içerisindeki doğalgaz tüketim mukayesesinden doğalgaz tüketim miktarı oranının % 60 olduğunun tespit edildiğini, ısıtma sisteminde kullanılan sirkülasyon pompalarında harcanan çok düşük miktardaki elektrik enerjisi ile doğalgaz enerjisi ile ısıtılan ve çok daha yüksek güç değerlerine ulaşan suyun otelde isınma ihtiyacında kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusu dönemde harcanan doğalgazın büyük oranda ısıtma sisteminde ve bir miktarının da kullanma sıcak su sistemi ihtiyacını karşılamak üzere kullanıldığı, ilgili adresteki tüketimlerin sayaçların üzerindeki endeks değeri üzerinden faturalandırıldığının anlaşıldığı ve söz konusu faturaların iptalini gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Davacı yanın ...'den gelen yazı cevabında 06/03//2020- 09/07/2020 tarihleri arasında su tüketimi olmadığı, bilirkişilerce yanlış tespit yapıldığına ilişkin itirazların değerlendirilmesi bakımından dosya 2. kez ek rapora gönderilmiş, 12/06/2023 tarihli ek raporda, 06/03/2020 / 06/06/2020 ve 06/06/2020 /09/07/2020 ilk ve son okuma tarihli faturalarda herhangi bir su bedeli yansıtılmadığı fakat bu faturalarda 33 m3 ve 92 m3 su tüketildiğinin belirtildiği, ve bu tüketimlerin sonraki faturalara yansıtıldığı, dolayısı ile bahsi geçen dönemlerde su tüketiminin gerçekleştiği, kök rapordaki varılan sonuçlarda herhangi bir değişiklik olmadığını, tüketilen doğalgazın ısıtma sistemi ve kullanma suyu enerjisi elde etmek üzere tüketildiği anlaşıldığından söz konusu faturalarının iptalini gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı kanaatinde olduklarını belirtmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olup, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler yerinde bulunmuş olmakla; doğalgaz sayacı üzerinde bilirkişilerce yapılan incelemede sayacın orijinal üretici mührünün sayaç üzerinde mevcut olduğu, sayaç numarası ile davacıya fatura edilen matbu evraktaki sayaç numarasının aynı olduğu, sayaca herhangi bir müdahele söz konusu olmadığı dolayısı ile ilgili adresteki tüketimlerin sayaçların üzerindeki endeks değeri üzerinden hesaplandığı,oteldeki su tüketim miktarlarının normal tüketim dönemlerine göre 1/3 oranında olması ve elektrik tüketim bedelleri yönünden normal tüketim dönemine göre 1/2 oranında olması dava konusu dönem içerisinde otelde enerji tüketiminin olduğunu ortaya koymakla birlikte yalnızca 2019 dönemi ile 2020 dönem içerisindeki doğalgaz tüketim mukayesesinden doğalgaz tüketim miktarı oranının % 60 olduğunun tespit edildiği, ısıtma sisteminde kullanılan sirkülasyon pompalarında harcanan çok düşük miktardaki elektrik enerjisi ile doğalgaz enerjisi ile ısıtılan ve çok daha yüksek güç değerlerine ulaşan suyun otelde isınma ihtiyacında kullanıldığının anlaşıldığı, dava konusu dönemde harcanan doğalgazın büyük oranda ısıtma sisteminde ve bir miktarının da kullanma sıcak su sistemi ihtiyacını karşılamak üzere kullanıldığı dolayısı ile dava konusu faturaların iptalini gerektirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı davacının istirdat talebinin de yerinde olmadığı görülmekle davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının davasının REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 427,60 TL maktu karar harcından, peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmsine,
4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2024 Katip ... Hakim ...