11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/11181 E. , 2012/2932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2008 tarih ve 2008/121 - 2008/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006/4826 sayı ile "BNg" ibaresinin marka olarak tescili için müracaatta bulunduğunu, TPE Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 2002/14289 sayılı "B.N.G" ibaresini tescil engeli sayarak başvuruyu 35. Sınıf yönünden, red ettiği, red kararına dayanak markadan daha önceki bir tarihte müvekkili adına 2000/17375 sayı ile tescilli olduğunu, markanın kendi kullanımları ile tanınmış hale geldiğini ileri sürerek, 11.02.2008 tarih ve 2008-M-919 sayılı YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı tarafın tescil başvurusunda bulunduğu "BNg" ibaresinin daha önce aynı mal/hizmet sınıflarında dava dışı .........Tekstil San. Ltd. Şti. adına tescili olup, tescili istenen marka ile redde dayanak yapılan markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, "BNg" ibaresi ile daha önce tescilli bulunan "B.N.G" ibarelerinin görsel ve işitsel olarak ayniyet derecesinde birbirlerine çok benzediği ve kolayca ayırt edilemeyecek durumda oldukları, davacı vekili "BNg" markasını tescilinin redde dayanak markanın tescilinden daha önce olduğu, bu nedenle marka hakkı üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacının önceki markası sadece 25. Sınıfta tescilli olup, 35. Sınıfta bir tescili bulunmadığından bu iddianın yerinde görülmediği, 556 sayılı KHK'nın 7/2-son maddesini değiştiren 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasada tescilli bir marka var iken aynı veya ayırt edilemeyecek bir markanın kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı iddiasına dayanılarak tescil yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.