27. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/70
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2022
NUMARASI : 2021/734 E-2022/619 K
DAVACI-KARŞI DAVALI :
DAVALILAR-
KARŞI DAVACILAR :
Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli asıl ve karşı davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada davalılar -karşı davada davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; taraflar arasında davalının yüklenicisi olduğu devlet hastanesi ve lojman inşaatına ilişkin uygulama projelerinin revizyonunun yapılması hususunda 29.09.2015 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, iş kapsamı artırılmakla işin proje revizyonu olmaktan çıkarak yeni mimari proje tasarımına dönüştüğünü, sözleşmede kararlaştırılan 60.000 TL iş bedelinin 24.000 TL'sinin ödenmediğini, işin yeni proje tasarımına dönüşmesi nedeniyle işi aşan kısımlar için iş bedelinin de ödenmediğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 24.000 TL bakiye iş bedeli ile 3.600 TL'nin faiziyle tahsilini dava etmiştir.
Davalılar vekili özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, müvekkilinin yerleşim yeri Şanlıurfa olmakla mahkemenin yetkisiz olduğunu, iş süresinin 45 gün olarak belirlendiğini, işin 24.11.2015 tarihinde bitirilmesi gerekirken 1 yıl gecikildiğini, sözleşme gereğince 18.000 TL gecikme cezasının davacı hakedişinden düşüldüğünü, bakiye 6.000 TL'nin ise, müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle ödenmediğini, yeni bir eser bulunmadığını, revizyon için 3.600 TL talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; karşı davasında ise, davalının teslimde geciktiğini, sözleşme gereğince 18.000 TL cezai şart ödemesi gerektiğini, gecikme nedeniyle müvekkilinin uğradığı müspet ve menfi zararların sözleşme bedelinin üzerine çıktığını öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Bilirkişiler kurulunun dosyaya sundukları 21/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; a-Asıl dava yönünden:
a)1-Davacı şirket talebinin, taraflar arasındaki 29.09.2015 tarihli ... ili, ... ilçesi, ... beldesi, 20 Yataklı Entegre Hastanesi ve 6 Daireli Lojman Revize Uygulamaları Yapımı Hizmet Alımına Ait özleşme kapsamında yapılan 6325,00 m² alanlı mimari, statik, mekanik ve elektrik uygulama projelerinin izilmesi ile ilgili bakiye iş bedelinin 2015 yılı mahalli serbest piyasa rayiçleri ile tespiti ve bakiye iş edelinin tahsiline ilişkin olduğunu, 2-Sözleşme kapsamında yapılan uygulama projelerinin yapılaması işinde bakiye iş bedelinin 2015 yılı mahalli serbest piyasa rayiçleri ile KDV dahil 71.149,72 TL olarak hesap edildiğini, 3-Asıl davada bakiye alacağın 3.600,00 TL kısmı yönünden avans faizi, aşan kısım olan 67.5499,72 TL yönünden 07.05.2019 ıslah tarihinden itibaren ticari faiz uygulanıp uygulanamayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, 4- BAM kaldırma kararında; bahse konu kararda KDV uygulanmayacağına dair gerekçe olmadığından davalılar-karşı davalılar vekilinin konuya ilişkin iddiasına itibar edilemediğini, ancak rayiç hesaplamasında KDV uygulaması gerekip gerekmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, Karşı dava yönünden;
1.Davacılar talebinin, taraflar arasındaki 29.09.2015 tarihli ... ili, ... ilçesi, ... beldesi, 20 Yataklı Entegre Hastanesi ve 6 Daireli Lojman Revize Uygulamaları Yapımı Hizmet Alımına Ait sözleşme kapsamında proje teslimine ait gecikme cezasına ilişkin cezai şart alacağının 8.820,00 TL (şimdilik
1.000,00 TL) olarak hesaplandığını, -Birleşen dava yönünden;
