Esas No
E. 2023/1008
Karar No
K. 2024/179
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1008

KARAR NO: 2024/179

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/03/2023

NUMARASI: 2022/778 Esas - 2023/249 Karar

DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024

Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkili ile davalı bankanın İstanbul Kadıköy Şubesi nezdinde dava dışı ... Tic.Ltd.Şti adına açılmış bulunan çek hesabından keşide edildiği, lehdarı ....Tic.AŞ., keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 20.07.2019 olan 95.000,00 TL bedelli (0729573) no'lu çekin yetkili hamili sıfatıyla, davalı bankaya 23.07.2019 günü tahsil amacıyla ibraz ettiği, bankaca, ibraz edilen çekin sahte olduğu gerekçesiyle tutanak yapıldığı, çek aslı bankada kalmak üzere sureti müvekkiline iade edildiği, Müvekkilinin 27.08.2019 günü Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'na olayla ilgili olarak "Resmi Evrakta Sahtecilik" nedeniyle şikayette bulunduğu, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/15281 Hz.sayılı soruşturma dosyası açıldığı, davalı banka,ilgili hazırlık dosyasına 06.08.2019 tarihli dilekçesiyle müdahil olmuş, müdahale dilekçesinde ise "müvekkil bankanın arşiv merkezinde hırsızlık olayının yaşandığını,bankaya ibraz olunan ve takas vasıtasıyla işlem görmüş ve ödenmiş çek asıllarının ve bankanın amblemi palmiye ağacı ve çek basımında kullanılan filigranlı ve boş kağıtların da çalındığını" şikayete konu çekin ise çek basımında kullanılan,içeriği boş karekodsuz filigranlı kağıtlar kullanılarak hazırlandığının anlaşıldığını" belirterek suç nedeniyle şikayetçi olduklarını beyan ettikleri, objektif özen yükümlülüğünde olan davalının, kendi gözetim ve sorumluluğunda bulunan arşivinden çalınmış materyallerle oluşturulan çeklerin doğurduğu zarardan, objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde hukuken sorumlu olduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkilinin yetkili hamili olarak davalı bankaya ibraz ettiği İstanbul Kadıköy Şubesi nezdinde davadışı ... Tic.Ltd.Şti adına açılmış bulunan çek hesabından keşide edildiği, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 20.07.2019 olan (...) no'lu çek bedeli olan 95.000 TL'nin ibraz tarihi olan 23.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin bankanın Kadıköy Şubesi'ne ait görünen ... numaralı ve 95.000 TL bedelli, keşidecisi ... Limited Şirketi olan çekin ilk bakışta görülecek ve ilk bakışta fark edilecek kadar bariz şekilde sahte olduğu, çekin ön yüzünde mersis numarası ... şeklinde yazıldığı, mersis numarası "0" olamayacağına göre çekin ön yüzünde ilk bakışta bu çekin sahte olduğu rahatlıkla anlaşılabileceğini ve fark edilebileceğini, davacının ticaret yaptığı ve bu sahte çeki yaptığı ticaret karşılığında ... A.Ş.'den temin ettiğinin anlaşıldığı, davacının tacir olduğu ve en az müvekkili banka kadar ticaret yaşamında basiretli ve özenli davranma, ödemelerini çek olarak kabul etmeden önce çeki sorgulama, sahte olup olmadığı konusunda veya çekin keşidecisi konusunda çekin bankasından bilgi alması, araştırılması ve ardından çek ile ilgili bir geçersizlik veya tereddüt olmadığını anladığında çeki kabul etmesi gerektiğini, çok basit ve zahmetsizce yapılacak olan bir sorgulamayla bu çekin sahteliğinin anlaşılabilecek durumda olduğunu, sahte çekin ön yüzüne karekod basıldığını, Davacı, sahte çekin ön yüzünde bulunan Karekodu, Findeks vs. benzeri uygulamalardan okutarak, sorgulatmış olsa işbu çekin sahteliğinin rahatlıkla ortaya çıkabileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda 2016 yılında 6728 sayılı Kanun ile eklenen 780/1. maddesinde çekin unsurları sayılırken çekin zorunlu unsurlarından birisi "h) Karekod" şeklinde bent hükmü eklenmiştir. 