20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
.
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2021
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2020/314 E. - 2021/363 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin kimya sektöründe özellikle hızlı yapıştırıcılar alanında aktif olarak faaliyet gösterdiğini, davaya konu 2019/83110 sayılı “...” ibareli markanın müvekkilinin “...”, “...” markalarına hiçbir ayırt ediciliği olmaksızın ve sadece harflerin yerlerinin değiştirilmesi yahut harf eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarının yurt içi ve yurtdışı düzeyde tanınmış olduğunu, davaya konu markanın müvekkilin markasının birebir kullanılarak tescilinin istenmesi nedeniyle tüketiciler üzerinde malların kaynağının anlaşılamamasına neden olarak aldatıcı ve yanıltıcı bir etki bırakacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun..... sayılı kararının iptaline, 2019/83110 başvuru numaralı “...” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...", "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacının başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava tarihinden sonra davalı marka sahibinin ilgili ücreti ödememesi nedeniyle başvurunun geri çekilmiş sayıldığını, bu durumda davanın konusuz kaldığını, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile müvekkiline ait ve dava konusu marka ile aynı emtialarda tescilli "..." ibareli markanın, "..." ibareli markanın ve esas unsuru '...' ibaresi olan ".... ibareli markaların benzerlik teşkil ettiğini, müvekkilinin “...” ibareli markasının yurtiçi ve yurtdışı düzeyde tanınmış marka olduğunu, müvekkilin markalarından hiçbir ayırt ediciliği olmaksızın ve sadece harflerin yerlerinin değiştirilmesi yahut harf eklenmesi suretiyle oluşturulan “...” işaretini içeren bir markayı seçmesinde davalının kötü niyetli hareket ettiğini, itiraza konu markanın yapıştırıcılar kategorisinde tescil edilmesinin haksız rekabet teşkil edeceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu ve "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak "P" ve "A" harfleri stilize üçgen şeklinde, diğer harfleri de köşeli figürlerle oluşturulan davalı markası ile davacı markasının kompozisyonlarının ve ilk seslerinin farklı olduğu, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere "..." kelimesinin konuşma dilinde "para" olarak kullanılan, anlamı ortalama tüketici tarafından bilinen bir ibare olduğu, bu şekilde davacı markalarından anlamsal olarak da ayrıştığı, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, davacının dava konusu başvuru üzerinde SMK'nın 6/3.maddesi anlamında önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024 Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.