1.Mahkemenin 04.07.2019 tarihli ve E:2018/235, K: 2019/645 sayılı İlâmında birleşen dava yönünden reddine karar verilmesi nedeniyle birleşen davadaki usulü kazanılmış haklarından sayılıp sayılmayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğunun bildirildiği görülmüştür. Bilirkişiler kurulunda yer alan mimar ...'ın ise dosyaya son sunulan 21/07/2022 tarihli 3.ek raporda ayrık görüş beyan ettiği, bu çerçevede yaptığı değerlendirmelerde KDV dahil ek 1.225 metrekarelik proje hizmet bedeli toplamını kurulda yer alan inşaat mühendisi bilirkişiler ile aynı tutarla 107.149,72 TL olarak hesaplamakla birlikte bu noktadan sonra inşaat mühendisi bilirkişiler ... ile Dr. ...'dan farklı görüş bildirdiği, KDV dahil ek 1.225 metrekarelik proje hizmet bedeli toplamı olan 107.149,72 TL'ye asıl davalılar tarafından asıl davacıya ödenmemiş bakiye alacak tutarı olan 24.000,00 TL'nin ve bu bakiye alacak için işletilen %18 KDV tutarı 4.320,00 TL'nin eklenmesi ile toplam tutarı 135.469,72 TL olarak tespit ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce çoğunluk ve ayrık görüşün değerlendirilmesinin Ankara BAM kaldırma kararı çerçevesinde yapılabileceği anlaşılmakla, yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Mahkememizce inşaat mühendisi bilirkişilerin çoğunluk görüşünde KDV dahil 1.225 metrekarelik ek proje hizmet bedeli toplamı olan 107.149,72 TL'den asıl davada asıl davacıya ödenen 36.000,00 TL'lik tutarın mahsubu ile ulaşılan bakiye proje iş bedeli tutarının 71.149,72 TL olarak hesaplanması yöntemine, dosya kapsamı ile kazanılmış haklar ve Ankara BAM 27 HD Başkanlığı'nın kararı kapsamı dikkate alınarak itibar edilmemiş, bu hesaplama biçimi yerinde bulunmamıştır. Ayrık görüş olarak dosyaya sunulan mimar bilirkişi ...'ın raporu kapsamındaki hesaplama yönteminin dosya kapsamındaki kazanılmış haklar ile Ankara BAM kararı çerçevesine uygun olduğu görülmüş, bu rapor çerçevesinde asıl dava yönünden ek 1.225,00 metrekarelik proje hizmet bedeli toplamının 107.149,72 TL olduğu bu miktar üzerinden talebin kabulü gerektiği, yine bakiye 24.000,00 TL sözleşme bedeli bulunduğu bu tutarın da davalıdan tahsili ile asıl davacıya verilmesi gerektiği, istinaf eden tarafın sıfatına göre usuli kazanılmış hakların gözönünde bulundurulması gerektiği anlaşılarak asıl davada davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, asıl davada talep edilen bakiye sözleşme alacağı 24.000,00 TL yönünden birleşen davada yeniden talepte bulunulduğu, mahkememizce bu talep yönünden dava şartları yönünden davanın reddine ilişkin kararı istinaf incelemesine konu edilmeyerek kesinleştiği bu nedenle bu dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, karşı dava yönünden ise Ankara BAM 27 HD Başkanlığı'nın 28/10/2021 tarihli kaldırma kararı kapsamı ile kaldırma kararından önce verilen mahkememiz hükmündeki gerekçeler gözönünde bulundurularak ispatlanamayan müspet ve menfi zararlar ile bakiye sözleşme bedeline ilişkin taleplerin ise reddi" gerektiği gerekçesiyle "1-Asıl davada: Davanın kısmen kabulü ile, 107.149,72 TL işi aşan proje bedelleri toplamı ile bakiye 24.000,00 TL sözleşme bedelinin ayrı ayrı dava tarihinden işleyecek avans faizleriyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, İşi aşan proje bedelleri yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, ...
2.Karşı davada: Davanın REDDİNE, ...
3.Birleşen Ankara 2. ATM'nin 2019/328 esas sayılı dosyası yönünden İstinaf yoluna başvurulmayarak verilen kararın kesinleştiği anlaşılmakla, bu dava yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmiştir.
