10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9637 E. , 2023/9999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 18.10.1989-03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının süresinde sigortalılık tescil talebinde bulunmaması nedeniyle talebinin reddedildiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemesince, 23.03.2016 tarih, E.2015/518, K.2016/80 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne davacının Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 02.07.1997 olarak tespitine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bozma ilamında, 02.07.1997-22.11.1999 ve 22.11.1999 halen devam eden vergi, 18.10.1989-01.08.2005 tarihleri arasında Oda ve 22.05.1995– 08.08.2005 tarihleri arasında Esnaf Sicil kaydı bulunan davacının, 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden önce 05.09.2001 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden ve sigortalılık kayıt ve tescil talebini içeren bildirgesi bulunduğu anlaşıldığından artık hakkında Geçici 18 inci maddenin uygulanması imkânı bulunmadığından 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri çerçevesinde yapılacak değerlendirme ile kendi nam ve hesabına çalışmasının varlığı araştırılmak suretiyle ve davacının dava dilekçesinde “18.10.1989 tarihinin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemi nedeniyle, öncelikle 1479 sayılı Kanun'da sigortalılık süresi ve başlangıç tarihi gibi kavramların bulunmadığı açıklanarak, davacının talebine konu süreyi netleştirmesi hususunda açıklama istenerek dava konusu olan dönem netleştirildikten sonra kendi nam ve hesabına çalışmanın varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kabulü ile davacının 18.10.1989-03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 4368 inci maddesi, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.