9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/11/2021 tarihinde, engelli olan ve elektrikli sandalye kullanan müvekkili ... pazara gittiğini ve evine dönerken ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası neticesinde müvekkilinin tekerlekli sandalyesinden düştüğünü ve ... plakalı aracın müvekkilinin ayağının üzerinden geçtiğini, somut kazaya ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ... esas numaralı dosya ile tahkikata başlandığını, işbu dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna göre, ... plakalı aracın KTK'nun 53 ve 52/1-b maddelerini ihlal etmesi sebebiyle somut kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, kaza sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin, olay yerine gelen sağlık ekiplerince ... ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, müvekkili ... adına ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 23/01/2024 tarihli ve ... sayılı adli kurul raporuna göre müvekkilinin; tüm vücut engel oranının % 24 (yüzdeyirmidört) ve sürekli olduğunu, kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1(bir) ay olduğunu, kişinin iyileşme süresinin 9(dokuz) aya kadar uzayabileceğini, bu süre zarfında %100 özürlü sayılmasına, Şeklinde rapor düzenlediğini, davalı tarafın bugüne değin müvekkili tarafına maddi tazminat adı altında herhangi bir ödemede bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca, ... plakalı araç için; ...büro dosya numarası ve ... arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat davalı taraf ile yapılan görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeple bu maddi tazminat davasını açtıklarını belirterek ...'nın nin iş bu trafik kazasında yaralanması sebebiyle şimdilik; Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için 500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkilİ şirket nezdinde ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 07.09.2021-2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçeye müstenit sorumlulu poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda kusur durumunun belirsiz olduğunu öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacı tarafın bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemelerin şirketten talep edilemeyeceğinden dolayı mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamında gelmemekle beraber, davanın kabulü halinde dava tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle ZMMS sigortasından maddi tazminat istemidir.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki 7155 sayılı Kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir. 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesinde ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
15.02.2024 tarihli tensip tutanağının 11 numaralı ara kararı ile ''Davacı vekilince arabuluculuk tutanağının fotokopisinin ibraz edildiği görülmekle;19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK 5. Maddesinden sonra gelmek üzere arabuluculuğun dava şartı olduğuna ilişkin 5/A.1fıkrası ve aynı Kanunla 6325 sayılı Kanuna eklenen18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu konuda davacı vekiline tebligat çıkarılmasına ve 1 haftalık kesin sürenin tebligatın alınacağı tarihten itibaren başlayacağının bildirilmesine, verilen kesin süre içinde bu tutanağın ibraz edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına,'' karar verilmiş, yine tensip tutanağının 19 numaralı bendinde ''Taraflara, işbu tensip zaptının tebliği ile belirtilen ihtaratların yapılmış sayılmasına, karar verilmiş ve davacı vekiline tensip tutanağı 21.02.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekili tarafından 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanak aslı yada arabulucu onaylı sureti sunulmamıştır. Huzurdaki davada, arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu, son tutanak aslı yada arabulucu onaylı suretinin sunulmasının zorunlu olmasına rağmen davacı tarafından mahkememizce verilen kesin süre içerisinde sunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)