Esas No
E. 2023/11101
Karar No
K. 2023/13254
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11101 E.  ,  2023/13254 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2399 E., 2023/2037 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/312 E., 2020/132 K.

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 1983 yılından itibaren SGK'da dönem dönem çalışmalarının olduğunu, 31.08.1992-31.08.1996 tarihleri ile 01.01.1999-31.12.2001 tarihleri arasında Orköy kapsamında süt kuzuculuğu yetiştiriciliği yaptığını, müvekkilinin 2926 sayılı Kanun gereğince söz konusu bu dönemde zorunlu tarım sigortası kapsamında olduğundan ilgili Kurumlar tarafından bu sigortalılık durumunun resen SGK'na bildirilmesi gerekirken bu bildirimi yapılmadığından bu dönemlerdeki sigortalılık durumunun kayıtlarda gözükmediğini, emekli olmak için yaptığı başvuru neticesinde davalı Kurumca dava konusu bu döneme ilişkin sigortalılık durumunun ilgili Kurumca bildirilmediğini öğrendiğini, böylece emekli olamadığını beyanla, müvekkilinin davalı Kurumca sigortalı sayılmadığı 31.08.1992-31.08.1996 tarihleri arasındaki dönem ile 01.01.1999-31.12.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak tarım sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kuruma dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davanın esasına yönelik cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Kararda özetle; davanın reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin 1983 yılından itibaren SGK’da dönem dönem çalışmaları olmuş, (31.08.1992) ile (31.08.1996) tarihleri ile (1999-2001) tarihleri arasında da ORKÖY kapsamında süt kuzuculuğu yetiştiriciliği yapmıştır.(EK-1)Müvekkil 2926 sayılı Kanun gereğince söz konusu bu dönemde zorunlu tarım sigortası kapsamında olduğundan ilgili Kurumlar tarafından bu sigortalılık durumu re’sen SGK’na bildirilmesi gerekirken bu bildirim yapılmadığından bu dönemlerdeki sigortalılık durumu kayıtlarda gözükmemektedir. Müvekkil emekli olmak için yaptığı başvuru neticesinde, dava konusu bu döneme ilişkin sigortalılık durumunun ilgili Kurumca bildirilmediğini öğrenmiş ve emekli olamamıştır.2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde "...Diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler... Tarım sigortalısı sayılırlar." Aynı Kanun'un 10 uncu mad." sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye ve muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile sair kamu kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, pancar ekicileri istihsal kooperatifleri ve Birliği Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”denilmektedir. 8 inci maddede ise “(Köy ve mahalle muhtarları, bu Kanuna göre sigortalı sayılanları sigortalılıklarının başladığı tarihten, sigortalılığı sona erenleri ise sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren, en geç üç ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler” denilmektedir. Yargılama sırasında ilgili Kurumlara müzekkere gönderilmiş; bu kapsamda Orman ve Köy İşleri Daire Başkanlığınca verilen 23.11.2015 tarihli cevapda; davacının 1990 yılında süt koyunculuğu kredi kapsamında 1 yıl ödemesiz 5 taksitle geri ödemek üzere 6.000-TL kredi kullandırıldığı, söz konusu kişinin almış olduğu krediyi faizi ile birlikte ödeyerek bitirmiş olduğu hususunun bildirildiği ve buna ait dökümlerin gönderildiği; Siirt Orman İşletmesi Müdürlüğü tarafından yine borcu biten şahıslar listesinin gönderildiği, bunda da davacının adının mevcut olduğu; bildirimiştir.... Yeşilçevre Köyü Muhtarlığı tarafından gönderilen 21.12.2016 tarihli cevapta ise herhangi bir kayda rastlanmadığı ve davacının köyde bulunduğu bahsedilen tarihlerde Orköy Projesi kapsamında süt kuzuculuğu ve yetiştiriciliği yaptığının yapılan araştırma sonucu tespit edilmiş olduğu bildirilmiştir. Davacı tanığı ... davacının iddialarını doğrulamıştır. Mahkemece verilen kararın yerinde olmadığı kanaatindeyiz. 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. 2926 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve mükellefiyetinden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde diğer Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi bir işte çalışanların çalışmaya başladıkları tarihten 1 gün önce sigortalılıklarının sona ereceği hususunun hüküm altına alındığı, 2926 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü getirdiği, 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idaresi kayıtları ile diğer kamu Kurum ve kuruluşların kanunla kurulu meslek kuruluşlarını, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan Milli Banka'nın kayıtlarının esas alınacağı belirtilmiştir.

Belirtilen tarihlerde müvekkilin yapmış olduğu süt kuzuculuğu işine dair prim ödemelerinin olmadığı, tevkifat yapıldığına dair kayıt ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davamızın reddine karar verilmiştir.

Müvekkilin elinde olmayan üçüncü kişiler nezdinde yapılması gereken prim kesintisinin, yapılmadığından bahisle müvekkilimin sorumlu tutulması, hakkaniyet ve adaletle bağdaşmayan bir durumdur. Kaldı ki müvekkilin bulunduğu bölgenin şartlarından kaynaklanan sebeplerle kayıtların sağlıklı tutulmadığı, süt toplayan Kurum ve kuruluşların kendine düşen vazife ve sorumlulukları yerine getirmedikleri ortadadır. Müvekkilim Tarım Bağ- Kur sigortalılığı kapsamında süt kuzuculuğu yapmış, süt üretimi yapmış ve bunu bulunduğu çevredeki bakkal, market ve sair alıcılara satmıştır. Ancak bu alıcılar tarafından yapılması gereken prim kesintisi yapılmamıştır. Müvekkil bu durumdan habersiz kendisini Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak değerlendirmiş, ancak primlerin yatırılmamasından dolayı mağdur olmuştur.'' gerekçesi ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkilinin davalı Kurumca sigortalı sayılmadığı (31.08.1992) ile (31.08.1996) tarihleri ve (1999-2001) tarihleri arasında tarım sigortalısı olduğu ve yaşlılık aylığına/emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.