Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/121
Karar No
K. 2024/324
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/121 Esas
KARAR NO: 2024/324
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2021
KARAR TARİHİ: 28/03/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 24/02/2021 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yangın algılama ve ------- sistemi için 22.10.2019 tarihinde mutabakat yapıldığını, davalıya ait antrepoya ilişkin Yangın İhbar Sistemi ve Kamera sisteminin yenilenmesine yönelik 22.10.2019 tarihinde 31.250 USD + KDV bedel ile protokol düzenlendiğini ve 9630'luk fatura mukabili peşin olmak üzere kalan %70'lik bakiyenin ödemesi ise işin tamamlanmasından hemen sonra düzenlenecek faturaya müteakiben 30-60-90 gün olmak üzere 3 eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından projenin tamamlanmasına müteakip düzenlenen kalan %70'lik tutarın ödemesi için protokoldeki şartlara uyulmadığını, ödeme vadelerindeki gecikmelerden dolayı müvekkili şirketin uğradığı zararın önlenmesi için sözleşme döviz cinsi olan USD üzerinden döviz kuru güncellemesi yapılarak cari hesap takibine geçildiğini, müvekkili şirket tarafından 05.11.2019 tarihinde e-mail ile ilave ürün teklifi gönderildiğini ve bu teklifin sözlü olarak onaylanarak ve acil olarak işin yapılmasının istendiğini, müvekkili şirketin işin aciliyeti ve kurulan ortaklık sebebiyle yazılı onayı beklemeden davalıya gereken kolaylığı göstermiş olmasına karşın düzenlenen bunun üzerine müvekkili şirket tarafından yapılan iş karşılığı zamanında ödeme yapılmaması nedeniyle vade farkından kaynaklı alacak ile şifahen anlaşma gereği protokol sonrası yapılan işlere karşılık düzenlenen faturanın iadesi nedeniyle tahsil edilemeyen alacağın ödenmesi amacıyla 21.10.2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken davalı tarafından gönderilen 16.11.2020 tarihli ihtarnamenin 02.12.2020 tarihinde tebliğ olduğu ve protokolde yer alan muadil ürünle değişime ilişkin maddeler mevcut olmasına rağmen teslim sürelerinde gecikme yaşandığı iddia edilmiş işlerin 02.01.2020 tarihinde tamamlandığı yönünde beyanlarda bulunulduğu, kesinlikle kabul etmediklerini, Müvekkilinin protokol gereği üstlendiği edimleri yerine getirdiğini ve davalıya 26.12.2019 tarihinde fatura düzenleyerek teslim ettiğini, davalının faturayı iade etmediği gibi başkaca itirazının da söz konusu olmadığını, protokol ve anlaşma gereği müvekkili firmaya ödenmesi gereken bakiyenin 153.326,25 TL üç taksit halinde ve son taksit tutarı 2020 Mart ayı içerisinde olması gerekirken davalı tarafın ödemelerini çekle yaptığını ve en son vadeli çekin tarihi ise 15.08.2020 olduğunu, davanın kabulüne, müvekkilinin mağduriyetinin telafisinin imkansız boyutlara ulaşmasının önüne geçilmesi ve işbu dava neticesinde karar altına alınacak olan alacakların tahsili amacıyla davalı işverenlik adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların tespiti ile bunlar üzerinden 3. Kişilere devrine engel olmak amacıyla öncelikle teminatsız olarak, bu talebin reddi halinde sayın mahkemece belirlenecek olan bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konmasına, taraflar arasında yapılan protokolde yapılan işlerin karşılığı olarak düzenlenen 26.12.2019 tarihli fatura gereği davalı tarafından ödemeler üç eşit taksit halinde 2020 Ocak, Şubat ve Mart ayında yapılması gerekirken, bu ödemelerin geç yapılmış olmasından kaynaklı müvekkili nezdinde geç ödeme sebebiyle oluşan zarar karşılığı (vadesinde ödenmemesinden kaynaklanan aylık %5'lik vade farkı alacağı) alacak için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000-TL'nin 01.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine, taraflar arasındaki protokol doğrultusunda iş görülürken uygulama sırasında gerekli olan 05.11.2019 tarihli teklife şifahen onay neticesinde sözleşme dışı yapılan iş karşılığı düzenlenen 05.10.2020 tarihli 603,97 USD'lik faturadan kaynaklı müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2000-TL'nin 05.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve mahkeme vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.Vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının 2019 yılı; Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ve 2020 yılı, Ekim ayına ilişkin BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.

