Esas No
E. 2023/13739
Karar No
K. 2024/781
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/13739 E.  ,  2024/781 K.

"İçtihat Metni"...

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/319 E., 2023/317 K.
KATILANLAR: ..., ...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianame ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar hakkında "TCK 109/1, 109/3.f, 109/5" maddeleri uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise sanık ... hakkında "TCK 103/2, 103/1-a, 43/1 ", sanık ... hakkında da "TCK 103/2" uyarınca açılan kamu davasında, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2020/358 Esas, 2021/315 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/237 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma yapılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, sanıklar hakkındaki davaların birleştirilerek görülmesi, katılan mağdurenin hazırlık aşamasındaki ifade CD'sinin izlenmesi, lüzum görüldüğü takdirde duruşmaya çağrılarak dinlenmesi gerektiğinden ve kabule göre de sanık ...'ın katılan mağdureyi elinden tutarak yatak odasına götürdüğünün ve hürriyeti tahdit eylemini birden fazla kez gerçekleştiğinin kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğundan bahisle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/429 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın katılan mağdureyi olay günü ve öncesinde birden fazla kez bahçesindeki kümese ve evinin yatak odasına götürüp elini ve penisini katılan mağdurenin ön ve arka özel bölgesine dokundurduğu, sokmaya çalıştığı ve soktuğu, bu bölgelerini kanattığı şeklinde kabul edilen olayda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'nin atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/319 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararı ile kısmen re'sen de istinafa tabi hükümlere karşı o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin temel cezanın üst sınırdan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin temel cezanın ise alt sınırdan uzaklaşılarak makul oranın üstünde orantılılık ilkesi ve hakkaniyete aykırı olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, bu aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasındaki "2-Sanık ...'in üzerine atılı ve sabit olan On İki Yaşını Tamamlamamış Çocuğa Karşı Organ Sokmak Suretiyle Nitelikli Cinsel İstismarı suçundan eylemine uyan TCK 103/2-2.cümle maddesi gereğince suçun işleniş şekli, mağdurun zararı, cezanın sanık üzerindeki etkisi dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Yasal koşulları oluşmadığından TCK 103/3-a maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

Sanık aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez farklı tarihlerde aynı mağdura karşı nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme olarak işlediğinden TCK 43. Maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," bentlerinin çıkartılarak yerine "2-Sanık ...'in üzerine atılı ve sabit olan On İki Yaşını Tamamlamamış Çocuğa Karşı Organ Sokmak Suretiyle Nitelikli Cinsel İstismarı suçundan eylemine uyan TCK 103/2-2.cümle maddesi gereğince suçun işleniş şekli, eylemin mağdur üzerinde meydana getirdiği etki nedeniyle, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlike zararın ağırlığı nazara alınarak, alt sınırdan bir miktar ayrılmanın, ceza adaletine, dosya kapsamına ve sanığın eylemine uygun düşeceği anlaşılmakla takdiren ve teştiden 19 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Yasal koşulları oluşmadığından TCK 103/3-a maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

Sanık aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez farklı tarihlerde aynı mağdura karşı nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme olarak işlediğinden TCK 43. Maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 23 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," bentlerinin eklenmesine ve hüküm fıkrasındaki "4-Sanık ...’in üzerine atılı ve sabit olan Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu mağdurun elini tutarak yatak odasına götürerek işlediğinden eylemine uyan TCK 109/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, mağdurun zararı, cezanın sanık üzerindeki etkisi, dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık eylemini çocuğa karşı işlediğinden TCK 109/3-f maddesi gereğince sanığın cezası 1 kat artırılarak 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık suçu cinsel amaçla işlediğinden TCK 109/5 maddesi gereğince sanığın cezası 1/2 oranında artırılarak 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez farklı tarihlerde aynı mağdura karşı nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme olarak işlediğinden TCK 43. Maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," bentlerinin çıkartılarak yerine "4-Sanık ...’in üzerine atılı ve sabit olan Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu mağdurun elini tutarak yatak odasına götürerek işlediğinden eylemine uyan TCK 109/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, eylemin mağdur üzerinde meydana getirdiği etki nedeniyle, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlike zararın ağırlığı nazara alınarak, alt sınırdan bir miktar ayrılmanın, ceza adaletine, dosya kapsamına ve sanığın eylemine uygun düşeceği anlaşılmakla takdiren ve teştiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, Sanık eylemini çocuğa karşı işlediğinden TCK 109/3-f maddesi gereğince sanığın cezası 1 kat artırılarak 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık suçu cinsel amaçla işlediğinden TCK 109/5 maddesi gereğince sanığın cezası 1/2 oranında artırılarak 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Sanık aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez farklı tarihlerde aynı mağdura karşı nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme olarak işlediğinden TCK 43. Maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın 7 yıl 28 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," bentlerinin eklenmesi, diğer hususların ise aynı kalması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Katılan mağdurenin beyanlarındaki çelişkinin giderilmediğini ve ifadelerinin annesinin anlatımlarıyla da uyumlu olmadığını, duruşmada hazır bulunan psikoloğun katılan mağdurenin önceki beyanlarını okumadan katılan mağdureye sorular yönelttiğini, sanık lehine olan güvenlik kamerası kayıtları getirtilmeden dava açılması nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığını, olay yerinin görünüp görünemeyeceğinin tespiti için keşif yapılmadığını, katılan mağdurenin beyanlarının yönlendirmeli sorulara kafa sallayarak cevap vermesi şeklinde alındığını, ifade sırasında yorgun ve korkmuş halde olduğunu ve hymeninde eski ya da yeni yırtık tespit edilemediğini, tespit edilen yaralanmaların düşme nedeniyle meydana gelebileceğini, 3-5 dakikalık bir zaman diliminde herkesin görebileceği bir alanda suçun işlenmesinin mümkün olmadığını, DNA raporunda şüpheli ifadelerin bulunduğunu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğunu beyanla duruşmalı yapılacak inceleme neticesinde kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin çelişkisiz anlatımları ve istismara uğradığının doktor raporuyla sabit bulunması nedeniyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, sanık ...’ın ise üst sınırdan cezalandırıması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan ...

Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ...’nin evde bulunmasının sanık ...'ın eylemlerini gerçekleştirmesini kolaylaştırdığını ve bu nedenle katılan mağdurenin yaşanan olaylarda bir anormallik görmediğini, Mahkemece sanık ...’nin olay yerinde bulunduğunun kabul edilmesi nedeniyle sanık ...’ın cinsel eylemlerini izleyerek cinsel yönden tatmin olabileceğini ve sanık ...'a engel olmaması nedeniyle yardım eden olarak kabul edileceğini, sanık ...’ı eylemini sanık ... le birlikte işlemesi nedeniyle cezasında artırım yapılması ve üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Katılan mağdurenin beyanlarının adli görüşme raporlarında belirtildiği üzere samimi ve tutarlı olması, husumet sebebi bulunmaması ve diğer sanık ... yönünden anlatımlarının doğru olduğunun doktor raporlarıyla ispat edilmesi nedeniyle sanık ... yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, sanık ... yönünden ise katılan mağdurenin annesine anlatımlarının uyumlu olduğunu beyanla sanık ...'nin istismar suçu yönünden mahkumiyetine karar verilmesi, sanık ...’ın her iki suç yönünden hakkaniyet gereği üst sınırdan cezalandırması, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Bakanlık vekili, katılan ... vekili ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Karar Yönünden

Katılan mağdurenin ve annesinin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri, raporlar ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vekalet Ücreti İstemi Yönünden

Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 22.02.2023 tarihli ve 2023/319 Esas, 2023/317 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2024 tarihinde karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.