Esas No
E. 2023/1803
Karar No
K. 2024/678
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1803

KARAR NO: 2024/678
KARAR TARİHİ: 21/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/07/2023

NUMARASI : 2023/183 Esas 2023/556 Karar

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 21/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'nin İzmir 12. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7198 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti aleyhine dava dışı borçlu ... 'den 1.119.932,72 TL tutarındaki alacağına ilişkin haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkili şirkete 10.12.2022 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiğini ve müvekkili şirketin cevap vermemesi üzerine TK m. 35'e göre ikinci haciz ihbarnamesinin 14.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 2. İhbarnameye de müvekkili şirketin cevap vermemesi üzerine 23.02.2023 tarihli 3. Haciz ihbarnamesinin gönderildiğini ve İİK m. 89.3'e göre icra konusu alacağın müvekkili şirket zimmetine geçtiğini, borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında cari hesabın 14.07.2021 tarihi itibariyle 14.169,98 TL olduğunu, müvekkili şirketin UETS adresi olmasına rağmen usulüne uygun olmayan bir şekilde haciz ihbarnamelerinin normal tebligat yoluyla müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin usulüne uygun yapılmayan ihbarnamelere bu nedenle cevap vermediğini, davalı ... San. Ve Tic. A.Ş'nin müvekkili şirket ile iletişime geçmeyerek kötü niyetli olarak 89/3 haciz ihbarnamesi gönderdiğini belirterek öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde takdir edilecek bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına, takibin durdurulmasına karar verilmez ise İİK m. 72/3f gereği takdir edilecek teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2021/7198 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde borçlu ... A.Ş’den fatura alacaklısı olduğunu, takibin kesinleştiğini, davacıya usulüne uygun haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamelerinin gönderildiği tarihte davacının adresinin ihbarnamelerin tebliğ edildiği adres olduğunu, ancak davacı şirketin adresinin daha sonra değiştiğini, davacının usulsüz tebligat iddiasının doğru olmadığını, davacının borçlu olmadığını ispat edemediğini, diğer borçlu ... A.Ş ile imzalı kaşeli olmayan cari hesap ekstresinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davacı vekilinin delil olarak ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesine dayanmadığını, 08.03.2023 tarihli tedbir ara kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasının gerektiğini, haciz ihbarnamelerine cevap verilmemesi üzerine 3. Şahsın borçlu olarak eklenmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet veren taraf olmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...," Dava; İİK m. 89'a dayalı üçüncü haciz ihbarnamesinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2021/7198 Esas sayılı dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2021/7198 E. sayılı dosyasının incelenmesiyle; takip alacaklısı ... San. Ve Tic. A.Ş’nin takip borçlusu ... A.Ş aleyhine 06.07.2021 tarihinde 756.000,00.-TL asıl alacak üzerinden 26.05.2021 düzenleme, 26.05.2021 ödeme tarihli 756.000,00 TL bedelli faturaya dayalı olarak takibe geçtiği, borçlu ... A.Ş’ye ödeme emrinin 07.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 3. Kişi ... San. Tic. Ltd. Şti’ye birinci haciz ihbarnamesinin 10.12.2022 tarihinde, 06.01.2023 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinin 14.01.2023 tarihinde, 23.02.2023 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesinin 05.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 15.03.2023 tarihli kararla üçüncü şahıs ... San. Tic. Ltd. Şti vekilinin menfi tespit davası açıldığına ilişkin ilamı sunmasıyla İİK m. 89 a göre takibin ... San. Tic. Ltd. Şti yönünden durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Davacının dava konusu yapmış olduğu ihtilaf İİK m. 89'a göre gönderilen haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine ilişkin olup, birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinin UETS sisteminde kayıtlı adreslerine gönderilmediğini, 3. Haciz ihbarnamesinin ise; 23.02.2023 tarihinde gönderildiği ve bu nedenle dava açtığı belirtilmiştir.