Davalı vekili Mahkememize sunduğu 06/04/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı/------- Şti. Davalı müvekkili/------- şirketi ile 22.10.2019 tarihinde Protokol imzalandığını, Protokolün E (4. paragraf) maddesine göre, işlemlerin bitirilmiş olduğu 02.01.2020 tarihinden sonraki 30, 60 ve 90 günlük süre zarfında, banka hesabına nakit veya çek ile yapılması gereken 153.326,25 TL'lik ödemenin 117.000,00 -TL'lik kısmı, ilk 30 günlük süre dahi dolmadan dört adet çek ile davacı şirkete yapıldığını, davacı şirket tarafından çeklerin (ihtiraz-i kayıt olmadan) kabul edildiğini ve hesaplara işlendiğini, 09.01.2020 tarihinde -20.000,00 -TL'lik çek -31.01.2020 vadeli, 09.01.2020 tarihinde - 25.000,00 -TL'lik çek - 20.03.2020 vadeli, 23.01.2020 tarihinde - 22.000,00 - TL. Tik çek - 22.02.2020 vadeli, 30.01.2020 tarihinde - 50.000,00 -TL'lik çek - 17.03.2020 vadeli, sonraki ödemelerin ise; 25.03.2020 tarihinde - 22.000,00 - TL'lik çek - 20.06.2020 vadeli, 15.04.2020 tarihinde 10.278,89 -TL'lik çek 15.08.2020 vadeli çeklerle tamamlandığını, kalan 4.047,36 TL de 21.05.2020 tarihinde nakit olarak ödendiğini, bu tarihlerden sonra davacı şirketin, davalı müvekkili şirketten eş zamanlı olarak bir talepte bulunmadığını, davacı şirketin eylemlerinin “önceki eylemiyle çelişkili davranma yasağı ilkesi”ne aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirketin sözleşmeye ilişkin edimlerini yerine getirmemesi, maddi anlamda müvekkili şirketin zarara uğraması ve alacak iddialarının haksız olduğunda ilişkin beyanları; 5.1. Taraflar arasında imzalanan protokolün, E (3. paragraf) maddesine göre, 25.10.2019 tarihine kadar teslim edilmesi gereken ürünler, zamanında teslim edilmeyerek 28.10.2019 tarihinde teslim edildiğini, C (6. paragraf) maddesine göre, 01.11.2019 tarihinde protokole konu edime başlanması gerekirken başlanmadığını, C (6. paragraf) maddesine göre. 15.11.2019 tarihinde edimlerin tamamlanması gerekirken, edimlerin 02.01.2020 tarihinde tamamlandığını, protokole konu işlemlerin 02.01.2020 tarihinde bitirilmiş olmasına rağmen, 26.12.2019 tarihinde fatura tanzim edildiğini, bu sebeple de 3.776,00 -TL. (müvekkili şirket aleyhine) fazla ödemenin söz konusu olduğu fatura bedelinin ortaya çıktığını, davacı şirket tarafından 630,00 -$. bakiye olduğu belirtildiğini, bu alacağa ilişkin ürün veya verilen hizmet nedir? Hizmet ise ne şekilde verilmiş, ürün ise kimse teslim edilmiştir? Bu konuda hiçbir bilgi ve kaynak bulunmadığından beyan haklarını ve delilleri saklı tuttuklarını belirterek, yasal mevzuata aykırı, haksız, mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi heyeti 23/03/2022 tarihli kök raporunda özetle; davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle, 603,97 USD karşılığı 4.676,36 TL ek ürün bedeli alacağı bulunduğunu, davacının bu alacağının, davacının 04.12.2020 tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliği edildiği tarihten 3 gün sonraki tarihten itibaren işletilecek temerrüt faizi, talep gibi avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği; ihtarnamenin tebliğ şerhi sunulmadığı takdirde, davalının 11.12.2020 tarihli cevabi ihtarnamesinin keşide tarihinin (yani 11.12.2020 tarihinin) davacı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olarak kabul edilebileceğini beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi 01/11/2022 tarihli 1.ek raporunda özetle; kök raporumuzda (sayfa 15'de) açıkladığımız üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin C nolu maddesinde yer alan hükümlere göre; sözleşme konusu bütün işler 