Esas No
E. 2021/13527
Karar No
K. 2023/11193
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BERAATİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/13527 E.  ,  2023/11193 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/217 E., 2017/103 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
KARAR: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2017 tarihli ve 2016/217 Esas, 2017/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.10.2020 tarihli ve 94660652-105-63-16134-2018-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2020 tarihli ve KYB-2020/97798 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2020 tarihli ve KYB-2020/97798 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ 1. Sanık hakkında Birecik Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından verilen 15.10.2014 tarihli ve 4705 esas, 490 karar sayılı idari para cezasının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 13.01.2015 tarihinde, yapılan idari para cezası tebliğinin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari para cezasının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,

2.Kabule göre de, sanık hakkında Birecik Kaymakamlığının 15.10.2014 tarihli ve 4705 esas, 490 sayılı kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca 10.696,00 TL idârî para cezası verildiği, kararın 13.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, on beş günlük itiraz süresinde itiraz yasa yoluna gidilmediğinden 28.01.2015 tarihinde kesinleştiği, karar kesinleştikten sonra birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren yoklama kaçağı kaldığı ve 20.02.2016 tarihinde yakalandığı, sanığın yoklama kaçağı kaldığı sürenin 28.01.2015-20.02.2016 arası bir yıl yirmi iki gün olduğu, dolayısıyla 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi uyarınca "dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar dört aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır" hükmü kapsamında cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûm edilerek fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2017 tarihli ve 2016/217 Esas, 2017/103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE,

4.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BERAATİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 490 sayılı kararı ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu 7201 sayılı Tebligat Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca 10.696,00 TL idârî para cezası verildiği, kararın 13.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, on beş günlük itiraz süresinde itiraz yasa yoluna gidilmediğinden 28.01.2015 tarihinde kesinleştiği, karar kesinleştikten sonra birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden itibaren yoklama kaçağı kaldığı ve 20.02.2016 tarihinde yakalandığı, sanığın yoklama kaçağı kaldığı sürenin 28.01.2015-20.02.2016 arası bir yıl yirmi iki gün olduğu, dolayısıyla 1632 sayılı Kanunu 7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken doğrudan sanığın mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste 7201 sayılı Kanunu 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog