Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/71
Karar No
K. 2024/95
Karar Tarihi
Karar Sonucu
DÜŞÜRÜLMESİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/71 Esas
KARAR NO: 2024/95
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/01/2020
KARAR TARİHİ: 21/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiği ve yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesilmesine rağmen davalının ödenmesi gereken 40.353,51 TL ücreti ödemediğini, müvekkili şirketin taraflar arasında imzalanan Kargo Sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğu kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı - borçlunun taraf tek yükümlülüğü olan para verme edimini gereği gibi ifa etmediğinden bahse konu alacağın tahsili amacıyla davalı - borçlu taraf ile defalarca iletişime geçmiş olsa da bu borcu ödemekten kaçındıklarından davalı aleyhine ...

33.İcra dairesindeki ...E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından bu takibe süresinde itiraz edilerek takibin durduğunu, oysaki takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, bir kitap basım dağıtım şirketi olup yaklaşık 500 temsilciliği olan, eğitim-öğretim alanında Türkiye’nin en büyük franchise kuruluşu olan ..., ..., ..., ... ait temsilciliklerine gönderilecek olan tüm materyal gönderimlerinde davacı kargo şirketi ile anlaştığını, ancak mali konulardan çok daha önemli olan ve müvekkiline vadedilen güvenli, hasarsız, eksiksiz taşımacılık hizmeti yükümlülüğü davacı tarafından birçok kere ihlal edildiğini Eylül-Ekim 2017 döneminde müvekkili ve diğer bağlantılı firmaları tarafından davacıya teslim edilen neredeyse her kargoda kayıp veya hasar ile karşı karşıya kalındığını ve kayıp/hasara karşılık birçok temsilciliğe/okula ve öğrenciye kitapları tesliminin yapılamadığını, sorumluluğu tamamen davacıya ait bir durum yüzünden müvekkili ve diğer bağlantılı firmaların hem maddi hem de manevi olarak birçok kayba uğradıklarını, markalarının zarar görmesinin bir yana, aksayan eğitim-öğretim faaliyetlerinden dolayı da itibar kaybı yaşadıklarını, bu süreçte davacıdan defalarca kitapların akıbeti ile ilgili bilgi istendiğini, hasar tespiti yapıldığını, kaybolan/hasarlı kitapların maliyetinin çıkarıldığını, kitapların müvekkiline geri gönderilmesi halinde hasarlı olmayanların maliyet hesabından hariç tutulacağı belirtildiği halde kitapların müvekkiline gönderilmediğini, taraflar arasındaki tutanaklara yansıtıldığı şekilde, “…Örneğin 07/10/2017 tarihli tutanakta ... kargolarının "ıslak, yağlanmış ve yırtılmış olarak karşı tarafa ulaştığının" tespit edidiğini, 06/11/2017 tarihli tutanakta ... kargolarının "yağlı, ıslak ve paramparça olduğunun" tespit edildiğini, 29/09/2017 tarihli tutanakta "4 koliden 3'ü teslim olup 1'inin kayıp olduğunun" tespit edildiğini, 14/11/2017 tarihli dilekçede "...kargolarının tamamen kaybedildiğinin" belirtildiğini, 11/04/2017 tarihli tutanakta da eksik ulaşan materyallerin listesinin çıkarıldığını, bu tutanaklarda davacının da imzasının bulunduğu, " ifadesi ile Kasım 2017’de müvekkilinin tüm hasarlı kitaplar için 39,540,60- TL’lik bir fatura keserek davacıya gönderdiğini, müvekkilinin davacıya kestiği yukarıda belirtilen faturanın KDV gibi resmi ödemelerini yapmış olduğu için sorunun çözüme kavuşturulması adına davacıyla defalarca iletişim kurmasına rağmen davacının bu faturayı ciddiye almadığını ve muhasebe kayıtlarına işlemediğini, defalarca davacı yetkilileriyle telefon görüşmeleri, yüz yüze görüşmeler ve yazışmalar yapılmış olup sözel olarak müvekkilinin haklılığı onaylanmışsa da resmi olarak hiçbir adım atılmadığını, tüm bu süreçten sonra müvekkilinin 25 Aralık’ta kestiği faturanın KDV beyannamesini de verdikten sonra hasarlı kitapların bazılarının müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin gelen kitaplar için fark hesaplanarak yeni bir düzenleme yapılmasını talep etmişse de bu talebinin de yine davacı tarafından reddedildiğini, davacının davasında haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetine, dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme örneği, fatura örnekleri, taraflar arasındaki e mail yazışmaları, tespit tutanakları, ticari kayıt ve belgeler, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE

Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan kargo sözleşmesi gereğince taşıma edimi karşılığı davacının davalıdan faturaya dayalı alacağı olup olmadığı, alacağı var ise asıl alacak ve işlemiş faiz miktarları, davalının taşımanın eksiksiz yapılmadığına ve ayıplı olduğuna ilişkin savunmasının yerinde olup olmadığı hususlarındadır.