29.11.2019 tarihinde tamamlanacağını, istemin yurtdışından gelecek olan parça ve ürünler ile ilgili olarak gümrükte yaşanabilecek gecikmeler ilgili sürenin dışında olacağını, yani, gecikme süreleri sözleşmede belirlenen süreye eklenecek ve işin tamamlanması süresi gecikme süresi kadar uzayacağını, davacının itiraz dilekçesi ekinde, sözleşme konusu işlerin yapımında kullanılacak bir kısım malzemelerin ithalinde, kendi kusurları dışında gecikmeler yaşandığını ispata yönelik evraklar sunduğunu, ancak bu evrakların büyük kısmı “yabancı dilde” düzenlenmiş olup, ayrıca bu evrakların incelenmesi ve bu evrakların değerlendirilmesinin uzmanlıkları dışında olduğunu, davacı ile davalı arasındaki eser sözleşmesi 22.10.2019 tarihinde akdedilmiş olup, sözleşme konusu işlerin tamamının yapımının en geç 29.11.2019 tarihinde tamamlanacağı kararlaştırıldığını, sözleşme konusu işler, davalı/iş sahibinin Yangın Sistemi ile Kamera Sisteminin Yenilenmesi işleri olduğunu, eğer davacının sunduğu evraklar bu işin yapımında kullanılacak malzemelerin ithali ile ilgili evraklar iseler ve de bu evraklardan, işin yapımında kullanılacak malzemelerin ithalinde, davacının kusuru olmaksızın gecikmeler olduğu anlaşılıyor ise; sözleşmenin C nolu maddesinde yer alan hükümler uyarınca bu gecikme süresinin iş süresine eklenmesi gerekeceğini, dolayısıyla da gecikme gümrükten kaynaklandığı için davacının davalıdan kök raporda (sayfa 16'da) belirttiği 1.894,67 TL tutarında temerrüt faizi alacağı olduğu sonucuna varılabileceğini, davalının itiraz olarak; dava konusu ürünün, bilirkişi raporunda yer alan ürün olmadığını, beyan ettiğini, ancak kurulda görevli Teknik Bilirkişi tarafından, kök raporumuzda (sayfa 17'de 3 nolu kısımda) sözü edilen ürünün, dava konusu ürün olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi 20/10/2023 tarihli 2.ek raporunda özetle; kök raporun "V-SONUÇ" kısmında varmış oldukları sonuç ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığını beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

Dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesi ile davacı/yüklenici tarafından yapımı üstlenilmiş olan işlerin bedelinin davalı/işsahibi tarafından gecikmeli olarak ödenmiş olmasından dolayı davacı/yüklenicinin vade farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, davacının davalıya göndermiş olduğu ek ürünlerden dolayı, davacının davalıdan ek ürün bedeli alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.Davacı ile davalı arasında 22.10.2019 tarihli Eser Sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşmeyle davacı/yüklenici, davalı/işsahibine ait işyerlerindeki yangın sistemi ile kamera sistemini yenilemeyi borçlanmış, davalı/işsahibi de sözleşmede belirlenen iş bedelini ödemeyi borçlanmıştır. Sözleşmenin C nolu maddesinde yer alan hükümlere göre; kamera sisteminin yenilenmesi işi 15.11.2019 tarihinde, yangın sisteminin yenilemesi işi 29.11.2019 tarihinde tamamlanacaktır. Dolayısıyla sözleşme konusu bütün işler 29.11.2019 tarihinde tamamlanacaktır. Sistemin yurtdışından gelecek olan parça ve ürünleri ile ilgili olarak gümrükte yaşanabilecek gecikmeler ilgili sürelerin dışında olacaktır. Yani bu gecikme süreleri sözleşmede belirlenen sürelere eklenecek ve işin tamamlanması süresi uzayacaktır.Davacı sözleşmeyle üstlendiği işleri sözleşmede kararlaştırılmış olan vadede, yani 29.11.2019 tarihinde tamamlayamamış olup vadeden sonra tamamlamıştır. İşlerin vadeden sonra tamamlandığı hususunda ihtilaf yoktur. Davalı, işlerin 02.01.2020 tarihinde tamamlandığını beyan etmiştir.