2016 yılından itibaren bankalar tarafından basılan ve müşterilerine teslim edilen bütün çeklerde karekod bulunduğunu, davaya konu olan ... numaralı ve 95.000 TL bedelli, keşidecisi ...Limited Şirketi olan sahte çek üzerinde karekod bulunduğunu, günümüzde gelişen dijital teknoloji ile birlikte Findeks ve çeşitli bankaların geliştirdiği uygulamalar ile çok basit ve zahmetsizce sahte çekin üzerinde bulunan karekod okutularak sorgulanması ile çekin sahte olduğunun en başından beri bariz şekilde belli olacağını, Davacının müvekkili bankaya karşı doğrudan tazminat davası açamayacağını, çekin sahte olması bile davacının yaptığı ticaret nedeniyle temel ilişkiye dayalı olarak fatura, mal alım-satım sözleşmesi vs. elindeki alacağını gösteren belgeler ile birlikte mal sattığı ve çek aldığı ... A.Ş.'ye karşı ilamsız takip yapabileceğini ve dava açabileceğini, çekin ibraz edildiği tarihte sahteliği söz konusu olmasa bile keşidecinin çek hesabında karşılığının bulunmadığını, davacının alacağını tahsil edemediğini ve takibin semeresiz kaldığını aciz vesikası ile ispat edemedikçe müvekkili bankaya karşı doğrudan tazminat davası açılmasının haksız ve zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacının müvekkili bankaya tazminat davası açmasının, somut olayın özelliklerine göre TMK.M.2 dikkate alındığında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, Haksız Fiil esasıyla açılan tazminat davasında zamanaşımı süresinin geçtiğini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili banka tarafından suç bulunulduğunu, Osmaniye CBS. 2019/12072 Soruşturma dosyası ile soruşturma işlemlerine başlanıldığını, çek ibraz edildiğinde banka tarafından gerekli inceleme yapılarak çek bedeli ödenmediğini, sahte çek tutanağı düzenlendiğini, Müvekkilim bankanın, davaya konu olan çek hakkında keşideci ya da ciranta sıfatıyla herhangi bir kambiyo taahhüdüne girmediğini, davaya konu çekin ibraz edildiği tarihte sahteliği söz konusu olmasa bile çek üzerinde belirtilen keşideciye ait çek hesabında çekin karşılığının bulunmadığını, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden dava şartı (aciz vesikası) tamamlanmadan açıldığı için davanın reddine karar verilmesini, sahte çekin ibraz edildiği ve sahte olduğunun anlaşıldığı 23.07.2019 gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı için zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..davacı hamilin tazminat davası yönünden davalı Bankanın sorumluluğuna gidebilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmesi gerektiği, bunun için de davacının çekte yer alan keşideci, lehtar ve cirantalara karşı tüm hukuki yolları tüketmesinin zorunlu olduğu, bu kimselere karşı çek bedelinin tahsili noktasında tüm hukuki yollar tüketilmeden davalı Bankadan çek bedelinin tazminini isteyemeyeceği, buna rağmen tazminat davası açıldığı takdirde yerleşik içtihatlar uyarınca vaktinden evvel erken açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, somut olayda davacı hamilin çek bedelinin tahsili noktasında keşideci ya da lehtar / ilk cirantaya karşı hukuki yollarının tamamen tüketildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, öte yandan dava dilekçesinde bu kimselere karşı hukuki yollara başvurulduğu noktasında hiçbir maddi vakıanın / iddianın dahi ileri sürülmediği, davacının dava konusu çeki lehtar / ilk ciranta ... A.Ş.'den ciro yoluyla iktisap ettiği, çekin sahte olması sebebiyle yürütülen savcılık soruşturmasında çekteki lehtar / ilk ciranta ... A.Ş'. yetkilisi olarak ... isimli kişinin çekte imzasının mevcut olduğu, ayrıca bu kimse hakkında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/12072 Sr.sayılı dosyasında sahte çek sebebiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı, yukarıda değinilen içtihatlarda yer aldığı üzere çek hakkında şikayette bulunulmasının hukuki yolların tamamen tüketilmesi olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki şüpheli ... ifadesinde dava konusu çeki zeytin ticareti kapsamında davacı hamile verdiğini ikrar ettiği, o halde davacının öncelikle ticari ilişki kapsamında aralarında temel ilişki bulunan kendisinden önceki cirantaya karşı tüm hukuki yollara başvurması ve tüketmesinin zorunlu olduğu, hukuki