İlgili ...

33.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 12/07/2019 tarihinde 40.353,51 TL asıl alacağın asıl alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %21,25 oranda ticari faizi ile birlikte (TTK. m. 1530/7) tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde özetle takip alacaklısına borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı tarafça taşımanın eksiksiz yapılmadığı ve ayıplı olduğu ileri sürüldüğünden davalı bu iddiasını, davacı ise alacağının varlığını ispat ile yükümlüdür.

Deliller toplandıktan sonra mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlemesi için dosya taşımacılık alanında uzman ...ile mali müşavir ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişilerce düzenlenen, birbirini tamamlayan kök ve ek raporlar, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas almaya elverişlidir.

Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Bu ilişki kapsamında davacı taraf, davalıdan 16.01.2018 tarihi ile 34.002,00 TL alacaklı iken bu alacağı 128 Şüpheli ticari alacaklar hesabına aktararak, cari hesapta borç/alacak sıfırlanmış ve davalı aleyhine 34.001,51 TL üzerinden takip başlatmıştır.

Tek düzen muhasebe sisteminde şüpheli ticari hesaplara aktarılan fatura bedelleri, aktarıldıkları tarihte müşteri alacağı olarak ticari defterlerde kaydedilmekte ve böylece cari hesap anlamında davalı borcundan düşülmektedir. 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı Tanımı: Ödeme süresi geçmiş, bu nedenle vadesi birkaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış senetli ve senetsiz alacakların izlendiği hesaptır. 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabının İşleyişi: Tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar bulundukları hesaplardan çıkartılarak bu hesaba borç kaydedilirler. Şüpheli alacağın tahsili veya tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi durumunda bu hesaba alacak olarak kaydedilirler. İşletmelerin "120. Alıcılar", "121. Alacak Senetleri", "126. Verilen Depozito ve Teminatlar", "127. Diğer Ticari Alacaklar" hesaplarından izlenmekte olup da şüpheli hale düşen alacakları bu hesaplara alacak kaydedilerek kapatılırlar ve 128. Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına alınarak izlenirler. Davacının ticari defterlerinde davalıdan faturalar nedeniyle 34.001,51 TL alacağını ticari defterlerine şüpheli alacak olarak kayıt ettiği ve davalı şirketten bu miktar kadar alacaklı olduğunu yevmiye defterine işlemiş olduğu tespit edilmiştir.

Davacının icra dosyasında belirttiği ve takip konusu yaptığı 34.001,51 TL bedelli faturalar ibraz ettiği cari hesap muavin özetinde 33.978,58 TL olarak yer almaktadır. 22,93 TL fark çıkmaktadır.

Davacı alacaklının icra takibine koyduğu 13 adet alacak dekontu, davalıya teslim edilen “Fatura Teslim Listesi’nden” meydana gelmektedir. Örneğin, birinci sıradaki 1.948,55 TL tutarlı alacak icra takip dosyasında 5 adet faturadan meydana gelmektedir. Davacı alacaklı icra takibine ek olarak iliştirilmiştir. Ancak fatura nüshaları fatura listesine eklenmemiştir. Örnek-2) 8.641,82 TL tutarlı fatura 6 adet faturadan meydana gelmektedir. Tüm bu faturaların toplam tutarı 34.001,51 TL olarak belirtilmiştir.

Davacı tarafça davalıdan takip öncesi 6.352,00 TL işlemiş faiz talep etmektedir. Davacı alacaklı tarafça 6102 sayılı TTK 1530 maddesi gereğince faiz talep edildiği anlaşılmaktadır.