Ancak davacının belirtmiş olduğu İİK m. 89/ son f’da yer alan ek hükme göre “(Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.” UETS’de kayıtlı adresi bulunanlara bu adres üzerinden tebligat yapılması gerekmekte olup, bu adresin bulunduğu hallerde UYAP sistemi üzerinden fiziki olarak tebligat yapılmasına izin verilmemektedir. O halde; davacının iddia ettiği üzere İcra Müdürlüğünün de bu sistem dışında tebligatı çıkarıp çıkarmadığı yargılama konusu olacaktır. Kısacası davacının itiraz ve yargılama konusu olan talebi bu tebligatın usulüne uygun yapılmadığına ilişkindir.

Buna ilişkin olarak açılacak olan davada da; görevli mahkeme icra hukuk mahkemesi olacaktır. İcra Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren memur işlemini şikâyet veya yapılan / alınan karara itiraz niteliği taşıyacağından davanın genel görevli mahkeme dışında icra müdürlüğünün yapması gerekli işlemlerin denetimini yapan İcra Hukuk Mahkemesi tarafından görülmesi gereklidir. Bu nedenle mahkememizin görev alanına girmeyen dava hakkında görevsizlik kararı vermek gerekmiştir, gerekçesi ile, davacının davasının mahkememiz görev alanına girmeyip icra hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğinden mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İzmir Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine talep halinde ve karar kesinleştiğinde gönderilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına,"şeklinde karar verilmiştir, Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden kaldırılmasının gerektiğini, dava dilekçelerinde yerel mahkemenin belirttiğinin aksine davacı müvekkilinin itirazlarının yalnızca dava konusu takip dosyasından müvekkiline gönderilen tebligatların usulsüzlüğüne ilişkin olmayıp, davacı müvekkilinin, davalı şirket tarafından dava dışı ...Ticaret Şirketi hakkında icra takibi başlatıldığını, takip nedeniyle davacı müvekkil ... San. Tic. Ltd. Şti. ' ye 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, yasal süresi içerisinde eldeki davayı açmış olduklarını, davacı müvekkili şirketin dava dışı borçlu şirkete her hangi bir borcunun bulunmadığı iddiasıyla davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava edildiğini, alacaklı tarafından ise soyut alacak iddiasında bulunulduğunu ve işbu alacak iddiasının herhangi bir belgeye veya ticari ilişkiye dayandırılmadığını, halbuki; yerleşik yargıtay içtihatlarından da belirtildiği üzere işbu menfi tespit davasında ( İİK 89/3 den kaynaklanan ) davalı alacaklının, takip borçlusunun üçüncü kişiden neden alacaklı olduğunu açıklamasının gerektiğini, bu nedenle İşbu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek hukuka, hakka ve hakkaniyete aykırı biçimde dosyada yazılı tek bir delil bulunmadığı halde hatalı bilirkişi raporundan hareketle herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin davacı lehine hükmedilen kira alacağını ve icra inkar tazminatını kabul etmediklerini, bu nedenle yerel mahkemenin görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK'nın 89/3-son maddesi uyarınca üçüncü kişinin menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 tarih, 2023/5228 esas ve 2023/6468 karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine ilişkin ilamında da "...2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına" karar verilmiştir.

Somut olayda davacının asıl talebi İİK'nın 89/3. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri kaynaklı dava dışı şirkete borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup bir kısım tebligatın usulsüz yapıldığı yönündeki iddialarının bu durumu değiştirmeyeceği, mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın "mahkemenin görev alanına girmeyip icra hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğinden mahkemenin görevsizliğine" ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

HMK'nın 20, 355 ve 353/1-a-3 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; görevsiz mahkemenin esasla ilgili kararının İstinaf Dairesince kaldırılarak görevli Mahkemeye dosyanın res'en gönderilebileceğinden, istinaf istemine ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulüne; kararın HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 Tarih, 2023/183 Esas ve 2023/556 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 355. ve 353/(1)-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

2.HMK'nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dava dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İZMİR HUKUK TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,

3.Kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına

4.Karardan bir örneğin istinaf kaydının kapatılması için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,

5.Kararın re'sen kaldırılması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatıran davacıya iadesine,

6.İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,

7.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog