7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/12573 E. , 2023/11350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/661 Esas, 2015/154 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice erteli 1 yıl 8 ... hapis ve
1.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/22603 Esas, 2020/16618 Karar sayılı kararı ile Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli kararı, 5607 sayılı Kanun'da, 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmuştur.
4.Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilen 4.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemi, aramanın hukuka aykırı olduğuna, elde edilen delillerin hukuka aykırı delil olduğuna, başkaca suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğini gösterir delil bulunmadığına ve suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlileri tarafından, Erciş Sulh Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 tarihli ve 2013/1165 D.İş sayılı önleme araması kararına istinaden kontrol amaçlı durdurulan yolcu otobüsünde yapılan aramada, suça sürüklenen çocuğa ait olduğu anlaşılan valiz içerisinde, gümrüklenmiş değeri 5.948,41 TL olan 103 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuk, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sigaraları kendisi içmek İstanbul'a götürdüğünü beyan ederken, kovuşturma amasında ise İstanbul'a arkadaşlarına hediye olarak götürdüğünü savunmuştur.
3.Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli kararının, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama kapsamında, suça sürüklenen çocuğa etkin pişmanlık hususunda ihtarda bulunulduğu, ancak suça sürüklenen çocuğun ödeme imkanı bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. IV. GEREKÇE
1.Her ne kadar suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteminde ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde önleme araması kararına istinaden gerçekleştirilen arama işleminin hukuka aykırı olduğu ve elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı savı ileri sürülmüş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.02.2017 tarihli ve 2016/20-763 Esas, 2017/80 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere aramanın, amacına göre ''adli arama'' ve ''önleme araması'' olarak ikiye ayrıldığı ve hem koruma hem de önleme tedbiri mahiyetinde olduğu, 2559 sayılı Kanun'un Ek 6 ncı maddesi uyarınca suçla karşılaşan kolluk görevlilerinin "delillerin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alma" yetki ve sorumluluğunun bulunduğu, aynı Kanun'un 4/A maddesinin ikinci fıkrasında polise kişileri ve araçları polisin tecrübesine ve içinde bulunduğu durumdan edindiği izlenime dayanan makul sebebin bulunması durumunda durdurma yetkisi verildiği, aynı Kanun'un 9 uncu maddesinde ''Polisin tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hakiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kağıtlarını ve eşyasını arar." şeklinde düzenleme yer aldığı, son olarak da aynı Kanun'un 25 inci maddesinde "Polis teşkilatı bulunmıyan yerlerde il, ilçe ve bucak jandarma komutanları ile jandarma karakol komutanları bu kanunda yazılı vazifeleri yapar ve yetkileri kullanırlar." hükmüne yer verildiği, bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; Erciş Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan önleme araması kararı uyarınca yapılan uygulama sırasında durudurulan otobüs bağajında yapılan aramada sonradan suça sürüklenen çocuğa ait olduğu anlaşılan valiz içerisinde kaçak sigara ele geçirildiği, bu nedenle olayda makul suç şüphesinin ve somut bulgularının gerçekleştiği gözetildiğinde, önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucu ele geçen suç konusu eşyanın hukuka uygun olarak elde edildiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiin bu yöne temas eden temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve tebliğnamede aynı gerekçe ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Her ne kadar Tebliğname'de, suça sürüklenen çocuğun soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa indirim oranının 1/3 oranında olacağı bildirilmek suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.