yollar tüketilmeden dava konusu sahte çek sebebiyle davalı Bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceği, bu nedenle Dairenin yerleşik uygulaması gereğince davanın vaktinden evvel erken açılması gerekçesi ile reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu çekin, TTK hükümlerine göre hiç bir zaman çek vasfını kazanmadığını, çek vasfını kazanmamış bir sahte evrakla ilgili olarak çekin keşidecisine ve cirantalara karşı alacağı tahsil amacıyla hukuki yollara başvurulamayacağının açık olduğunu, Mahkemenin kararında belirttiği üzere çekin keşidecisi ve lehdarlarına karşı hukuki yollara başvurulmaması nedeniyle müvekkilinin zararının henüz doğmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin istinafı gerektirdiğini, istinaf nedenlerinin kabulü ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/778 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının hamili olduğunu iddia ettiği çekin sahte olması sebebiyle uğranılan çek bedelinini tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tahsil amacıyla davacı hamil tarafından bankaya ibraz olunan çekin sahte olması nedeniyle çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı bankanın çek bedelinden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda dava dışı ... Tic.Ltd.Şti adına açılmış bulunan çek hesabından keşide edilen lehdarı ....Tic.AŞ. keşide tarihi 20.07.2019 olan 95.000,00 TL bedelli ... no'lu çekin ....A.Ş. (... ) ciro yoluyla iktisap edilerek davacı tarafından 23.07.2019 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiği ve muhatap banka tarafından çekin sahte olduğuna ilişkin tutanak tutularak sahte çekle ilgili yasal işlemlerin başlatılması amacıyla çek aslına el konulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/12072 soruşturma sayılı dosyasında hazırlanan iddianamenin incelenmesinde davacı tarafından çek üzerinde kendisinden önce imzası bulunan ... hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine suça konu çekin Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından hazırlanan uzmanlık raporuyla tahlifen oluşturulduğunun, çekin sahte olduğunun tespit edildiği , suça konu çekin davalı bankanın kayıp/çalıntı çeklerinden olduğu , davalı bankanın da çek nedeniyle şikayetçi olduğu, şüpheli ... davacıdan zeytin alması nedeniyle suça konu çeki davacıya verdiğini beyan ettiği, şüpheli ... hakkında sahte çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, Osmaniye 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/153 Esasına kaydedilen dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde dosyanın istinaf incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği görülmüştür. Çek nedeniyle alacaklının çek bedelinin çek borçlularından tahsil edemediği halde davalı bankaya başvurabilmesi için öncelikle çek borçlularına müracaat etmesi gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır. (Bu yönde Yargıtay 11 HD nin 2014/19128 Esas 2016/6001 Karar sayılı 31.5.2016 tarihli ilamı) Davalı Banka'ya başvurulabilmesi için öncelikle davacının zararının gerçekleşmesi gerekir. Bir başka deyişle keşideci, lehtar ve cirantalar hakkında tüm hukuki yollara başvurulmasına rağmen alacağın tahsil edilememesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından davaya konu çekin ibrazı üzerine sahte olduğuna dair tutanak tutulmuş, davacıya herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu durumda davacının davalı bankadan zararı isteyebilmesi için davacının çeke dayalı bütün müracaat yollarını tüketmesi ve çek bedelinin tahsil edilemez hale gelmiş olması gerekir. Davacının bu yolları denemeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir. Bu nedenle davacının sahte çekin keşidecisine ve cirantalara karşı alacağı tahsil amacıyla hukuki yollara başvuramayacağına ilişkin istinaf sebebi yerinde olmayıp, davacının henüz çek sorumlularına karşı bütün müracaat yollarını tüketmediği anlaşılmakla mahkemece erken açılan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.