Esas No
E. 2021/1849
Karar No
K. 2023/11369
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/1849 E.  ,  2023/11369 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kaçakçılık suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 53 ve 54 üncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği; ele geçen içkileri içmek için bulundurduğuna, sabıkasız olması ve ele geçen alkol miktarı dikkate alınarak alt sınırdan ceza verilmesinin gerekmesine, beraat kararı verilmese dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.İhbar üzerine sanık ... adına kayıtlı bulunan "..." isimli işyerinde yapılan aramada, işyeri rafında 2 adet 0,5 litrelik su şişesi içerisinde birisi yarıdan az, diğeri yarıdan fazla olmak üzere kaçak içki ile rafların arka tarafında bulunan siyah poşet içerisinden 3 adet 0,5 litrelik tamamen ... pet su şişesi içerisinde kaçak içki ele geçirilmiştir.

2.Sanık ...; işyerinin kendisi adına kayıtlı olduğunu ancak; işyerinin tüm işleri ile babası Basri'nin ilgilendiğini, büfe adına alım satım yapılan tüm işlemlerden haberdar olmadığını kaçak içkileri nereden aldığını bilmediğini beyan etmiştir.

3.Sanık ...; ...'nin kızı Cennet adına kayıtlı olduğunu ancak, kendisinin çalıştırdığını, büfenin bütün alım satım işlerini kendisinin yaptığını, el yapımı boğma rakıları Adana'dan gelen fakat, açık kimliğini bilmediği şahıstan içmek için aldığını, satma amacının bulunmadığını söylemiştir.

4.Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 23.06.2015 tarihli yazısında, ele geçen içkilerin Distilite Alkollü İçkiler Tebliğine uygun olmadığı bildirilmiştir.

5.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası bulunmaktadır. IV. GEREKÇE

A. Beraat Hükmü Yönünden

1.İhbar üzerine sanık ... adına kayıtlı bulunan "..." isimli işyerinde yapılan aramada, işyeri rafında 2 adet 0,5 litrelik su şişesi içerisinde birisi yarıdan az, diğeri yarıdan fazla kaçak içki ile rafların arka tarafında bulunan siyah poşet içerisinde 3 adet 0,5 litrelik tamamen ... pet su şişesi içerisinde alkollü içkinin ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'ın işyerinin her ne kadar adına kayıtlı ise de, babası olan diğer sanık ... tarafından işletildiğini beyan etmesi, diğer sanık ...'nin de işyerini kendisinin işlettiğini ele geçen içkileri içmek için bulundurduğunu söylemesi karşısında, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, somut her türlü şüpheden uzak vicdani deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Ele geçen içkilerin sanığın işlettiği ticari nitelikle bulunan işyerinde ve satışa hazır vaziyette ele geçmesi karşısında sanık ...'ın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir" şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,

3.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkraısı atfı yapılmadan müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

A. Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.