Davacı tarafından davalıya gönderilmiş olan 31.12.2019 tarihli e-mail örneği incelendiğinde, işlerin 31.12.2019 tarihinde hala devam ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla da davalının beyan ettiği gibi, işlerin 02.01.2020 tarihinde tamamlandığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı, sözleşme konusu işin yapımında, 29.11.2019 tarihi ile 02.01.2020 tarihi arasındaki süre kadar gecikmiş ve dolayısıyla da, iş yapma borcunun ifasında kusurlu olarak temerrüde düşmüştür (TBK.md.117/f.2). Davacının bizzat kendisi iş yapma borcunun ifasında kusurlu olarak geciktiği ve temerrüde düştüğü için, davalının iş bedelinin bakiye %70'lik kısmının ödemesini ileri tarihli çekler vermek suretiyle gecikmeli olarak yaptığını ve temerrüde düştüğünü, dolayısıyla da davacıya “vade farkı (temerrüt/gecikme faizi)” ödeme yükümlülüğü altına girdiğini ileri sürmesinin ve de işbu vade farkı (temerrüt faizi) alacağının tahsilini talep etmesinin MK.md.2'deki dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı ve hakkın kötüye kullanılması oluşturacağı kanaatine varılmıştır.603,97 USD karşılığı 4.676,36 TL tutarlı ürünlerin bedelini içeren fatura davacı tarafından davalıya gönderilmiş olup, davalının ticari defterlerine işlenmiştir. Ayrıca faturada bedeli yazılmış olan ürünler davacı tarafından davalıya gönderilmiş ve teslim edilmiştir ve de davalı tarafından kullanılmaktadır. Fakat davalı sonradan, söz konusu fatura tutarı kadar iade faturası düzenlemek suretiyle, fatura bedelinin ödenmesinden imtina etmiştir. Davacının işbu fatura bedelinin tahsilini davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,

4.676,36 TL'nin temerrüt tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Başlangıçta peşin olarak alınan 119,55 TL harcın ıslah/tamamlama harcı 46,00 TL ile birlikte, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 262,05 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 59,30 TL, posta ve tebligat gideri 120,60 TL, bilirkişi ücreti 6.800,00 TL, olmak üzere toplam 6.979,90 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 3.373,22 TL yargılama masrafından,davalı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi ücreti 1.200,00 TL,'den ibaret 1.200,00 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 620,07 TL, 'nin, mahsubu ile kalan 2.753,15 TL'ye peşin harç 119,55 TL, ıslah harcı 46,00 TL ile birlikte, eklenerek sonuç olarak 2.918,70 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 3.606,68 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 579,93 TL'nin davalının kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 4.676,36 TL avukatlık ücretinin davalı 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,

6.Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 5.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,

7.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin 637,93 TL'sinin davalıdan, 682,07 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.