6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2024/59 E. , 2024/1250 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2022 tarihli ve 2022/23074 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bendleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanık hakkında Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/194 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bendleri, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/2837 Esas, 2023/3095 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi Suçu işlemediğine, tahliyesini ve beraatini istediğine,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ve sanığın Hornet isimli uygulamada tanıştıkları, olay tarihinde saat 01.00 sıralarında sanığın cinsel ilişkiye girmek amacıyla katılanın evine gittiği, birlikte bir müddet vakit geçirdikten sonra, katılanın çöp atmak amacıyla evin dışına çıktığı, eve geri döndüğünde sanığın katılana ait bir adet ... marka telefonunu, bir adet ... Mini ve bir adet ... marka telefonunu ve güneş gözlüğünü alarak evden çıkmak üzere olduğu görmesi üzerine katılanın sanığa müdahale etmek istediği esnada sanığın katılana tekme attığı ve kaçtığı, sanığın darbesi nedeniyle katılanın merdivenlerden düştüğü ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2.Müştekinin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3.Sanık suça konu eşyaları katılanın kendisine verdiğini beyan etmiştir.
4.Tanıklar O.Ö. ve C.S.'nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
5.Dosya içerisinde 07.07.2021 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı mevcuttur.
6.Dosya içerisinde 07.07.2021 tarihli teslim tutanağı mevcuttur.
7.Sanık ve katılana ait mesajlaşma kayıtları dosya içerisinde mevcuttur.
8.Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 31.01.2022 tarihli raporda; "...Katılanın sağ dizinde 1x3 cm'lik abrazyon, sol dizde 1x2'lik abrazyon, sol dirsekte ve sol kalçada ağrı hassasiyet olduğu, katılanda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, katılan üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu" belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Sanığın sabıka kaydına konu Türk Ceza Kanunu'nun 58 uygulamasında 2. kez tekerrüre esas alınan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/481 (E) ve 2014/137 (K) sayılı kararında Bitlis Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/74 (E) ve 2014/105 karar sayılı kararının tekerrüre esasa alındığı, bu ilama konu kararın Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1 maddesinde yazılı basit tehdit suçuna ilişkin olduğu, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca 254 maddesi gereği, TCK 106/1-1 maddesinde belirtilen suçun uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaştırma işlemleri mahkemesinden talep edilerek uzlaşma sağlanamaz ise bu ilamın TCK 58 uygulamasında 2. Kez tekerrüre esas olduğunun gözetilmeyerek karar verilmesi hatalı olmuş ise de; bu hususun infaz aşamasında da değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden eleştiri nedeni yapılmakla yetinilmiştir." şeklindeki eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanı ile adli rapor, sanık savunması, tutanak içerikleri ve telefon kayıtları karşısında; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanığın Üzerine Atılı Suçu İşlediğine İlişkin Her Türlü Şüpheden Uzak, Kesin, Somut Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanı ile adli rapor, sanık savunması, tutanak içerikleri ve telefon kayıtları karşısında; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır. Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın beyanı, katılanın beyanı ile uyumlu adli rapor, sanığın savunmaları, telefon kayıtları ve tutanak içeriği karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, sanığın katılanın telefon ve tabletini alıp giderken katılan tarafından durdurulmak istendiğinde katılanı tekme atıp düşürerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak kaçması şeklinde gerçekleşen eyleminde, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2023/2837 Esas ve 2023/3095 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.