Esas No
E. 2023/11817
Karar No
K. 2023/11527
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11817 E.  ,  2023/11527 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/95 E., 2023/289 K.
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekilinin 14.07.2008 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının Yayabaşı köyünde bulunan tarımsal işletmesinde 01.10.1982 tarihinde çalışmaya başladığını ve 2003 yılı sonuna kadar kesintisiz olarak hizmet akdiyle asgari ücretle çalıştığını, müvekkilince köylerde tarım işlerinde çalışanların işçi sayılmadıkları bilinmekte olması sebebiyle bu güne kadar başvuruda bulunmadığını, ancak müvekkilinin 506 sayılı Kanun kapsamında sayılan çalışmaların davalı işverence SSK'ya bildirilmediğini, davalı Kurumca yeterli teftiş ve inceleme yapılmadığından müvekkilinin çalışmalarının tespit edilemediğini. Bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin 01.10.1982 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar davalı işverenin Yayabaşı köyündeki tarımsal işletme iş yerinde, asgari ücret üzerinden hizmet akdiyle kesintisiz olarak çalışmış olduğunun tespitine, yargılama ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini talep ile dava etmiştir.

II. CEVAP

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi hükmü nedeniyle dava açma hakkı düşen süreler bakımından davanın esasa girilmeksizin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili Kurum kayıtlarına göre davalı işverenin iş yerinde 01.10.1982 tarihinde işe girdiğinde ve 31.12.2003 tarihine kadar iş yerinde çalıştığına dair her hangi bir bildirim olmadığı gibi her hangi bir şikayette de bulunulmadığını, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin ... Yayabaşı Köyünde bulunan tarımsal işletmesinde 01.10.1982 tarihinden 2003 yılı sonuna kadar tarım mevsiminde kesintisiz olarak çalıştığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2012 tarihli ve 2008/256-2012/64 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 26.11.2012 tarihli ve 2012/12107- 2012/23099 sayılı ilamı ile"... Davacının, davalının çiftliğinde çalıştığını iddia etmesi nedeniyle davalıya ait çiftlikte ne gibi ürünlerin yetiştirildiği, bu ürünlerin hangi kuruma teslim edildiği ve davacı tarafından teslim edilen ürünler nedeniyle müstahsil makbuzlarının veya tesellüm fişlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dosya arasında davalıya ait 4 adet traktörün bulunduğu anlaşılmasına göre, bu traktörlerin kim tarafından kullanıldığı, traktöre alınan yakıtların kim tarafından alındığı ve davacının bu alım fişlerinde adının geçip geçmediği, yine davalı adına 500 dönümlük bir arazinin olduğu iddia edildiğine göre bu arazilerin ekim, dikim, bakım ve hasat dönemlerinde başka çalışanların olması gerekeceği, bu kapsamda davacıdan başka davalının çiftliğinde çalıştığı anlaşılan kişilerin bulunup bulunmadığı kolluk aracılığıyla tespit edilmeli, ayrıca dönemin uzunluğu dikkate alındığında davacının talep ettiği dönem içerisinde hangi sosyal güvenceden faydalandığı, hayatın olağan akışı içerisinde davacının hastalanmaması ihtimali bulunmadığından hangi kurumdan faydalandığı sorulmalı, yine, davacının ikametinin nerede olduğu muhtarlıktan sorulmalı ve yetiştirilen ürünlerin ekim ve hasat dönemlerinin hangi tarihler arasında olduğu ziraat odasından sorularak, davacının çalışmalarını bilebilecek durumda olan komşu çiftlik işveren veya çalışanlarının bulunup bulunmadığı, hususlarında, Mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamış, salt tanık beyanları ile oldukça uzun bir dönem için tespite karar verilmiştir..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemenin 13.07.2016 tarihli ve 2013/221E. ve 2016/355K. sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 21.02.2017 tarihli ve 2016/17327-2017/1342 sayılı ilamı ile"... Mahkemece, davacının ikametgâhının ...'da olması ve nasıl davalıya ait çiftliğe geldiği hususu ile komşu çiftlikte 2003 yılından bu yana 1 sigortalının davalı kuruma bildirildiği hususunun dikkate alınması ile davalının teslim ettiği ürünlere dair belgelerin varlığı araştırılmalı, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunmsı nedeniyle, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurularak, resen belirlenecek tanıkların beyanlarının da alınması ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Üçüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemenin 17.10.2018 tarihli ve 2017/369E.-2018/412K. sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 29.09.2020 tarihli ve 2019/110E.-2020/5083K. sayılı ilamı ile "...1- Davacının, yargılama devam ederken 06.04.2014 tarihinde vefat ettiği ve davacı mirasçılarının yargılamaya mirasçı sıfatıyla devam ettikleri anlaşılmakta olup, yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen bu gibi davalarda tarafın ölümü ile davanın konusuz kalmayacağı aksine, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı davanın devam edilmesi gerektiği, açık olmasına rağmen; mirasçıları belirtmeksizin ölü kişinin ve vekilinin karar başlığında yer alması ve ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır...Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkemece, davacı hakkında talebine konu olan, 01.10.1982 tarihi itibari ile çalışma ilişkisi kabul edilerek önceki karar gibi 01.10.1982 tarihi esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de, dosya içeriği ve özellikle çalışma olgusu sabit olan komşu tanıkların, çalışma dönemlerinin incelenmesinde, davacı hakkında 01.10.1987 tarihinden öncesine ilişkin olarak çalışma ilişkisinin varlığına işaret eden olguların veya başkaca delillerin bulunmaması karşısında, bu olguların varlığının araştırılması ile ancak varlığı halinde 01.10.1982 tarihinden itibaren çalışma ilişkisinin kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... " gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Dördüncü Bozma Kararı

