9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/12531 E. , 2024/373 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçununu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/255 Esas, 2023/195 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile müsnet suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ve resen yapılan incelemede, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın biyolojik babalığını tespit eder raporun kabul edilir olmadığına, DNA benzerlikleri olabileceğinden tekrar rapor alınması gerektiğine, eksiklikler giderildikten sonra karar verilmesine ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara yöneliktir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayininin hatalı olduğuna, üst sınırdan ve indirim hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan mağdurenin istikrarlı beyanlarının alınan raporlar ile tanık beyanları ile belirlendiğine, ilk eylem tarihinde mağdurenin on eş yaşını doldurmadığına, sanık hakkında üst sınırdan ceza tayinine yöneliktir. III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1353 Esas, 2023/1413 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi. ...