Asıl davada davalılar - karşı davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede teslim süresinin 45 gün olarak belirlendiği, davacının işi bir yıl gecikme ile bitirebildiği, bir yıllık gecikmeye karşılık %30'a tekabül eden 18.000 TL gecikme cezasının davacı hakedişinden düşüldüğü, ancak gecikme nedeniyle müvekkilinin uğradığı tüm zararlara ilişkin 6.000 TL'nin ödenmediği, bu nedenle davalının 24.000 TL'ye ilişkin alacak talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece 1.225 m² için adeta yeni bir sözleşme kurulduğu, oysa sözleşmede 5.100 m² nin üzerine çıkılması halinde taraflarca pazarlık yapılmasının öngörüldüğü, projenin 6.325 m² için düzenlendiği, sözleşmede belirli iş bedeli ile oranlandığında 14.411 TL talep edilebilecek iken 107.149,72 TL'nin tahsiline karar verildiği, alacağın tabi olduğu 2 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığı, mahkemece zamanaşımı definin değerlendirilmediği, sözleşmenin müvekkili ... tarafından imzalanmadığı, iradesi ve bilgisi dışında düzenlendiği, hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, ıslah ile artırılan miktar için ıslah tarihinden itibaren faize karar vermek gerektiği halde dava tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü, hesaplamada KDV oranlarının dikkate alınmasının hatalı olduğu, zira davacı tarafın KDV'li bedel talep etmediği, mahkemece karşı davadaki cezai şarta ilişkin taleplerinin dava öncesinde talepte bulunulmadığı gerekçesiyle reddedildiği, oysa cezai şart alacağı 24.000 TL'nin davacı hakedişinden kesildiği, karşı davada 1.000 TL'nin tahsilinin talep edildiği, mahkemece hatalı olarak karşı davalı lehine 9.200 TL vekalet ücretine hükmedildiği, uyma kararı verilmesine rağmen mahkemece BAM kararı gereklerinin yerine getirilmediği, 2018 yılı için hesaplanan bedelin 2015 yılı için belirlenen bedelden daha düşük olduğu, 1.225 m² için rayiç değerin toplam 58.397,95 TL olabileceği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava ve karşı dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada davalılar -karşı davada davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı asıl davada davalılar - karşı davacılar vekilince asıl ve karşı dava için istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce "Somut olayda, davacı ile Sağlık Bakanlığı arasında ... İlçesi, ... Beldesinde 20 Yataklı Devlet Hastanesi ve 6 Daireli Lojman İnşaatı Projelerinin hazırlanmasına ilişkin sözleşme akdedildiği, davacının projeleri teslim ettiği, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan işin inşasına ilişkin ihalenin davalıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından alındığı, inşaata başlanmak üzere 15.07.2015 tarihinde yer teslimi yapıldığı, ancak kontrol teşkilatının 22.07.2015 tarihinde tuttuğu tutanak gereğince revize projeler hazırlanıp onaylanana kadar işin durdurulduğu, genel müdürlüğün proje revizyonları imalat artış ve eksilişlerine onay verdiği, akdedilen 29.09.2015 tarihli revize uygulama projeleri yapımına ilişkin sözleşmede davacı tarafından hazırlanarak bakanlığa teslim edilmiş olan projelerin revize edilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede 5100 m2 üzerine çıkacak artışlar için pazarlık edilmek üzere iş bedelinin 60.000 TL+KDV olarak belirlendiği, iş süresinin kurumda geçecek süreler hariç 45 gün olarak tespit edildiği, teslimde gecikme için sözleşme bedelinin %30'unu geçmemek üzere ceza öngörüldüğü, davacı tarafından hazırlanan revize projelerinin 15.06.2016 tarihinde bakanlığa sunulduğu ve 28.06.2016 tarihinde onaylandığı, bilirkişi kurulu tarafından ilk projedeki lojman ve iki bloklu hastane yapı kütlelerinin revize projede lojman ve tek bloklu hastane binasına dönüştürüldüğü, lojman ve hastane binasının inşaat alanı ve kat sayılarının değiştiği, iş kapsamının 5100 m2 iken 1225 m2 artışla 6325 m2'ye ulaştığı, revize projelerin yeni projelere dönüştüğü belirtilerek 1125 m2 artış için 2018 yılı piyasa fiyatları esas alınarak iş bedelinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından hazırlanarak bakanlığa teslim edilen mimari, statik, mekanik, elektrik ve peyzaj uygulama projelerinin revizyonu hususunda taraflar arasında eser sözleşmesi akdedilmiş ise de, bilirkişi kurulu raporunda yapılan tespitlerle davacının taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince düzenlediği projelerin revize boyutunu aşarak yeni projelere dönüştüğü anlaşıldığından proje bedellerinin yapıldıkları yıl mahalli rayiçleriyle tespiti gerekirken hatalı değerlendirmeyle 2018 yılı mahalli rayiçleriyle iş bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmadığından davalılar- karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun biçimde yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı - karşı davacılar vekilinin aşağıdaki hususlar kapsamı dışında kalan sair istinaf nedenlerinin reddine, davalı - karşı davacılar vekilinin diğer istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise; taraflar arasında akdedilen sözleşmede iş kapsamı 5.100 m² olarak kararlaştırılmış iken dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuyla yüklenici tarafından toplam 6.325 m² için proje hazırlandığı anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere artan proje bedelinin yapıldığı yıl mahalli rayiciyle hesaplanması gerektiği belirtilmiş olup, mahalli rayiç KDV'yi içerdiğinden mahalli rayice ayrıca KDV eklenmesi mümkün değildir.
Bu kapsamda davacı tarafça fazladan yapılan 1.225 m² proje için bilirkişi heyeti tarafından 2015 yılı mahalli rayiciyle hesaplanan 90.804,85 TL ile sözleşme kapsamındaki bakiye iş bedeli 24.000 TL üzerinden ve yine dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahalli rayice ayrıca KDV eklenmesi ve alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, yine karşı davada talep edilen bedel 1.000 TL olduğu halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine aykırı olarak reddine karar verilen bedeli aşar biçimde 9.200 TL avukatlık ücretine karar verilmesi de doğru olmadığından asıl davada davalılar -karşı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
1.) Davalılar-karşı davacılar ... ve ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2.) Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2022 tarih 2021/734 E-2022/619 K sayılı kararının HMK 353/1-b.2 madde gereğince kaldırılmasına, Asıl davada;
3.) Asıl davanın kısmen kabulü ile;
24.000 TL sözleşme kapsamındaki bakiye iş bedeli ile 3.600 TL fazla iş bedelinin dava tarihi olan 26.03.2018 tarihinden ve 87.204,85 TL fazla iş bedelinin ıslah tarihi olan 07.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.) Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.842,32 TL karar ve ilâm harcından davacı tarafça yatırılan 61,48 TL + 2.208 TL + 454,26 TL olmakla toplam 2.723,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.118,58 TL nin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5.) Davacı tarafından yatırılan 61,48 TL + 2.208 TL + 454,26 TL olmakla toplam 2.723,74 TL ile 35,90 TL başvurma harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 18.368,78 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8.) Davacı tarafından yapılmış olan 3.472,10 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.248,87 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9.) HMK 333. madde gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, Karşı Davada:
10.) Karşı davanın REDDİNE,
11.) Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilâm harcından 325 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 102,60 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
12.) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
13.) Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
14.) HMK 333. madde gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi Yönünden:
15.) Asıl davada, davalılar tarafından ödenen 2.240 TL + 2.240 TL olmak üzere toplam 4.480 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL + 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,
16.) Karşı davada, davalılar - karşı davacılar tarafından ödenen 80,70 TL + 80,70 TL olmak üzere toplam 161,40 TL istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,
17.) İstinaf eden davalılar - karşı davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yatırdıkları 220,70 TL + 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile 145 TL posta masrafı olmak üzere toplam 586,40 TL yargılama giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalılar -karşı davacılara verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince KESİN olmak üzere 07.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...