1.Bozmaya uyan Mahkemenin 11.02.2022 tarihli ve 2020/496E.-2022/32K. sayılı davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 20.12.2022 tarihli ve 2022/4290E.-2022/16286K. sayılı ilamı ile; "...1- Davacının, yargılama devam ederken 06.04.2014 tarihinde vefat ettiği ve davacı mirasçılarının yargılamaya mirasçı sıfatıyla devam ettikleri anlaşılmakta olup, yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen bu gibi davalarda tarafın ölümü ile davanın konusuz kalmayacağı aksine, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı davanın devam edilmesi gerektiği, açık olmasına rağmen; karar başlığında davacının mirasçıları belirtmeksizin ölü kişinin ve vekilinin karar başlığında yer alması ve ölü kişi adına hüküm kurulmuş olması hatalıdır. ..Bozma sonrası yapılan yargılamada, davacının 01.10.1987 tarihinden öncesinde çalışma ilişkisinin varlığına işaret eden bordrolarda kayıtlı çalışan komşu işyeri tanıklarının bulunmadığı, 1982-1983 yıllarında çalışmaya başladığını bildiren tanığın beyanı dışında 01.10.1987 tarihinden önce davacının fiili çalışmasını doğrulayan başkaca delil bulunmaması, beyanda bulunan tanığın ise 01.10.1987 tarihinden öncesine ait bordroda kayıtlı çalışmasının bulunmaması karşısında davacının 01.10.1987 tarihinden önceki dönemde çalıştığının tespitine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... "gerekçesiyle karar bozulmuştur.

E. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının davalılardan Ali Münip Akçakaya'ya ait iş yerinde 1987/3. dönem 90 gün, 1988/1. dönem 60 gün, 1988/2. dönem 60 gün, 1988/3. dönem 90 gün, 1989/1. dönem 60 gün, 1989/2. dönem 60 gün, 1989/3. dönem 90 gün, 1990/1. dönem 60 gün,1990/2. dönem 60 gün, 1990/3. dönem 90 gün, 1991/1. dönem 60 gün, 1991/2. dönem 60 gün, 1991/3. dönem 90 gün, 1992/1. dönem 60 gün, 1992/2. dönem 60 gün, 1992/3. dönem 90 gün, 1993/1. dönem 60 gün, 1993/2. dönem 60 gün, 1993/3. dönem 90 gün, 1994/1. dönem 60 gün, 1994/2. dönem 60 gün, 1994/3. dönem 90 gün, 1995/1. dönem 60 gün, 1995/2. dönem 60 gün, 1995/3. dönem 90 gün, 1996/1. dönem 60 gün, 1996/2. dönem 60 gün, 1996/3. dönem 90 gün, 1997/1. dönem 60 gün, 1997/2. dönem 60 gün, 1997/3. dönem 90 gün, 1998/1. dönem 60 gün, 1998/2. dönem 60 gün, 1998/3. dönem 90 gün, 1999/1. dönem 60 gün, 1999/2. dönem 60 gün, 1999/3. dönem 90 gün, 2000/1. dönem 60 gün, 2000/2. dönem 60 gün, 2000/3. dönem 90 gün, 2001/1. dönem 60 gün,2001/2. dönem 60 gün, 2001/3. dönem 90 gün, 2002/1. dönem 60 gün, 2002/2. dönem 60 gün, 2002/3. dönem 90 gün, 2003/1. dönem 60 gün, 2003/2. dönem 60 gün, 2003/3. dönem 90 gün olmak üzere toplam 3450 gün sigortalı olarak hizmet akdi ile çalıştığının tespitine," dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırma yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın karar veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.