TTK 1530. maddenin konuluş amacı, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük işletmelere karşı korumak olduğundan 1530. maddenin tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanamaz, bu nedenle işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Ayrıca, davacı taraf, davalı ile aralarında kargo taşıma sözleşmesinin düzenlendiğini ve Kargo Sözleşmesinin 5. Maddesinin; "Firma taşıma hizmet bedelini / bedellerini, fatura tarihinden itibaren 15 gün içinde ödemekle yükümlü olduğunu ve ödemenin zamanında yapılmaması durumunda ... Kargo'ya, günlük 0,001 olarak vade farkı ödemekle mükellef olduğunu kabul ve taahhüt eder." hükmü düzenlendiğinden davalının temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı ve müvekkilinin işlemiş faiz talep edeceğine dair itirazda bulunmuştur. Vade farkı ile temerrüt faizi ayrı ayrı hukuki unsurlardır. Vade farkı, borçlu taraftan fatura kesilerek alınır ve vade farkı faturasına da, gününde ödenmez ise temerrüt halinde faiz uygulanır. Bu bakımdan vade farkı, taraflar arasında borcun vadesinde ödenmemesi halinde mal ve hizmet bedeline belirlenen oranda ekleme yapılarak borcun ulaştığı miktarı belirleyen bir unsurdur. Bu yönüyle vade farkı, faiz olarak nitelendirilemez. Dolayısıyla davacının takip öncesi faiz talep edemeyeceği kabul edilmiştir. Taşımacılık Açısından, tutanaklarda hasarlanan ve kaybolan eşyaların bulunduğu görülmüştür. Bu bağlamda değerlendirildiğinde TTK 4. Kitap Taşıma İşleri başlığı altında bulunan şu maddeler yönlendirici olacaktır. MADDE 850- (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. (2) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. (3) Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir. MADDE 851- (1) Eşya ve yolcu taşımayı arizi olarak üstlenen kişi hakkında da bu Kitap hükümleri, uygun düştükleri ölçüde, uygulanır. MADDE 873- (1) Taşıyıcı, eşyayı, kararlaştırılan sürede, bir süre kararlaştırılmamışsa şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul bir süre içinde, teslim etmekle yükümlüdür. MADDE 874- (1) Eşya, taşıma süresini izleyen yirmi gün içinde teslim edilmezse, hak sahibi ona zayi olmuş gözüyle bakabilir. Sınır ötesi taşımalarda bu süre otuz gündür. (2) Hak sahibi, eşyanın zıyaı dolayısıyla tazminat alırsa, bunun ödenmesi sırasında, eşyanın daha sonra bulunması hâlinde, derhâl kendisine haber verilmesini isteyebilir. (3) Hak sahibi, eşyanın bulunduğu haberini aldıktan itibaren otuz gün içinde, gerektiğinde giderler indirilmek suretiyle, tazminatı geri ödeyerek eşyanın kendisine teslimini isteyebilir. Taşıma ücretini ödeme yükümlülüğü ile tazminat hakkı saklıdır. (4) Eşya, tazminatın ödenmesinden sonra bulunmuşsa, hak sahibi bundan haberdar edilmesini istemediği veya bulunma haberinden sonra eşyanın teslimine ilişkin istem hakkını ileri sürmediği durumlarda, taşıyıcı, eşya üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. MADDE 879- (1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. MADDE 880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. MADDE 881- (1) Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür. MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;

a)Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,

b)Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.

MADDE 883- (1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882’ nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880’inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz.

Hasar ve/veya zayii durumu söz konusu olduğunda teamülen hasara dair tüm detay bilgilerin yazılı olduğu karşılıklı imzalanmış “Hasar Tutanağı” adı verilen bir belge düzenlenir. Söz konusu belge ürünlerin alıcıya teslimi esnasında düzenlenir. İlgili belge üzerinde özellikle, ilgili ürünün takip numarası, toplam kap sayısı, toplam brüt kg, hasarlanan kap sayısı ve hasarlanan brüt kg bilgileri bulunmak durumundadır ki TTK ilgili maddelerine göre gereken hesaplama yapılabilsin. Ayrıca, destekleyici doküman olarak, hasarlanmış ürünlerin resimleri ve uygun görülen diğer belgeler düzenlenen tutanağa eklenir ve bu süreç her hasarlanma durumu için ayrı ayrı işletilir. Hasarlanma durumu taşımadaki tüm ürünü kapsayacak şekilde vukuu bulmuşsa, bu durum açık şekilde beyan edilir. Düzenlenen tutanak ve ekleri, TTK veya karşılıklı imza altına alınmış olan farklı bir bağlayıcı sözleşme varsa, ilgili madde veya maddeler gereği belirlenmiş olan süre içinde karşı tarafa iletilir. TTK Md. 882(1) uyarınca hasar için ödenmesi gereken tutar kg başı 8.33 SDR ile sınırlıdır. Bu nedenle hasarlanmış ürünlerin kg bilgisinin mevcudiyeti, hesaplama açısından hayati önem arz etmektedir. İrsaliye veya farklı bir resmi doküman üzerine yazılmış olan, kg bilgisi içermeyen ibareler bahis konusu hesaplamanın yapılması açısından yeterli gelmemektedir. Eğer taşımadaki tüm ürünler hasarlanmışsa, hasar durumunda düzenlenmiş olan hasar tutanağı’nda bu durumun açık şekilde beyan edilmesi gerekmektedir. Dava dosyasına sunulmuş olan evrakın taşımacılık açısından karara varabilmek adına kafi olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle taşımacılık açısından hasar ve/veya zayii sebebiyle ödenmesi gereken tutar belirlenememiş, davalı taşımanın eksiksiz yapılmadığına ve ayıplı olduğuna ilişkin savunmasını kanıtlayamamış, davacı ticari defter ve kayıtları ile alacağının varlığını ve miktarını kanıtlamış olup davalı tarafından ...

33.İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 34.001,51 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;

Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından ...

33.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 34.001,51 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Kanununca alınması gerekli 2.322,64 TL ilam harcından peşin yatırılan 487,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.835,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

Davacı tarafından yatırılan 487,37 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 1.112,22 TL'sinin davalıdan, bakiye 207,78 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 6.352,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 120,75 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 2.175,15 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 1.832,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/02/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog